Okurlarımızdan Tamer Aşut, iki haber paylaştı. ExxonMobil kaynaklı birinci haberde, “Kıbrıs, Avrupa'nın bir sonraki enerji merkezi olabilir mi? ExxonMobil ve Katar Enerji, Kıbrıs açıklarındaki Glaucus ve Pegasus sahalarından doğal gazın 2033 yılına kadar akmaya başlamasını bekliyor. Pazara ulaşma olasılığı en yüksek yol ise Mısır'a bir boru hattı; burada gaz sıvılaştırılıp ihraç edilebilir, çünkü Kıbrıs'ta LNG altyapısı kurmak veya yüzer platformlar kullanmak hala maliyetli. Bu önemli çünkü Avrupa hala enerji güvenliği stratejisini yeniden şekillendiriyor ve güvenilir, çeşitlendirilmiş gaz kaynakları arıyor. Projeyi yüzde 60 ortaklıkla ExxonMobil yönetecek. Katar Enerji’nin payı ise yüzde 40.” deniliyor.
Haberin altındaki yorumlarda ise “Dünyanın en büyük 4 enerji şirketi, Mayıs 2026'da, birkaç hafta arayla Suriye'nin açık deniz sularını keşfetmek için anlaşmalar imzaladı: Chevron, Conoco Phillips, Total Enerji ve- Katar Enerji... Sahaların toplamda yaklaşık 7-9 trilyon metreküp gaz rezervine sahip olduğu tahmin ediliyor.” bilgileri hatırlatılıyor.
İkinci haber ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı sitesinden...
“TPAO ve EXXONMOBIL Güçlerini Birleştirdi” başlıklı haberde, “Türkiye Petrolleri ile ExxonMobil’in alt şirketi ESSO Exploration International Limited arasında önemli bir mutabakat zaptı imzalandı. Karadeniz ve Akdeniz’de yeni arama alanlarını içeren anlaşma, karşılıklı olarak kararlaştırılacak diğer potansiyel uluslararası alanları da kapsayacak.
TPAO Genel Müdürü Cem Erdem ile Exxonmobil adına Başkan Yardımcısı John Ardill, İstanbul’da düzenlenen törende imzaları attı.” bilgisi verildikten sonra törene refakat eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın, sosyal medyadaki açıklaması paylaşılıyor:
“Milli petrol şirketimiz TPAO ile ExxonMobil alt şirketi ESSO Exploration International Limited arasında, Karadeniz ve Akdeniz'deki yeni arama alanlarını ve karşılıklı olarak kararlaştırılacak diğer potansiyel uluslararası alanları kapsayan petrol ve doğal gaz sektöründe bir Mutabakat Zaptı imzalandı.
Derin deniz arama ve sondajındaki teknik yeteneklerimizi, ExxonMobil'in uluslararası deneyimiyle birleştirerek, operasyonel etkinliğimizi artırmayı ve yeni keşiflerin önünü açmayı hedefliyoruz.
Enerjide bağımsız bir Türkiye hedefimiz doğrultusunda, uluslararası iş birlikleriyle kurumsal kapasitemizi güçlendiriyor ve bölgemizin enerji merkezi olma yolunda ilerliyoruz.”
Tamer Aşut soruyor:
“Bu iki habere bakıp ne anlamamız gerekiyor?
Rumlar, Kıbrıs'ta Türkün varlığını inkâr ederek tek başına, Exxon ile anlaşıyor. TPAO da Exxon'a şirinlik mi yapıyor? Bu iki haberi beynimizde birleştirdiğimiz zaman KKTC hakkında kimlerin ne planı var görebilir miyiz?
Kıbrıs da Musul-Kerkük gibi Kuzey Suriye'deki Türkmen bölgeleri gibi sahipsiz mi bırakılıyor?
Uluslararası deniz hukukuna göre münhasır ekonomik bölge, kıyıdan 200 mile kadardır, adaların da benzer hakları vardır. Ancak, bu 200 mil içinde kalan adaların anakaralar gibi hakları yoktur. Yani Kıbrıs'ın bu şekilde ruhsat pazarlama hakkı yoktur. Basit şekilde anlatmaya çalışırsak: 200 mil içindeki adaların münhasır ekonomik bölgelerini kabaca keçeli bir kalemle haritada adanın etrafını çizerek bulabilirsiniz, hepsi o kadardır.
İki anakara arasındaki uzaklık 400 milden az ise sınır iki anakaranın sahillerinin ortasından geçer. Yani Mısır'ın deniz anlaşmasını Rumlarla değil, Türkiye ile yapması gerekirdi. Bu durumda Mısır daha kazançlı olacaktı (Orta nokta Kıbrıs'ın güneyinden değil, Türkiye sahillerinden hesaplanacaktı) ama birileri şov yapıp, Mısır ile ilişkileri bozunca, Mısır, Rumlar ile anlaşmayı tercih etti.
Zurnanın zırt dediği bir şey de bizim meşhur Mavi Vatan haritamız: Bu haritada KKTC için keçeli kalem kuralı işletilmiş, ama Rum kesimi için anakaraymış gibi hak verilmiş, neden böyle bir kıyak yapılmış? Bunu biz önerirsek ve dünya bu şeklide kabul ederse, yarın Meis için de aynı hakkı istediklerinde Libya ile yaptığımız anlaşma çöp olacak, hatta Akdeniz'de yüzmek için vize almak zorunda kalacağız.”
Görüldüğü gibi Trump, daha Ankara’ya gelmeden dünyanın en büyük petrol şirketi ExxonMobil, Doğu Akdeniz’e el koymuş durumda; Karadeniz’e de TPAO sayesinde açılacak.
Enerji Bakanı ise Doğu Akdeniz ve Karadeniz’deki doğalgazı ExxonMobil’e terk etmekle Türkiye’nin enerjide bağımsız olacağını söylüyor.