Ana içeriğe geç

Yılmaz Özdil: Bodrum'da silahlar konuşuyor, bakanlık dondurmacı kovalıyor

Gazeteci Yılmaz Özdil, son günlerde çekilen sosyal medya videolarıyla işletmelere ceza kesilmesini eleştirdi. Bodrum’daki güvenlik açıklarına dikkat çeken Özdil, "Arka sokakta ensesinden adam vuruyorlar, bakanlık dondurmacının peşinde" dedi.

Yılmaz Özdil: Bodrum'da silahlar konuşuyor, bakanlık dondurmacı kovalıyor
Yeniçağ
16

Bondrum'da bir dondurmacıya 1 top dondurmayı 400 liraya sattığı gerekçesiyle ceza kesilmişti. Gazeteci Yılmaz Özdil, işletmelere kesilen cezaları eleştirirken Bodrum'un gerçek sorununun fahiş fiyat değil, asayiş olduğunu belirtti.

Özdil'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Yalıkavak Marina'da, yanlış bilmesem işte bir dondurmacı, bir işletme bir top dondurmayı 400 liraya satıyormuş. Vatandaş, "Kaç para?" diyor. O da "400 lira" diyor falan. Bunun üzerine bir vatandaş CİMER'e şikayet etmiş. Bu CİMER meselesini de bir gün konuşacağız. Yani herkes CİMER'e yazıyor. Cumhurbaşkanına... İşte CİMER'e şikayet etmişler. Bunun üzerine de herhalde Ticaret Bakanlığımız devreye girmiş. Hemen o işletmeye gelmişler, fahiş fiyat nedeniyle para cezası kesmişler. Çok güzel ya.

"ŞEHİRDE ADAM ÖLDÜRÜYORLAR AMA YETKİLİLER DONDURMACININ PEŞİNDE"

Turizm sezonunda böyle denetimler yapılması gerçekten çok güzel. Ama şimdi ben de Bodrum'dayım ya. Bodrum'da daha geçen hafta kardeşim Bitez sahilinde, restoranda birini ensesinden tabancayla vurup öldürdüler kardeşim ya. Millet yemek yiyor böyle. Bam diye herifi vurdular, öldürdüler. Motora bindi, kaçtı herif. Bak, benim her sabah, her akşam yürüyüş yaptığım sahil bandı. Bitez'de restoranlar, kafeler... Ya artık neredeyse çelik yelekle yürümemiz gerekiyor ya. Restoranlara gelen her beş kişiden birinin belinde silah var abi. Oturunca herkes etrafa tabanca gösteriyor. Ama sayın yetkililerimiz dondurmacı kovalıyor abi. Şehrin içinde adam öldürüyorlar, herkeste tabanca var, sayın yetkililerimiz dondurmacı yakalıyor.

"SAHİL BELDELERİ NARKO-TURİZM YUVASI OLDU"

Bodrum'da mesela bakın adresini vereyim. Merkezdeki mezarlığın yanında, hava kararınca şakır şakır uyuşturucu satılıyor kardeşim. Torbacılar yan yana diziliyor. Herkes biliyor. Turgutreis'te mesela, hava kararmadan mecburen dükkanlarını kapatan sokaklar var ya. Çünkü hava kararınca torbacılar diziliyor o sokağa. Esnaf kapatıyor, kaçıyor. Dondurmanın topu 400 liraymış ya! Halbuki aynı Bodrum'da metamfetamin kaç para mesela? Ondan kimse bahsetmiyor. Bırak dondurmayı falan; simit fiyatına hap satılıyor kardeşim. Ne dondurması? Satılmıyor mu? Bodrum'dan ben örnek veriyorum ama Çeşme böyle, Marmaris böyle, Fethiye böyle, Ayvalık böyle, Kuşadası böyle. Herkes biliyor ya. Sahil beldelerimizde alenen narko-turizm yok mu ya? Narko abi.

Skunk var mesela şu aralar, çok modern değil mi? Geçen sene de anlatmıştım; Türkçesi "kokarca". Berbat kokusu bütün sahillerimizi salgın gibi kapladı. Ya uzman olmana gerek yok, geçtiğin yerde kokusunu duyuyorsun kardeşim. Gümbet'e git. Sahte içki desen zaten turizm beldelerimizin normali haline gelmiş. Hükümetimiz hala dondurmacı kovalıyor.

"BU İNSANLARA NEDEN KİMLİK SORULMUYOR?

Hapisten sokağa salınan herkes sayfiye beldelerimize doluşuyor kardeşim. Elbette namusuyla çalışan herkes çalışacak şüphesiz. Ama işe alınırken en ufak bir güvenlik kontrolü yapılıyor mu? Mesela Bodrum'a girerken, havaalanını geç, tak durduruyorlar. Çeşme'ye girerken tak durduruyorlar. Trafikte herkesi durdurup GBT kontrolü yapıyor, bagaja falan bakıyor, lambalar falan. Abi turistik mekanlarda işe girenlere kimse kimlik bile sormuyor. Soruyor mu kardeşim?

"ARKA SOKAKTA ADAM VURUYORLAR BUNLAR DONDURMACININ PEŞİNDE"

Geçen gün polisin biriyle papaz olduk. "Ne diye kimlik soruyor?" ya... Adam öldürüyorlar şehirde! "Kardeşim bu tabanca Bodrum'a nasıl girdi?" diyorum, bana neredeyse artistlik yapacak. Herif seri cinayetten yatmış kardeşim, "garsonum" diye gelmiş çalışıyor ya. Gasptan yatmış, kabadayılık yapıyor abi. Otopark yüzünden bıçaklamalar oluyor. Millet birbirini bıçaklıyor otopark yüzünden.

Bakın, belediyecilerin bu rüşvet şehvetinden ve yetki sahibi olanların korkaklığından faydalanılıyor. İrili ufaklı mafya türevi tipler, "inşaatçıyım", "müteahhidim" dümeniyle sahillere indi. Feci bir vaziyet var. Yazlıkçıların, çocuklu ailelerin düzenli olarak gittiği restoranlar, kafeler, plajlar; belindeki silahı gösteren, parmak arası terlikli zontalarla dolu ya. Neredeyse herif mayoya tabanca sokup gezecek, o derece. E hal böyleyken ne yapıyor sayın hükümetimiz? Dondurmacılara göz açtırmıyor vallahi. Bravo yani, dondurmacı yakaladık abi! Güvenli turizm dediğin böyle olur. Dondurmacının arka sokağında adam vuruyorlar, bunlar dondurmacı yakalıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler