Ana içeriğe geç

Biz beraber büyüdük Evrensel Gazetesi

Ne sarayın ne de saray özlemi duyanların diplomasına benzemez biz işçilerin diploması diyerek, bugün diplomalı gazeteci takısını sırtıma alarak çıkıyorum gazetecilik yolculuğuma.

Biz beraber büyüdük Evrensel Gazetesi
Evrensel
16

Yaşamdan yaş almaya bağlı olarak hayatın içerisinde kaybolmayan bir işçinin, bir diplomalı gazetecinin hikayesi…

Bir işçi kenti Gebze’nin çevre sokaklarında yaşama merhaba diyen yoksul bir anne babanın çocuklarıyız biz. Bu kentin sokaklarında çocukluğumuzu kaybedip gençliğe adım atmaya başladığımızda tanıştık Evrensel gazetesiyle; bazen duvardaki bir afiş içeriğinde bezende elinde gazeteyi satan birini görerek. İşçi babalarımızın ardından çocuk işçileri olduk ve olmaya devam ediyoruz.

Okul okumayı bıraktırıp hayatın gerçekliliğinde bana sen işçisin! diyen düzenle zaman içerinde tanışırken, aynı günlere denk gelir hayata merhaba diyen Evrensel gazetesinin yayın hayatı. Abilerimizin elinde Evrensel gazetesi dolaşırken ilk orada görmüştüm Metin Göktepe’nin öldürüldüğü haberini; hayatı öğrenmeye çalışan gençlim bana gazetecilerin öldürüldüğünü de öğretmişti. İşçi kenti Gebze, bana işçiliğin karanlık yüzünü gösterirken o günlerde çok sık olmasa da elime geçen Evrensel gazetesini okurken işçi olmanın sınıfsal bilincimin oluşmasına katkı sunmuştur bu gazete.

Zamanla politikleşen bir işçinin dost bir haber kaynağı ve denk geldiğinde yüzünü gülümseten sohbeti olmuştur Evrensel gazetesi. Yüzlerce yaşanmışlık hikayesini heybemize katarak yaş almaya başladığımda hayatın içerisinde eksik bıraktığım şeyleri tamamlama kararı almıştım. Yarım bıraktığım liseyi dışarıdan tamlayarak üniversite sınavına girmiş sonuçları beklerken, çalıştığım fabrikadan işten atılmış ve direniş yaparken aklıma gelmişti tercihlere gazeteciliği yazmak. Yıllar sonra üniversite kampüslerinde bir işçi dolaşıyordu gazeteci olmak için.

Tadını çıkartarak geçen öğrencilik günlerimin yanına senin gazeteciliğini anlatıyordum gençlerin abisi olarak. Bir dersin içeriğine bağlı olarak her birimiz bir gazeteyi seçerek onun hakkında sunum yapmamız istendiğinde ben seni seçmiştim Evrensel gazetesi; duvara yansıyan slaytın yansımasında Metin Göktepe’nin resminin yanında durarak anlatıyordum işçi dostu haberlerini.

Ne sarayın ne de saray özlemi duyanların diplomasına benzemez biz işçilerin diploması diyerek, bugün diplomalı gazeteci takısını sırtıma alarak çıkıyorum gazetecilik yolculuğuma.

Hep doğrudan yana, hep işçiden yana çok yaşa Evrensel gazetesi!

Kaynağa Git

İlgili Haberler