Milli Mücadele dönemindeki iç isyanları ele alan iki kitap arasındaki dikkat çekici benzerlikler, akademik etik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. İbrahim Sadi Öztürk’ün 2007 yılında yayımlanan Ulusal Kurtuluş Mücadelesinde İç İsyanlar adlı eseri ile Türkmen Töreli’nin 2012 tarihli İstiklal Harbinde İç İsyanlar kitabının içerik, yapı ve dil açısından büyük ölçüde örtüştüğü ortaya çıktı.
KELİMESİ KELİMESİNE AYNI
Türkmen Töreli, kitabının önsözünde Öztürk’ün eserini “ana kaynak” olarak kullandığını açıkça ifade etse de yapılan incelemelerde, iki kitap arasındaki benzerliğin kaynak kullanımının ötesine geçtiği, birçok bölümün neredeyse kelimesi kelimesine aynı olduğu görülüyor.
Her iki kitap da üç ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde Milli Mücadele dönemindeki iç isyanların tarihsel arka planı ele alınırken, ikinci bölümde Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’ta bu isyanlara ilişkin değerlendirmelerine yer veriliyor. Üçüncü bölümde ise TBMM’nin gizli oturum tutanaklarından Atatürk’ün konuşmaları aktarılıyor. Bu yapı ve içerik akışı, iki eserde neredeyse birebir aynı şekilde kurgulanmış durumda.
İncelemeler, özellikle giriş bölümleri ile isyanların tanımlandığı kısımlarda ifadelerin büyük ölçüde örtüştüğünü ortaya koyuyor. Nutuk’tan yapılan alıntıların sadeleştirilmiş halleri de her iki kitapta büyük oranda aynı ifadelerle yer alıyor. Benzer şekilde, TBMM Gizli Oturum tutanaklarından yapılan aktarımlar ve bu bölümlere verilen başlıkların da büyük ölçüde örtüştüğü dikkat çekiyor.
PARALEL KİTAP
Türkmen Töreli, çalışmasında metinlerdeki hataları düzelttiğini, dili sadeleştirdiğini ve ayrıca kaynak sayfa numaralarını eklediğini belirtiyor. Ancak karşılaştırmalar, bu değişikliklerin sınırlı kaldığını ve metinlerin büyük bölümünün Öztürk’ün çalışmasıyla paralel olduğunu gösteriyor. Ayrıca bazı yazım hatalarının dahi aynen tekrar edilmesi, benzerliğin boyutunu gözler önüne seriyor.
Uzmanlar, bir eserin ana kaynak olarak kullanılmasının akademik açıdan doğal olduğunu, ancak bu durumun özgün katkı ile desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.
Ortaya çıkan bu tablo, akademik üretimde etik sınırlar ve intihal tartışmalarını yeniden gündeme getirirken, söz konusu eserlerin bilimsel katkı düzeyi de tartışma konusu olmaya devam ediyor.
TÖRELİ HAKKINDA İHLAL KARARI VERİLMİŞTİ
Cumhuriyet Gazetesi’nden Yusuf Körükmez’in haberine göre Üniversitelerarası Kurul (ÜAK), Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Türkmen Töreli hakkında "intihal" ve "yanıltıcı beyan" nedeniyle etik ihlal kararı vermişti. Akademik unvanlarının iptali gündeme gelen Töreli'nin, AKP'li eski rektör Nükhet Hotar döneminde atandığı üst düzey idari görevlerde attığı kritik imzalar ve alınan kurul kararları hukuken tartışmalı hale geldi.
Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Prof. Dr. Türkmen Töreli’nin doçentlik başvurusunda, başkalarının eserlerini atıfsız olarak kendi eseri gibi gösterdiğini ve yanıltıcı beyanda bulunduğunu karara bağlamış ve ağır etik ihlal kararı ile Töreli'nin akademik unvanlarının meşruiyeti ortadan kalkarken; bu durum, üniversite içindeki derin bir usulsüzlük ve kayırma ağını da gün yüzüne çıkarmıştı.





