1930'dan bu yana düzenlenen 22 Dünya Kupası'na 80'den fazla ülke katıldı. Buna rağmen kupayı yalnızca sekiz ülke kazanabildi: Brezilya (5), Almanya (4), İtalya (4), Arjantin (3), Fransa (2), Uruguay (2), İngiltere (1) ve İspanya (1).
The Economist, satrançta kullanılan Elo performans sistemi üzerinden yaptığı analizde, ülkelerin futbol başarısını belirleyen temel etkenleri inceledi. Araştırmaya göre milli takımların performansındaki farklılıkların yaklaşık yüzde 70'i dört temel unsurla açıklanabiliyor: Ekonomik güç, nüfus büyüklüğü, oyuncuların ortalama fiziksel özellikleri ve coğrafya.
ZENGİNLİK TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
Dergiye göre zengin ülkeler altyapıya, antrenör eğitimine ve genç oyunculara daha fazla yatırım yapabiliyor. Ancak bunun tek başına başarı garantisi olmadığı vurgulanıyor. Dünyanın en zengin ülkelerinden ABD'nin futbolda beklenen seviyeye ulaşamaması ya da Körfez ülkelerinin büyük yatırımlara rağmen istenilen başarıyı yakalayamaması bunun örnekleri arasında gösteriliyor.
Nüfusun fazla olması da tek başına avantaj sağlamıyor. Çin ve Hindistan'ın milyarlarca nüfusa rağmen Dünya Kupası tarihinde yalnızca bir kez finallere katılabilmesi buna örnek olarak gösteriliyor.
FUTBOL KÜLTÜRÜ HER ŞEYİ DEĞİŞTİRİYOR
The Economist'e göre en güçlü etken ise ülkelerin bulunduğu coğrafya ve bunun oluşturduğu futbol kültürü. Güney Amerika ve Avrupa ülkeleri; güçlü ligleri, gelişmiş altyapıları ve yüz binlerce lisanslı antrenörleri sayesinde diğer kıtalara karşı önemli avantaj elde ediyor.
Örneğin İspanya'da 2 binden fazla üst düzey lisanslı antrenör bulunurken, nüfusu çok daha büyük olan Hindistan'da bu sayının yaklaşık 50 olduğu belirtiliyor.
JAPONYA MODELİNE DİKKAT ÇEKTİ
Dergi, son yılların en başarılı çıkışlarından biri olarak Japonya'yı gösteriyor. 1992'de profesyonel ligini yeniden yapılandıran ülke, "100 Yıllık Vizyon" projesiyle altyapıya yatırım yaptı, kulüplere akademi kurma zorunluluğu getirdi ve dünya futbolundaki taktik gelişmeleri sistemli şekilde uyguladı. Sonuç olarak Japonya, 1998'den bu yana hiçbir Dünya Kupası'nı kaçırmadı ve Almanya ile İspanya gibi devleri yenebilecek seviyeye ulaştı.
GÖÇ BAŞARIYI ARTIRIYOR
The Economist'in en dikkat çekici tespiti ise göç oldu. Araştırmaya göre futbolcu göçü ve diaspora, Dünya Kupası başarısını önemli ölçüde artırıyor.
Senegal kadrosunun yaklaşık yarısı, Fransa başta olmak üzere Avrupa'da yetişen Senegalli göçmen ailelerin çocuklarından oluşuyor. Curaçao kadrosunun yüzde 96'sı, Yeşil Burun Adaları'nın ise yüzde 62'si yurt dışında doğmuş oyunculardan kurulu.
2022 Dünya Kupası'nda yarı finale çıkan Fas'ın 26 kişilik kadrosunun 14'ünün Avrupa doğumlu olması da bunun en çarpıcı örneklerinden biri olarak gösteriliyor.
Fransa Milli Takımı'nın büyük bölümünü göçmen ailelerin çocukları oluştururken, İspanya'nın yıldızı Lamine Yamal'ın Faslı ve Ekvator Gineli, İngiltere'nin yıldızları Bukayo Saka ile Marcus Rashford'un ise göçmen kökenli ailelerden geldiği hatırlatılıyor.
BAŞARI SİYASETİ DE ETKİLİYOR
The Economist'e göre Dünya Kupası zaferi yalnızca sportif bir başarı değil, aynı zamanda önemli bir siyasi güç aracı. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın futbolda dünya çapında başarıyı uzun süredir stratejik hedef olarak görmesi de bunun göstergesi.
Odatv.com