ATM’de kart unutmanın herkesin yaşayabileceği sıradan bir durum olduğunu ifade eden Pekel, olayın yalnızca kartın yenilenmesiyle sınırlı olmadığını söyledi. Pekel, “Birçok kişi kartını ATM’de unuttuğunda en fazla kartın yutulacağını ya da yenisinin çıkarılacağını düşünüyor. Ancak işin hukuki boyutu çok daha önemli sonuçlar doğurabiliyor. Kartınızın kaybolduğunu veya ATM’de kaldığını fark ettiğiniz anda bankaya haber vermemeniz halinde, bu süreçte gerçekleştirilen kötü niyetli işlemler nedeniyle sorumlu tutulabilirsiniz” dedi.
Konuya ilişkin yasal düzenlemelere dikkat çeken Pekel, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun kartın kaybolması veya çalınması durumunda kullanıcıya derhal bildirim yükümlülüğü getirdiğini hatırlattı. Bildirimin gecikmesi halinde, kartı ele geçiren kişilerin yaptığı harcamalardan kart sahibinin ağır kusurlu sayılabileceğini belirten Pekel, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğunu ifade etti.
Bildirim süresinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Pekel, “Kartınızın kaybolduğunu ya da hesabınızdan şüpheli bir işlem yapıldığını fark ettiğiniz anda bankayla iletişime geçmelisiniz. Her geçen dakika hukuki açıdan aleyhinize sonuçlar doğurabilir. Mevzuatta belirli sürelerden söz edilse de her olay kendi koşulları içinde değerlendirilir” diye konuştu.
“Hızlı hareket etmek maddi zararı azaltır”
Vatandaşların ATM işlemleri sonrasında kartlarını mutlaka kontrol etmeleri gerektiğini belirten Pekel, mobil bankacılık bildirimlerinin açık tutulmasının da olası risklerin erken fark edilmesi açısından önemli olduğunu söyledi.
Şüpheli bir durumda vakit kaybetmeden bankaya başvurulmasının hem maddi kayıpların büyümesini önlediğini hem de ileride yaşanabilecek hukuki süreçlerde hak kaybı riskini azalttığını ifade eden Pekel, “Cüzdanınızı kontrol ettiğinizde kartınızı bulamıyorsanız, önce nerede bıraktığınızı düşünmek yerine bankanızı arayarak kartınızı kullanıma kapattırın. Erken bildirim, hem hesabınızı korur hem de olası hukuki sorunların önüne geçer” dedi.