Akciğer kanseri, dünya genelinde kansere bağlı ölümlerin başında gelmektedir. Bu tablonun en çarpıcı nedeni, hastalığın büyük çoğunluğunun ileri evreye ulaşana dek kendini belli etmemesidir.
Oysa hastalığın Evre 1'de — yani tümörün yalnızca akciğer dokusuyla sınırlı olduğu dönemde — yakalanması, cerrahi ile tam iyileşme oranını yüzde seksenin üzerine çıkarabilmektedir. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Levent Alpay, Evre 1 akciğer kanserinde görülebilecek belirtileri ve bu belirtilerin neden ciddiye alınması gerektiğini kamuoyuyla paylaşıyor.
EVRE 1 NEDEN ÇOĞUNLUKLA SESSİZDİR?
Akciğerler ağrıya duyarsız bir iç yüzeye sahiptir. Tümör küçük ve sınırlı olduğunda bronşlara, damarlarara ya da sinir dokularına henüz baskı yapmadığından vücut çoğunlukla alarm vermez. Bu nedenle Evre 1 akciğer kanseri vakalarının büyük bölümü, başka bir nedenle çekilen tomografi ya da akciğer taraması sırasında tesadüfen saptanmaktadır. Ancak bu sessizlik mutlak değildir; dikkatli bir gözlem bazı erken ipuçlarını yakalayabilir.
Evre 1'de Gözden Kaçırılmaması Gereken Belirtiler
Prof. Dr. Alpay'a göre özellikle risk grubundaki bireylerde aşağıdaki belirtiler ciddiye alınmalı ve mutlaka uzman değerlendirmesine taşınmalıdır:
İnatçı öksürük: Üç haftayı aşan ve geçmeyen bir öksürük, özellikle sigara içen ya da içmiş bireylerde ilk başvuru nedeni olmalıdır. Öksürüğün karakterinde değişiklik — örneğin daha derin, daha kuru ya da daha sık hale gelmesi — önemli bir uyarı işaretidir.
Eforla gelen nefes darlığı: Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde oluşan ve önceden olmayan nefes darlığı, akciğer kapasitesindeki değişimin erken habercisi olabilir.
Balgamda kan: Az miktarda da olsa balgamda kan görülmesi hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir. Bu belirti, küçük bir tümörün bronş yüzeyine yakın olduğunun işareti olabilir.
Göğüs bölgesinde belirsiz bir his: Keskin bir ağrıdan ziyade göğüste tarif edilmesi güç bir ağırlık, sıkışma ya da rahatsızlık hissi erken evrede zaman zaman bildirilmektedir.
Açıklanamayan yorgunluk: Uyku düzeninde ya da yaşam tarzında belirgin bir değişiklik olmaksızın hissedilen kronik yorgunluk, vücudun erken düzeyde verdiği metabolik bir yanıt olabilir.
Prof. Dr. Levent Alpay, Göğüs Cerrahisi Uzmanı, "Evre 1 akciğer kanseri olan hastalarımın büyük çoğunluğu bana 'hiçbir şey hissetmedim' diyor. Ama ayrıntılı sorduğumda ortaya çıkıyor: üç aydır geçmeyen bir öksürük var, merdivende nefesi kesiliyordu, sabahları balgamında hafif bir renk değişikliği dikkatini çekmişti. Bunlar küçük sinyallerdir; ama doğru değerlendirildiğinde hayat kurtarır." açıklamasını yaptı.
BELİRTİLER OLMASA DA RİSK VARSA: TARAMA ŞART
Evre 1 akciğer kanserinde belirtilerin büyük çoğunluğu ya hiç ortaya çıkmamakta ya da çok hafif seyretmektedir. Bu nedenle risk grubundaki bireyler için düzenli tarama, belirtilerin beklenmesinden çok daha kritik bir önem taşımaktadır.
Uluslararası kılavuzlar, 50-80 yaş aralığında, yılda en az bir paket sigara içmiş ve bu alışkanlığı en az 20 yıl sürdürmüş bireyler için yıllık düşük doz bilgisayarlı tomografi (LDCT) taraması yapılmasını önermektedir. Aile öyküsü, mesleki kimyasal maruziyet ve radon gazına uzun süreli temas da tarama endikasyonunu güçlendiren faktörler arasındadır.
EVRE 1'DE YAKALANAN KANSER NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Evre 1 akciğer kanserinde tümör akciğer dokusunun dışına henüz taşmamıştır. Bu tabloda uygulanan cerrahi — videotorakoskopik (VATS) ya da robotik yöntemlerle gerçekleştirilen minimal invaziv lobektomi — tek başına küratif bir tedavi olabilmektedir.
Kemoterapi ya da radyoterapi çoğunlukla gerekmez. Ameliyat sonrası hastalar birkaç gün içinde taburcu olabilmekte ve gündelik yaşamlarına hızla dönebilmektedir. Uluslararası veriler, Evre 1'de cerrahi uygulanan hastalarda 5 yıllık yaşam oranının yüzde seksen ile doksanın üzerine çıkabildiğini göstermektedir.
Akciğer kanserinde her geçen gün değerlidir. Belirtilerin beklenmesi yerine risk faktörlerinin farkında olunması ve düzenli taramaya başvurulması, bu hastalıkta en güçlü savunma hattını oluşturmaktadır.