CHP’ye yönelik mutlak butlan kararının verilmesinin üzerinden bugün tam 1 ay geçti. Bu bir aylık süreçte usulsüz uygulamaların ardı arkası kesilmedi. Hal böyle olunca kurultay çağrılarının yanı sıra yeni parti senaryosu da Özgür Özel tarafından dillendirildi. Tabii bunda tabandan gelen tepkinin, halkın taleplerinin de etkisi var.
Hafta boyu, operasyon silsilesinde ana davalardan biri olan İBB davasını takip etmek için Silivri’deydik. Pazartesi günü belediye başkanlarının tutuklu olduğu “Aziz İhsan Aktaş” davasının 3. celsesi başladı. Bu celse sonunda ara karar bekleniyor. Birinde 400 küsur, birinde ise 200 küsur kişi yargılanınca haliyle hatırı sayılır bir kalabalık oluyor Silivri’de.
Butlan kararının çıktığı gün olan 21 Mayıs’ta İBB davasında 9 kişi tahliye edilmiş, tutuklu sayısı 51’e düşmüştü. O günden sonra ailelerde büyük öfke ve endişe hakim oldu. Atanmış yönetime tepki her açıklamayla çığ gibi büyürken (özellikle de ‘arınma’ ifadesine), bir taraftan da tutukluluk durumlarına bu kararın etkisinin ne olacağı tartışılıyordu.
18 Haziran’da, yine bir tutukluluk incelemesi sırasında CHP Lideri Özgür Özel, yeni parti için 20 Temmuz tarihini verdi. Özel ‘Kemal Bey’in kurultaya niyetli olmadığını anlatırken, Silivri’deki bekleme odasında birkaç ses yükseldi:“Ne kurultayı”, “Kurultay mı kaldı”, “Vakit önemli”...
Davaları izlemeye gelen ailelere destek olmak için gelen, ‘kendimi bildim bileli CHP’liyim’ diyen emekli bir hemşireyle sohbetimize de bu durum şöyle yansıdı:
-Butlan kararı sonrası ne olacak sizce, Özgür Özel ne yapmalı? Kurultay yapılır mı?
+ Kurultay bence yapılmalı ama kazanamayacağını biliyor, yapmaz. Yeni bir parti kurulursa oy veririm, elim diğerine gitmez.
-Neden yeni bir partiye ihtiyaç var sizce?
-Her gün seçim seçim diyorlar. Adamı tekrar seçtirirlerse ne olur? Millet aç. Başka seçenek yok. Emekliyim ülkemin geleceği için endişe ediyorum. Asgari ücretle geçinenler, öğrenciler, satılan yerle... Bunlar için tabii ki bir araya gelmek gerekir.
Ardından bir İBB Meclis Üyesi ile konuşuyoruz. O da atanmış yönetimin kapıyı kurultaya kapatmasıyla vakit kaybedilmemesi gerektiği düşünülüyor. Genel eğilim içinde yeni partiye sıcak bakanlar çoğunlukta olsa da bir kısım ise ‘sonuna kadar gitmek gerektiğini’ düşünüyor. Özgür Özel yönetimine dönük ‘hazırlıklı olmadıkları’ gerekçesiyle tepkiler de var.
***
Bu kapsamda öne çıkan dikkat çekici gelişmelerden biri de Kılıçdaroğlu’nun, Sözcü TV’de programa katılması oldu. Kılıçdaroğlu süreç boyunca CHP’deki yargı süreci ve “arınma” söylemini öne çıkardı.
Kılıçdaroğlu’nun programdaki ‘performansından’ anlıyoruz ki bel bağladığı davaları bilmiyor, okumuyor. Pek çok konuda sorulanlara ‘bilmiyorum’ yanıtını veriyor.
***
Öne çıkan bir diğer konu ise Mehmet Uçum’un erken seçim tartışmalarına ilişkin 16 Nisan 2028’i önerdiği yazıydı.
MHP lideri Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı başdanışmanlarından Mehmet Uçum’un, seçimlerin, zamanından 1 ay önce, Tayyip Erdoğan’ın aday olabileceği şekilde 2028 yılında yapılmasını tasdikledi. Erdoğan sonrasına hazırlık olarak, Erdoğan’ın yardımcılarının ailesinden olması önerilerine ise tartışmayı kapattı.
***
Bahçeli, CHP'de olan bitenle en çok ilgilenen ve ‘akıl’ veren siyasetçilerden biri. Ancak kendi partisinde olan bitenlere dair pek konuşmuyor. Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter’in istifa etmesinin ardından il teşkilatlarında başlayan fesihler dalga dalga büyüyor. Bugüne kadar 22 il başkanını ve ilçe yönetimini görevden alan Bahçeli, tek kelime etmemeye devam ediyor.
Bunlar yaşanırken Özel Harekat Başkanı Ünsal Hayal’ın Bahçeli’yi ziyaret etmesi de Emniyette liste yarıştırdığı bilinen MHP açısından için dikkat çekiciydi.
***
Bu hafta adli yargıda 4 bin 608, idari yargıda ise 359 hakim ve savcının görev yerini değiştirildi, esas değişiklik Ankara Adliyesi’nde yapıldı. Emniyet teşkilatındaki genel atamalar da tamamlandı. Merkez ve taşra teşkilatında görev yapan 430 mülki idare amirinin görev yeri de yeniden belirlendi. Değişim tamamlandı.