Nefes gazetesi yazarı Murat Muratoğlu, "Çocuklarınız işsiz kalacak!" başlıklı yazısında yapay zekâ ve robot teknolojilerinin iş gücü piyasasında yol açtığı değişime dikkat çekti.
ABD'li otomotiv devi General Motors'un Detroit'teki Factory Zero tesisinde yaşanan gelişmeleri değerlendiren Muratoğlu, şirketlerin verimlilik ve kârlılık hedefleri doğrultusunda insan gücü yerine giderek daha fazla otomasyona yöneldiğini savundu.
Bu sürecin yalnızca teknolojik bir yenilik olarak görülmemesi gerektiğini belirten Muratoğlu, milyonlarca çalışanın geleceğini etkileyebilecek sosyal ve ekonomik sonuçlara işaret etti.
Muratoğlu'nun yazısı şu şekilde:
"Cola Zero’yu duyduk da Factory Zero ne? General Motors’un (GM) Detroit’teki fabrikası… Ne olduğunu da söyleyeyim; Sıfır emisyon, sıfır gelecek kaygısı, sıfır problem… Onlar için tabii…
Şimdi siz bu yazı Amerika’da geçiyor zannedeceksiniz ama bu aslında dünyanın gittiği yol… Yani AKP idi, CHP idi hiç fark etmeyecek. Kim olursa olsun ülke mutlaka bu yola girecek.
***
Dönersem Amerika’ya… Önce elektrikli araç teşviki bitti. Amerika’da 7.500 dolarlık destek kaldırılınca vatandaşın elektrikli araca hevesi de prizden çekilmiş tost makinesi gibi söndü.
GM, Factory Zero’da üretimi askıya aldı, binlerce işçiyi kapının önüne koydu ya da geçici izne çıkardı. Gerekçe hazırdı: “Piyasa şartları…” Tabii ki yalandı!
***
Nihayetinde gerçek niyetleri ortaya çıktı. İşçiler çıkarıldıktan sonra fabrikaya yaklaşık 50 adet robot kuruldu. Adı “cobot”… Yani insanla yan yana çalışan robot…
Şirket dedi ki: “Bunlar güvenliği artıracak, ergonomiyi iyileştirecek, rekabet gücümüzü koruyacak.” Yerseniz niye olmasın ki?
Teknoloji kötü mü? Hayır. Robot kötü mü? Hayır. Yapay zekâ kötü mü? Hayır. Kötü olan, teknolojinin nimetini patrona, faturasını işçiye yazan düzen…
Otomotivde zaten yıllardır aynı filmi izliyoruz. Bir aracı üretmek için gereken insan emeği, 1980’lere göre ciddi biçimde azaldı. Daha az insanla daha çok araç üretilebiliyor.
***
Şimdi buna yapay zeka eklendi. Robot artık sadece kaynak yapmıyor. Görüyor, ölçüyor, karar veriyor, hatayı önceden yakalıyor, parçayı taşıyor, cıvatayı sıkıyor.
Bir sonraki aşamada ne olacak? Fabrika ışıkları bile kapatılacak. Pardon yaa… Onu Çin çoktan yaptı!
Zira robotun gözü yok, kamera sistemi var. Öğle yemeği istemiyor. Sendikaya üye olmuyor. Fazla mesai ücreti almıyor. Emekli ikramiyesi, kıdem tazminatı, doğum izni, hastalık raporu yok.
***
Bu artık teknolojik dönüşüm değil, sosyal depremdir. “Tamam ama yeni işler doğacak” diyenler çıkacaktır. Onlar bildiğin geri zekalıdır!
Doğru doğacak da montaj hattında çalışan adama, “Sen artık yapay zeka destekli robot bakım mühendisi ol” demeyeceksen, ona sen iş bul istersen!
***
İşçi 50 yaşında işsiz kalınca, “kendini geliştirseydin” demekle mesele çözülmüyor. Adamın kredi borcu var, çocuğun okul masrafı var, evin market sepeti var.
Robotun yazılım güncellemesi var diye insanın hayatını formatlayamazsın.
Teknolojinin gelişmesine engel olamayacağına göre mesele adil geçiş. Robot geliyorsa, çalışma saati düşmeli… Verimlilik artıyorsa, ücret artmalı… Şirket daha çok kazanıyorsa, işçi daha erken emekli olabilmeli... Devlet de “robot vergisi” dahil yeni düzeni konuşmalı.
***
Nitekim Robot üretir ama robot alışveriş yapmaz. Robot vergi ödemez. Robot çocuğuna ayakkabı almaz. Robot pazara çıkıp domatesin fiyatına sövmez.
Ekonomiyi ekonomi yapan şey sadece üretim değildir. Gelirdir. Ücrettir. Tüketicidir. Yani insandır. Şaka maka bu yazıyı yazana kadar kendi hiç bu kadar solcu hissetmemiştim… Konu hakkındaki yazılarıma sol elim havada devam edeceğim!"