Tayvan, Çin ana karası açıklarındaki sularda ilk kez gerçek mühimmatlı tatbikat düzenledi. Çarşamba günü Tayvan Boğazı'nda yapılan manevralarda, ABD tarafından tedarik edilen HIMARS sisteminden kısa menzilli roketler ateşlendi. Tayvanlı yetkililer yaklaşık 36 roketin Tayvan Boğazı'ndaki hedeflere gönderildiğini açıkladı.
Ayrılıkçı Tayvan'ın sözde savunma bakanlığı, tatbikatın olası bir Çin çıkarma harekâtına karşı savunma senaryosunu canlandırmayı amaçladığını savundu. Yetkililer ayrıca HIMARS sistemlerinin ateş ettikten sonra hızla yer değiştirme anlamına gelen "vur-kaç" kabiliyetini test ettiklerini ifade etti.
ÇİN KIYILARI MENZİLDE
HIMARS sistemleri yaklaşık 300 kilometre menzile sahip. Bu da Tayvan'ın batısından ateşlenen füzelerin, boğazın karşı kıyısındaki Çin'in Fujian eyaletindeki hedeflere ulaşabilmesi anlamına geliyor.
Tayvan şimdiye kadar ABD'den toplam 29 HIMARS lançeri sipariş etti. Ada yönetimi son yıllarda gemisavar füze sistemleri ve hava savunma ağını da güçlendirmeye çalışıyor.
Xİ'NİN AÇIK TEHDİDİ
Çin yönetimi, Washington'un Tayvan'a yönelik silah satışlarını uzun süredir ülkenin iç işlerine müdahale ve "Tek Çin" ilkesinin ihlali olarak nitelendiriyor.
ABD resmî olarak Tayvan'ı bağımsız bir devlet olarak tanımıyor. Buna rağmen Taipei ile yakın gayriresmî ilişkilerini sürdürüyor ve adanın en büyük silah tedarikçisi konumunda bulunuyor.
Geçen ay Pekin'de ABD Başkanı Donald Trump ile görüşen Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, mevkidaşının yüzüne karşı açıkça iki ülke arasında Tayvan yüzünden savaş çıkabileceğini söylemişti.
'STRATEJİK BELİRSİZLİK' VE GERİ ADIM
Amerikalı üst düzey yetkililer Washington'a Tayvan politikasındaki “stratejik belirsizlik” ilkesinin sürdürüleceğini söylüyor. Buna karşın Trump, Çin ziyaretinden sonraki günlerde Tayvan lideri ile silah satışı için görüşebileceğini belirtmiş, ardından geri adım atarak paketi askıya almıştı.
Pekin, Tayvan'ı Çin'in ayrılmaz bir parçası olarak görüyor ve adadaki ayrılıkçı girişimlere karşı düzenli olarak uyarılarda bulunuyor. Xi Jinping daha önce birçok kez Çin'in yeniden birleşmeyi barışçıl yollarla gerçekleştirmeyi tercih ettiğini söylemiş ancak gerekli görmesi halinde güç kullanımını da dışlamamıştı