Persepolis adlı grafik romanıyle tanınan yazar ve çizer Marjane Satrapi, 56 yaşında Paris’te yaşamını yitirdi. Satrapi’nin ölüm haberini duyuran yakınları, açıklamada, "Eşi ve hayatının aşkı Mattias Ripa’nın ölümünden biraz fazla bir yıl sonra, kederden hayatını kaybetti" dedi. İran'da doğup Viyana'da eğitim gören, Fransa'da yaşayan ve esasen illüstrasyon sanatçısı olan Marjane Satrapi’nin ailesi ve arkadaşları, ölüm haberini duyurdu.
Yakınlarının yayımladığı basın açıklamasında, "Marjane Satrapi, eşi ve hayatının aşkı Mattias Ripa’nın ölümünden biraz fazla bir yıl sonra, kederden hayatını kaybetti" ifadelerine yer verildi.
Yapımcı, oyuncu ve senarist Mattias Ripa ise, 8 Nisan 2025’te yaşamını yitirmişti.
TAHRAN'DAN CANNES FİLM FESTİVALİ VE OSCAR ADAYLIĞINA
Güneybatı İran’ın Reşt kentinde 22 Kasım 1969 tarihinde dünyaya gelen Marjane Satrapi çocukluk ve ilk gençlik yıllarını ülkesinin en çalkantılı döneminde, Tahran’da geçirdi. 1979 yılındaki İslami Devrim’in getirdiği ağır toplumsal kısıtlamalar, sansürler ve özgürlük ihlalleri altında büyüyen sanatçı, ailesinin kararıyla genç yaşta sürgün hayatı yaşamak üzere Avrupa’ya gönderildi. Bu otobiyografik ve sancılı büyüme hikayesini siyah-beyaz piksellerin ve çizgilerin gücüyle birleştiren sanatçı, dünya çapındaki asıl büyük ününü “Persepolis” adlı grafik romanıyla kazandı. Kendi çocukluk travmalarını, ülkesinin dönüşümünü ve sürgündeki yabancılaşma hissini evrensel bir dille anlatan bu başyapıt, daha sonra sinemaya da uyarlandı.
Satrapi’nin Vincent Paronnaud ile birlikte yönetmen koltuğuna oturduğu animasyon filmi, 2007 yılında Cannes Film Festivali’nde Jüri Ödülü’nü kucakladı. Ardından 80. Akademi Ödülleri’nde En İyi Animasyon Film dalında Oscar’a aday gösterilerek sinema tarihinde bu kategoride adaylık kazanan ilk kadın yönetmen unvanını elde etti.
Sanatçının yaratıcı dehası sadece Persepolis ile sınırlı kalmadı. Çizgi roman dünyasından beyaz perdeye aktardığı bir diğer önemli grafik romanı olan “Chicken With Plums” (Erikli Turta), Ryan Reynolds’ın başrolünde yer aldığı absürt komedi-korku filmi “The Voices” ve iki kez Nobel Ödülü kazanan dahi bilim kadını Marie Curie’nin hayatını epik bir dille anlatan 2019 yapımı “Radioactive” filmleriyle yönetmenlik rüştünü küresel sinema endüstrisinde defalarca kanıtladı. Sinematik dilinde her zaman trajediyi ve mizahı kusursuzca harmanlayan yazar, ülkesindeki insan hakları ihlallerine karşı sesini yükseltmekten de hiçbir zaman çekinmedi. 2022 yılındaki Mahsa Amini protestolarına en gür sesiyle destek veren sanatçı, 2024 yılında yayımlanan son çizgi romanı “Woman, Life, Freedom” (Kadın, Yaşam, Özgürlük) ile bu toplumsal direnişi ölümsüzleştirdi ve yaşananları bir kültürel devrim olarak nitelendirdi.