ESRA ÖZARFAT / BURSA
Bursa’da faaliyet gösteren Erener Otomotiv A.Ş., turizm taşımacılığına yönelik özel amaçlı minibüs ve midibüs üretiminde Avrupa pazarındaki konumunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Mercedes-Benz başta olmak üzere uluslararası üreticilerin şasi ve araç platformları üzerine özel tasarımlı turizm araçları geliştiren şirket, üretiminin tamamını ihraç ederek Avrupa’nın birçok ülkesinde faaliyet gösteren turizm firmalarına çözüm sunuyor. Yönetim Kurulu Başkan Vekili Rengin Eren, Erener Otomotiv’in standart araç üretiminden farklı olarak yüksek katma değerli ve müşteri ihtiyaçlarına göre şekillendirilen özel araçlar geliştirdiğini söyledi. Şirketin seri üretim yerine butik üretim modeliyle faaliyet gösterdiğini belirten Eren, turizm sektörüne yönelik tasarlanan araçların şehir içi ulaşımda daha yüksek esneklik, konfor ve operasyonel avantaj sağladığını ifade etti. Turizm taşımacılığında kullanılan standart büyük otobüslerin her ihtiyaca cevap vermediğini vurgulayan Eren, “Bizim geliştirdiğimiz araçlar özellikle 20-30 kişilik grupların taşınmasında önemli avantajlar sunuyor. Şehir merkezlerinde, tarihi bölgelerde ve turistik destinasyonlarda daha rahat hareket edebilen araçlar üretiyoruz. Yolcu konforunu artıran özel iç tasarımlar, farklı koltuk yerleşimleri, toplantı düzenleri ve müşteri taleplerine göre şekillenen donanımlarla standart üretimin dışına çıkıyoruz. OEM üreticilerin standart ürünleri dışında kalan ihtiyaçlara yönelik çözümler geliştiriyoruz” dedi.
Avrupa yollarında 2 bine yakın Erener imzası
Yaklaşık 17 yıldır ağırlıklı olarak ihracat pazarlarına çalışan Erener Otomotiv’in bugün Avrupa yollarında 2.000 aracı bulunuyor. Fransa, İngiltere, İrlanda, Yunanistan ve İtalya başta olmak üzere Avrupa’nın farklı ülkelerinde faaliyet gösteren turizm operatörleri ve filo şirketlerine araç teslim ettiklerini belirten Eren, ürünlerinin tamamının ihracata yönelik olduğunu söyledi. Şirketin Avrupa’da kurduğu bayi ve servis ağı sayesinde satış sonrası hizmetlerde de güçlü bir yapı oluşturduğunu ifade eden Eren, araçların yalnızca satış aşamasında değil kullanım sürecinde de müşterilerin yanında olduklarını kaydetti. Rengin Eren, “Bizim rekabet avantajımız yüksek adetlerde değil, yüksek katma değerde. Müşterilerimiz standart bir araç değil, kendi operasyonlarına uygun özel bir çözüm satın alıyor” diye konuştu.
Yıllık yaklaşık 150 araç ürettiklerini belirten Eren, yeni yatırımla bu rakamı 200-250 adet seviyelerine çıkarmayı planladıklarını ancak büyüme hedeflerinin adet bazlı olmadığını vurguladı. Eren, “Kaliteyi koruyarak büyümek istiyoruz. Her projeyi ayrı değerlendiriyor, müşterinin ihtiyacına göre özel çözümler geliştiriyoruz. Bu nedenle üretim hacminden çok ürünün oluşturduğu katma değer bizim için daha önemli. Önemli olan daha fazla araç üretmek değil, daha fazla değer üretmek” değerlendirmesini yaptı. Eren, özellikle pandemi sonrasında Avrupa’da turizm hareketliliğinin hızla arttığını, bunun da özel amaçlı araçlara yönelik talebi desteklediğini söyledi.
Yeni tesis yatırımıyla üretim verimliliği artacak
Artan üretim ihtiyaçları doğrultusunda Bursa Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nde yeni bir tesis yatırımı gerçekleştirdiklerini açıklayan Eren, mevcut üretim alanlarının yetersiz kalması nedeniyle yaklaşık 15 bin metrekarelik yeni bir tesise taşınma ve yatırım sürecini başlattıklarını söyledi. Eren, üretim süreçlerinin yeniden tasarlanacağı yeni yatırımla birlikte verimlilik, stok yönetimi ve üretim planlamasında önemli kazanımlar elde etmeyi hedeflediklerini ifade etti.
Eren, “Günümüzde rekabet edebilmenin yolu yalnızca kapasite artırmaktan değil, süreçleri daha verimli yönetebilmekten geçiyor” dedi. Kadın istihdamının artmasını önemsediklerini vurgulayan Eren, yeni tesislerinde daha fazla kadın çalışanı üretim süreçlerine dahil etmeyi hedeflediklerini dile getirdi.
“Rekabetçilik artık sektörün temel gündemi”
BTSO Otomotiv Konseyi Başkanı olarak sektörün genel görünümünü de değerlendiren Rengin Eren, Türk otomotiv endüstrisinin 2025 yılında yaklaşık 1,37 million adet üretim ve 41,5 milyar dolarlık ihracatla önemli bir başarıya imza attığını söyledi. 2026’nın ilk aylarında ise üretimde daralma yaşandığını ancak ihracatın değer bazında artışını sürdürdüğünü belirten Eren, sektörün artık yeni bir rekabet dönemine girdiğini ifade etti. Rengin Eren, Ocak-Nisan döneminde üretimin gerilemesine rağmen ihracat gelirlerinin artmasının, sektörün daha yüksek katma değerli ürünlere yöneldiğinin önemli bir göstergesi olduğunu vurguladı. Avrupa’daki talep yavaşlaması, yükselen maliyetler ve Çin rekabetinin daha verimli çalışmaya zorladığını kaydeden Eren, Türkiye’nin özellikle katma değerli üretime odaklanması gerektiğini söyledi. “2026’nın ilk ayları bize gösterdi ki otomotivde başarı artık sadece daha fazla üretmekle değil, daha fazla teknoloji ve katma değer üretebilmekle mümkün olacak” diyen Eren, “Yazılımı, elektrifikasyonu, sürdürülebilirliği ve müşteri deneyimini birlikte yönetebilen ülkeler ve firmalar öne çıkacak. Bursa da sahip olduğu mühendislik altyapısı, tedarik sanayi gücü ve ihracat kültürüyle bu dönüşümün merkezinde yer alma potansiyeline sahip” değerlendirmesinde bulundu.