Sadece 734 kilometrekarelik bir alana sahip olan Singapur, kentsel atıkları bertaraf edecek yer bulamayınca dünya mühendislik tarihinde benzeri görülmemiş bir adım atarak dünyada ilk kez çöpler için okyanusun ortasına yapay ada inşa etti.
Sadece 734 kilometrekarelik bir toprak parçasına sahip olan Singapur, ülkedeki en büyük stratejik krizlerden biri olan yer sıkıntısını aşmak için dünya belediyecilik ve mühendislik tarihinde benzeri görülmemiş bir hamleye imza attı. Anakarada kentsel atıkları bertaraf edecek alan bulamayan şehir devleti, çareyi okyanusun ortasında yapay ada inşa etmekte buldu. Ulusal Çevre Ajansı (NEA) tarafından yönetilen Semakau Çöp Depolama Sahası, ağır sanayi altyapısı ile korunan doğal ekosistemin bir arada yaşadığı gezegendeki en sıra dışı çevre projelerinden birine dönüştü.
7 KİLOMETRELİK DEV SETLE OKYANUSU İZOLE ETTİLER
Ana adanın yaklaşık 8 kilometre güneyinde hayata geçirilen bu mega proje için Pulau Semakau ve Pulau Sakeng adaları arasında yaklaşık 7 kilometre uzunluğunda devasa bir çevre seti inşa edildi. Kayalardan oluşan bu dev bariyer, okyanusun bir bölümünü tamamen izole ederek yeni bir depolama alanı meydana getirdi. Deniz ortamına zehirli sıvıların ve atık sızıntılarının karışmasını engellemek amacıyla setin iç kısmı, geçirimsiz özel membranlar ve deniz kili tabakasından oluşan sızdırmaz bir kaplama sistemiyle donatıldı. Yaklaşık 350 hektarlık bir alanı kaplayan Semakau, tam 650 futbol sahasından daha büyük bir genişliğe sahip.
HER GÜN 2 BİN TON KÜL GEMİLERLE ADAYA TAŞINIYOR
Geleneksel çöp depolama alanlarının aksine, bu yapay adaya hiçbir şekilde işlenmemiş evsel atık kabul edilmiyor. Singapur'un kentsel atıklarının neredeyse tamamı öncelikle yüksek teknolojili tesislerde yakılıyor ve bu işlem çöplerin orijinal hacmini yüzde 90 oranında azaltıyor. Geriye kalan özel küller ile yakılması mümkün olmayan atıklar, her gün özel nakliye gemileriyle adaya taşınıyor. Günlük 2 bin tondan fazla külün ulaştığı Semakau'nun toplam kapasitesi 63 milyon metreküpe, yani yaklaşık 11 bin 200 Olimpik yüzme havuzunu dolduracak seviyeye ulaşıyor.
Proje 1980'lerin sonunda ilk kez duyurulduğunda, çevre örgütleri mercan resiflerinin ve kıyı habitatlarının yok olacağı gerekçesiyle çok sert bir direnç gösterdi. Ancak inşaat sürecinde alınan olağanüstü çevresel önlemler, sediment tutma perdeleri ve bölgeye sonradan dikilen mangrov ağaçları sayesinde korkulan olmadı. Günümüzde binlerce ton külün depolandığı bu yapay ada; zengin deniz biyolojik çeşitliliğine, balıklara ve nadir kuş türlerine ev sahipliği yapıyor. Ağır atık yönetiminin yürütüldüğü saha, günümüzde kontrollü rekreasyon faaliyetleri, kuş gözlemciliği ve akademik eğitim turları için aktif olarak kullanılıyor.
İlk aşaması 1999 yılında açılan, ikinci etabı ise 2015 yılında sisteme dahil edilen Semakau için zaman giderek daralıyor. Singapur çevre kurumu, mevcut tüketim ve atık üretme hızının aynen devam etmesi halinde yapay adanın 2035 yılı civarında maksimum işletme sınırına ulaşacağını öngörüyor. Bu durum atık yönetimini ülke için bir ulusal güvenlik meselesi haline getirirken, bilim insanları ve araştırmacılar sahada gömülü olan malzemeleri altyapı ve yol çalışmalarında ham madde olarak yeniden kullanıp adanın ömrünü uzatmak için alternatif projeler üzerinde çalışıyor.