İsrail’de Kanal 12 televizyonunun Tel Aviv’de bulunan merkez binası, bir ay içinde ikinci kez saldırıya uğradı. Güvenlik kamerası görüntülerine göre yüzünü gizleyen bir kişi, 28 Temmuz’ın ilk saatlerinde kanalın giriş kapılarına tuğla fırlattı. Saat 01.12 sıralarında gerçekleştiği belirtilen saldırıda cam kapılar kırılırken saldırgan olay yerinden kaçtı.
Saldırganın kimliği ve siyasi bağlantısı henüz belirlenmedi. Ancak olay yerinde bırakılan mektubun, İsrail’deki aşırı sağcı çevrelerin Sde Teiman dosyasına ilişkin kullandığı söylemlerle örtüştüğü görüldü.
“BİR DAHAKİ TUĞLA BAŞINIZA GELECEK”
Saldırgan, kırılan kapının yanına bıraktığı mektupta Kanal 12’nin Sde Teiman dosyasındaki yayınları nedeniyle özür dilemesini istedi.
Mektupta şu tehditlere yer verildi:
“Sde Teiman olayı için özür dileyene kadar durmayacağım. Bir dahaki sefere tuğla birinizin başına gelecek.”
Gazetecilerden tehdidi ciddiye almaları istenen mektupta, “Sonunda birisi ölecek” ifadesi de kullanıldı. İsrail’deki bazı eski askerî ve yargı yetkilileri, muhalif siyasetçiler, gazeteciler ve protesto hareketlerinin temsilcileri de “içerideki hainler” şeklinde hedef gösterildi.
BİR AY İÇİNDE İKİNCİ SALDIRI
Kanal 12’nin Tel Aviv’deki merkezinin cam kapıları 5 Temmuz’da da benzer biçimde kırılmıştı. Güvenlik kamerası kayıtlarına yansıyan ilk saldırıda da maskeli bir kişinin binaya tuğla fırlattığı görülmüştü.
Polis ilk olay hakkında soruşturma başlatmasına rağmen şimdiye kadar herhangi bir şüphelinin gözaltına alınmadığı bildirildi. Son saldırının ardından da mala zarar verme ve tehdit suçlamaları kapsamında yeni bir soruşturma açıldı.
Aynı ay içinde Haaretz gazetesinin Tel Aviv’deki merkez binası da maskeli bir kişinin tuğlalı saldırısına uğramıştı. Kanal 12 çevresine daha önce gazetecileri ve televizyon kuruluşlarını ölümle tehdit eden yazıların yazıldığı da İsrail basınına yansımıştı.
KANAL 12 HÜKÜMETİ SUÇLADI
Kanal 12 yönetimi, saldırının ardından yaptığı açıklamada gazetecilere karşı artan şiddet ve tehditlerden İsrail hükümetinin kullandığı dili sorumlu tuttu.
Kanalın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Bu gerçek bir alarmdır. Kanal 12 gazetecilerinin kanı sahipsiz değildir.”
İsrail hükümeti ile İletişim Bakanı’na özgür basına yönelik “kışkırtıcı ve kontrolsüz saldırıları” durdurma çağrısı yapan kanal, bu söylemlerin fiziksel şiddete dönüştüğünü savundu.
Açıklamada polisten gazetecilere yönelik tehditleri engellemesi istenirken, kanalın “yasalar, kışkırtmalar ve şiddet karşısında geri adım atmayacağı” belirtildi.
HERZOG’DAN POLİSE “SIFIR TOLERANS” ÇAĞRISI
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, saldırının ardından Polis Genel Müdürü Daniel Levy ile görüştü.
Herzog, şiddetin toplumdaki farklı sesleri sindirme ve susturma aracı olarak kullanılmasının kabul edilemeyeceğini belirterek özgür ve bağımsız basının demokrasinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Polis Genel Müdürü Levy’nin olayla ilgili acil değerlendirme toplantısı yapılması ve saldırganın bulunması için gerekli çalışmaların yürütülmesi talimatını verdiği açıklandı.
İsrail Gazeteciler Sendikası da saldırıyı kınayarak medya kuruluşlarının “düşman” olarak gösterilmesinin gazetecilere yönelik şiddeti teşvik ettiğini bildirdi.
SDE TEİMAN GÖRÜNTÜLERİNDE NE VARDI?
Kanal 12, Ağustos 2024’te İsrail’in güneyindeki Sde Teiman gözaltı merkezinde tutulan Filistinli bir kişinin askerler tarafından ağır biçimde darbedildiği ve cinsel saldırıya uğradığı iddiasına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerini yayımlamıştı.
Görüntülerde maskeli askerlerin, elleri bağlı ve yüzüstü yatırılan tutuklular arasından bir kişiyi alarak kalkanlarla çevirdikleri bir bölgeye götürdükleri görülüyordu. Saldırının büyük bölümü kalkanlar nedeniyle kameraya doğrudan yansımamıştı.
Daha sonra hazırlanan iddianamede Filistinli tutuklunun sürüklendiği, üzerine basıldığı, elektrik şokuna maruz bırakıldığı ve cinsel saldırı sonucunda ağır yaralandığı öne sürüldü. Tutuklunun kaburgalarında kırıklar ve ameliyat gerektiren ciddi iç yaralanmalar tespit edildiği bildirildi.
AŞIRI SAĞCILAR ASKERLERİN GÖZALTINA ALINMASINI ENGELLEMEYE ÇALIŞMIŞTI
Olayla ilgili dokuz yedek asker Temmuz 2024’te gözaltına alınmış, daha sonra beş asker hakkında şiddet suçlarından iddianame hazırlanmıştı.
Gözaltılar sırasında aralarında iktidar koalisyonundan milletvekillerinin de bulunduğu aşırı sağcı gruplar, Sde Teiman üssüne girerek askerlerin gözaltına alınmasını engellemeye çalışmıştı. Şüphelilerin götürüldüğü ikinci bir askerî tesis de göstericiler tarafından basılmıştı.
Kanal 12 muhabiri Guy Peleg de görüntüleri yayımlaması nedeniyle aşırı sağcı aktivistlerin hedefi olmuştu. Kasım 2025’te bir grup Peleg’in aracına binmesini engellemiş, gazeteci daha sonra polise şikâyette bulunmuştu. Gazetecileri Koruma Komitesi, Peleg’e yönelik tehditlerin basın özgürlüğü açısından ciddi risk oluşturduğunu açıklamıştı.
ASKERLER HAKKINDAKİ SUÇLAMALAR DÜŞÜRÜLDÜ
İsrail askerî savcılığı, beş yedek asker hakkındaki iddianameyi Mart 2026’da geri çekti.
Kararın gerekçeleri arasında Filistinli tutuklunun Gazze’ye gönderilmesi nedeniyle mahkemede ifade verip veremeyeceğinin belirsizleşmesi, görüntülerin olayın tamamını açık biçimde göstermemesi ve delillerin basına sızdırılmasına ilişkin usul tartışmaları gösterildi. İsrail ordusu, mevcut delillerin “ağır ve son derece rahatsız edici bir tablo” ortaya koyduğunu ancak mahkûmiyet için gerekli ceza standardını karşılamanın zorlaştığı bahanesini sundu.
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, nisan ayında suçlamaları düşürülen askerlerin yeniden yedek göreve dönmesine izin verdi. Bazı askerlerin muharip görevlerde yeniden hizmet vermeye başladığı aktarıldı.