Ana içeriğe geç

KKTC'nin kırmızı çizgisi Türkiye: 'İstikrarın en güçlü güvencesi'

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, güvenlik açısından, Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğü ile Ada'daki askeri varlığının Kıbrıs Türk halkı için "kırmızı çizgi" olmasının yanı sıra Doğu Akdeniz'deki Türk-Yunan dengesinin ve bölgesel istikrarın en güçlü güvencesi olduğunu ifade etti. Ertuğruloğlu, GKRY'nin "sıfır asker" ısrarının federasyon temelli çözüm modellerini ortadan kaldırdığını belirtti.

KKTC'nin kırmızı çizgisi Türkiye: 'İstikrarın en güçlü güvencesi'
Hürriyet
16

Türk Ajansı Kıbrıs'ın (TAK) haberine göre, Ertuğruloğlu yazılı açıklama yaptı.

Ertuğruloğlu, yarım asrı geçen Kıbrıs müzakere tarihinin, Rum tarafının zihniyet değiştirmeyeceğini ve olası ortaklık zeminini her seferinde yıkacağını tüm dünyaya kanıtladığını vurgulayarak, "Bu nedenle, çözümsüzlüğün faturasını haksız izolasyonlarla Kıbrıs Türk halkına ödetmeye çalışan yaklaşımlara karşı duruşumuz nettir, Ada'da yan yana yaşayan, egemen eşit iki ayrı devletin varlığı yegane gerçektir." ifadelerini kullandı.

Güvenlik konusunda Türk askerinin Ada'daki varlığı ile Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğünün, Kıbrıs Türk halkı için kırmızı çizgi olduğunu belirten Ertuğruloğlu, Türkiye'nin varlığının Doğu Akdeniz'deki Türk-Yunan dengesinin ve bölgesel istikrarın en güçlü güvencesi olduğunun altını çizdi.

Ertuğruloğlu siyasi partilerinin Türkiye ile yakın temas ve diyalog içinde olmasından ve istişarelerini geliştirmesinden memnuniyet duyduklarını aktararak, "Çünkü milli Kıbrıs davamız ve geleceğimiz birdir ve ortaktır." ifadesini kullandı.

'FEDERASYON TEMEMLLİ ÇÖZÜM MODELLERİ TARİHİN ÇÖPLÜĞÜNE GÖMÜLDÜ'

Bakan Ertuğruloğlu, açıklamasında şunları kaydetti:

"Geçmişte Annan Planı ve Crans-Montana süreçlerinde de yaşandığı üzere Rumların Ada'yı tek başlarına yönetme, Kıbrıs Türklerini bir 'azınlık' olarak görme ve 'sıfır asker, sıfır garanti' ısrarları, federasyon temelli çözüm modellerini tarihin çöplüğüne çoktan gömmüştür."

Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının geleceğini, defalarca denenmiş ve tüketilmiş federasyon zeminlerinde aramanın boşuna çaba, zaman kaybı olmasının yanı sıra milli Kıbrıs politikasına zemin ve Kıbrıs Türk halkına statü kaybettirme uğraşı olduğunu belirterek, "Kıbrıs Türk halkının geleceği, kendi egemen devlet çatısı altında ve ana vatan Türkiye ile omuz omuza yürüyerek güvence altına alınmıştır. Devletimiz KKTC'nin yönetimine talip olanlar, bu gerçeği iyi idrak etmeli, halkımıza samimi olmalıdırlar." değerlendirmesinde bulundu.

AB'YE TARAFLILIK TEPKİSİ

Kıbrıs sorununun çözüm süreci ile Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ilişkileri arasında bağlantı kurulmasına tepki gösteren Ertuğruloğlu, "Kıbrıs konusunda her zaman Rumlardan yana taraf olan AB'den, Kıbrıs Türk halkı adına nasıl hakkaniyetli bir yaklaşım beklenebilir ve Türkiye'nin AB ile ilişkilerinin ilerlemesi hangi akılla Kıbrıs'taki gelişmelere bağlanır?" ifadelerine yer verdi.

Ertuğruloğlu, şöyle devam etti:

"Biz bu aldatmaca filmi 2004'te gördük, acı tecrübe ettik. Aynı filmi yeniden çevirmek ve oynamak isteyenlere, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş'ın 'Türkiye olmadan değil AB'ye, cennete bile gitmeyiz.' sözlerini hatırlatmak isterim. Avrupa Birliği'ne asla güvenmedik, güvenmiyoruz."

Türkiye'nin, "Ada'da kalıcı, adil ve sürdürülebilir bir çözüm ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün teyit edilmesine dayanan iki devletli çözüm temelinde mümkün olduğu" gerçeğini kararlılıkla sürekli vurguladığını hatırlatan Ertuğruloğlu, "Başka ve gerçeklerle bağdaşmayan tehlikeli senaryolardan medet umma akıl işi mi?" ifadesini kullandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler