ŞEBNEM TURHAN
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası haziran Para Politikası Kurulu (PPK) kararını açıkladı. PPK’da piyasa beklentilerine paralel politika faizi yüzde 37’de sabit tutulurken, gecelik borç verme faiz oranı yüzde 40’ta, borçlanma faiz oranı da yüzde 35,5’te bırakıldı. TCMB PPK kararında mayıs enflasyonundaki iyimser beklentiye dikkat çekse de belirsizliklere işaret ederek sıkı duruşunu korumaya devam etti. Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyona etkilerini takip ettiğini PPK metninde işaret eden TCMB’nin iç talepteki zayıf seyre yaptığı vurgu piyasa uzmanları tarafından artık faiz artırımı olmayacağı indirimin de en erken eylülde başlayabileceği yorumlarına yol açtı.

Jeopolitik gelişmelerin etkisine dikkat çekti
TCMB yılın dördüncü Para Politikası Kurulu’nda bu yıl üçüncü olarak faiz oranlarında bir değişikliğe gitmedi ve metinde daha iyimser olduğu yorumları yapılsa da temkinli duruşundan da taviz vermedi. PPK metninde enflasyon paragrafında değişiklik olurken diğer paragraflar hemen hemen aynı kaldı. PPK metninde yılın ilk aylarındaki yükselişinin ardından enerji fiyatlarının da etkisiyle nisan ayında artan enflasyonun ana eğiliminin, mayıs ayında bir miktar gerilediği belirtildi. Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında oynaklık ve yüksek seyrin sürdüğü kaydedilen PPK metninde “İlk çeyreğe ait veriler iktisadi faaliyetin yavaşlamaya devam ettiğini gösterirken, öncü veriler iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret etmektedir. Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir” denildi. En önemli değişiklik bu ifadelerde olurken nisan PPK metninde enflasyon görünümü üzerindeki ikincil etkilere yönelik ifade haziranda kaldırıldı.
İhtiyatlı duruş vurgusu devam etti
Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendireceği kaydedilen PPK metnine şöyle devam edildi: “Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır.”
Faiz artırımı bu yıl gündemden kalktı
Piyasa uzmanları iç talepteki zayıf seyre ilişkin ifadelere dikkat çeken bunun TCMB açısından oldukça olumlu bir durum olduğuna vurgu yaptı. Uzmanların yorumlarına göre TCMB odağı iç talep ve iktisadi faaliyetten alıp jeopolitik gelişmelere koyuyor ve bu kendi elinde olmayan bir duruma işaret ediyor. Uzmanlar, jeopolitik gelişmelerin etkileri nedeniyle sıkı duruşunu koruyan TCMB’nin temkinli metni ışığında yakın zamanda bir faiz indirimi beklemediklerini vurgularken faiz artırmayacağının da artık ortaya çıktığını dile getirdi. Savaşın gelişiminde en ufak bir iyileşme olması durumunda TCMB’nin faiz indirebileceğine işaret eden uzmanlar bunun ise en erken eylül PPK toplantısında gerçekleşebileceğine dikkat çekti. Faiz oranları korunurken ihtiyaç halinde makroihtiyati önlemlerle sıkılaşmanın artırılabileceğine uzmanlar vurgu yaptı.
Uzmanlar TCMB PPK kararını nasıl yorumladı?
Faiz indirimi Hürmüz’e bağlı
● TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atılım Murat: TCMB’nin nisan metnine göre stratejik bir eksen kayması bulunmuyor. PPK metninde şahin ton korunmuş. TCMB petrol fiyatları daha yüksekken nisanda bir artırım yapmadı ardından makroihtiyati önlemleri devreye aldı. Ve bu tüm kredi musluklarını kapatırken sıkılaşma konusunda elini de rahatlattı TCMB’nin. TCMB faiz artırımına ihtiyaç duymuyor ki zaten her kesim çok yoruldu sıkı para politikasından. 3 yıldır uygulanıyor program hane halkı da reel kesim de yorgun. Normalde 1.5 yılda dezenflasyon programının sonuç vermesi lazım. Artık faiz artışı görmeyiz TCMB makroihtiyati tedbirler kanalından ayarlamalarını yapar. Haziran-temmuzda enflasyon sebze ve meyve fiyatlarıyla düşük gelecek. Petrolde bir şok olmazsa ki bu Hürmüz’e bağlı TCMB eylülde indirimi gündeme alabilir. Temmuz sonu ağustos başı küresel petrol rezervleri açısından kritik olacak. İndirim hamlesi Hürmüz’e bağlı gelişecek.
Döviz talebinin sınırlı kalması arttırılmamasını sağlıyor
● EMCAP Advisory Yönetici Ortağı Dr. İnanç Sözer: Merkez Bankası beklentilere paralel olarak politika faizini yüzde 37,0 ile değiştirmez, halen enflasyonist kaygılar nedeniyle politika duruşunu da değiştirmeyeceğini vurguladı. Son dönemde döviz rezervlerinin yeniden artmaya başlayarak döviz talebinin İran Savaşı’nın sürmesine rağmen sınırlı kalmasının yanı sıra iç talebin zayıflamış olması da TCMB’nin enflasyonla mücadelesinde endişe duymamasını ve dolayısıyla faiz artışına gitmemesini mümkün kılıyor. Önümüzdeki dönemde yüksek volatilite ve belirsizlik nedeniyle TCMB’nin politika duruşuna dair öngörülebilirlik zorlaşsa da, TL’deki değer kaybının yılın önceki döneminde olduğu gibi görece sınırlı kalacağını tahmin ediyor. İran Savaşı ve yakın dönem jeopolitik gelişmelere rağmen, Türkiye’de yıllık enflasyonda kayda değer bir risk görmüyor, yılsonu enflasyonun yüzde 29’da kalacağı öngörümüzü koruyoruz. İran Savaşı’nın sürmesinin de etkisiyle küresel ve özelde Avrupa ekonomilerindeki zayıflık ile üç haneli enflasyondan gelen fiyatlama davranışlarının bir türlü düzelemiyor olması risk oluştururken, Türkiye’de önde gelen ekonomilerin aksine tüm sektörlerdeki düşük borçluluk riskleri dengeleyerek TCMB’nin manevra alanını genişletiyor.
Erken gevşeme mesajından kaçınılıyor
● QNB Türkiye Baş Ekonomisti Erkin Işık: TCMB, beklediğimiz gibi politika faizini sabit bıraktı. Karar metninde, büyüme ve iç talepte ilk çeyrekte görülen yavaşlamanın ikinci çeyrekte de devam ettiği değerlendirilirken, jeopolitik risklerin maliyet ve beklenti kanalları üzerindeki etkilerine yapılan vurgu, enflasyon riskleri açısından temkinli bir duruşa işaret etti. Sonuç olarak TCMB, ekonomik aktivitedeki yavaşlamaya rağmen erken gevşeme mesajı vermekten kaçınıyor.
Sınırlı indirim son çeyrekte başlayabilir
● Gedik Yatırım Baş Ekonomisti Serkan Gönençler: Mevcut enflasyon görünümü ve emtia fiyatlarının halen çok yüksek seviyelerini koruduğu dikkate alındığında, TCMB’nin bir süre daha mevcut yüzde 40 seviyesindeki faizden gecelik borç verme kanalından fonlamaya devam etmesini bekliyoruz. Emtia arz koşullarının kademeli olarak normalleştiği ve fiyatların gerilediği bir senaryoda, TCMB üçüncü çeyreğin son bölümünde fonlamayı yeniden haftalık repo kanalına kaydırmasının ardından yılın son çeyreğinde sınırlı faiz indirimlerine başlayabilir. Yıl sonu politika faizi %35-36 aralığında oluşabilir.