Ana içeriğe geç

A Milli Takım'da hücum sevindirdi, savunma düşündürdü

Dünya Kupası öncesi son provada Venezuela’yı 2-1’lik skor ile geçen Bizim Çocuklar'ın durumu: Bireysel yeteneklerimizle çözüm odaklıyız. Gol bulmakta zorlanmıyoruz ancak takım savunması ve hücuma geçişte kaptırılan toplar ciddi tehlike oluşturuyor. İşte son hazırlığın artıları ve eksileri.

A Milli Takım'da hücum sevindirdi, savunma düşündürdü
Türkiye Gazetesi
16

Dünya Kupası öncesi son provada Venezuela’yı 2-1’lik skor ile geçen Bizim Çocuklar'ın durumu: Bireysel yeteneklerimizle çözüm odaklıyız. Gol bulmakta zorlanmıyoruz ancak takım savunması ve hücuma geçişte kaptırılan toplar ciddi tehlike oluşturuyor. İşte son hazırlığın artıları ve eksileri.

Arda, sahada kaldığı 62 dakika boyunca takımın hücum aklının merkeziydi. İlk yarıda akan oyunda Venezuela’nın sert orta saha blokunu delmekte zorlandığımız anlarda sahneye duran toplarla çıktı. Beraberlik golünün (dk. 44) Arda’nın kullandığı korner sonrası Barış Alper’le gelmesi ve ikinci golde Yunus’a çıkardığı pas, onun kilit açma becerisini bir kez daha kanıtladı.

BARIŞ ALPER’İN YIPRATICILIĞI

Barış Alper Venezuela önünde de etkili oynadı. Deniz Gül’ün ilk 11 başladığı maçta, Barış Alper’in kanattan ziyade gezgin ve yırtıcı bir santrfor gibi ceza sahasını zorlaması hücumda hareketlilik getirdi. Takipçiliği ve Venezuela savunmasının fiziksel sertliğine aynı sertlikle karşılık vermesi, turnuva öncesi en büyük hücum silahlarımızdan biri olduğunu gösterdi.

İKİNCİ BÖLGE BASKISI VE HAMLE

Montella’nın ikinci yarıya İrfan Can - Yunus Akgün değişikliğiyle başlaması oyuna hareketlilik getirdi. Yunus’un ön alandaki enerjisi ve 54. dakikada ceza sahası dışından çıkardığı o şık şut, akan oyunda üretkenlik kısırlığı çektiğimiz anlarda bireysel yeteneklerin ne kadar belirleyici olabileceğini hatırlattı ve Dünya Kupası için umutlarımızı arttırdı.

İtalyan çalıştırıcının maçın 62. dakikasında yaptığı 4’lü radikal değişiklik (Mert Müldür, Salih Özcan, Can Uzun, Kerem Aktürkoğlu) ve sonrasında Hakan Çalhanoğlu ile Oğuz Aydın’ı oyuna sürmesi, takımın turnuva ritmi için önemliydi. Florida’nın nemli ve ağır havasına rağmen takımın maç sonuna kadar fiziksel olarak oyundan düşmemesi olumluydu.

Yediğimiz gol (dk. 13), turnuvada en çok canımızı yakabilecek cinstendi. Venezuela hızlı hücuma çıkarken orta sahamızda İsmail ve Orkun ikilisinin yerleşim hatası yapması, rakibin rahat ceza sahası yayına inmesine sebep oldu. Mendoza şutu vururken savunma blokunun (Ozan ve Abdülkerim) rakibi karşılamada geride kalması, arkaya kaçan oyuncuları kollarken cepheden şut açısı verilmesine yol açtı.

Maçın ilk 30 dakikalık bölümünde topa yüzde 60’lara yakın sahip olmamıza rağmen ceza sahası içine girmekte ve net pozisyon üretmekte çok zorlandık. Kanat beklerinin (Zeki ve Eren)hücuma desteğinin sınırlı kalması, hücumu tamamen merkezden Arda ve İrfan Can’ın ayağına sıkıştırdı. Bu da Venezuela gibi dar alanda sert savunan takımlara karşı oyunu açmamızı engelledi.

Maçın 50-60. dakikaları arasında oyunun kontrolümüz altında olduğu anlarda, Güney Amerika ekibinin sertliğine ve provokasyonlarına fazla reaksiyon gösterdik. Arda Güler’in gördüğü sarı kart ve saha içindeki didişmeler, Dünya Kupası gibi kart sınırlarının ve cezaların kader belirlediği bir turnuva öncesinde oyuncuların daha soğukkanlı kalması gerektiğini gösterdi.

Eren Elmalı’nın savunma gayreti iyi olsa da hücum hattını genişletme ve bindirmeler konusunda Ferdi Kadıoğlu’nun yokluğu fazlasıyla hissedildi. Sol kanattan yapılan ortaların kalitesi ve Kerem/Barış ikilisine açılan alanlar bu maç özelinde oldukça kısıtlı kaldı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler