Ana içeriğe geç

Fransa-Almanya savaş uçağı projesi çöktü

Almanya ile Fransa’nın öncülüğündeki 100 milyar avroluk FCAS savaş uçağı projesi, şirketler arası anlaşmazlıklar ve farklı askeri beklentiler nedeniyle durduruldu. Bu çöküş, AB’nin ortak silahlanma hedeflerine ilişkin soru işaretlerini büyüttü

Fransa-Almanya savaş uçağı projesi çöktü
Aydınlık
16

ŞAFAK ERDEM

Almanya ile Fransa’nın ortak projesi olan ‘savaş uçağı projesi’ başarısızlıkla sonuçlandı. İki ülkenin 8 Haziran’da yaptığı açıklamaya göre proje durduruldu.
Projenin başarısız olması, AB’nin silahlanma ve militarizasyon sürecinde ne kadar başarılı olduğu ve olabileceği sorularını bir kez daha siyasetin ve basının gündemine taşıdı. Bazı yayın organları gelişmeyi “Avrupa savunma sanayi için ağır bir darbe” olarak duyurdu.

FCAS PROJESİ

Almanya ile Fransa’nın ortak savaş uçağı üretme projesi, daha geniş bir projenin, 2017 yılında başlatılan “Geleceğin Hava Savaş Sistemi”nin (Future Combat Air System - FCAS) bir parçasını, hem de merkezi bir parçasını, oluşturuyordu.
Projede, Fransa ile Almanya’nın yanı sıra İspanya bulunuyor. Projenin üretimleri, 2040 civarında Almanya’nın Eurofighter ve Fransa’nın Rafale jetlerinin yerini almayı amaçlıyordu. Proje, işte bu iptal edilmiş olan bir savaş uçağının yanı sıra, insansız hava araçlarını ve sensörleri, uyduları, insansız hava araçlarını ve savaş uçaklarını tek bir sistemde birleştirecek olan projenin dijital omurgası niteliğindeki “savaş bulutunu” (combat cloud) içeriyordu.

Reuters’a göre, projenin hacmi yaklaşık 100 milyar avro olarak öngörülüyordu.

Fransa-Almanya savaş uçağı projesi çöktü - Resim : 1

ŞİRKETLER ANLAŞAMADI

Projenin içinde Fransa’dan Dassault ve Almanya’dan Airbus Defence and Space şirketleri bulunuyordu. Fakat, Politico’da yazıldığına göre, iki şirket “projenin liderliğini hangi şirketin üstleneceği konusunda şiddetli anlaşmazlıklar yaşadı”. Anlaşmaya varılamaması sonucunda Politico’ya ismini açıklamadan konuşan Alman hükümet yetkilisinin aktardığına göre, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile Alman Şansölyesi Merz iptal kararını birlikte verdi.

Şirketler arasındaki bu anlaşmazlık, FCAS’ın bir parçası olan savaş uçağı planını suya düşüren başlıca sebeplerden biri olarak yorumlanıyor.

UZLAŞAMAYAN BEKLENTİLER

Ancak tek sebep bu değil. İki ülkenin savaş uçağından beklentisi farklıydı ve bu ortak bir noktada buluşulamadı.
BBC’de görüşüne yer verilen Royal United Services Institute’ten (Rusi) Christoph Bergs, Fransızların Charles de Gaulle uçak gemisinden havalanabilecek “küçük, hafif bir avcı uçağı” istediğini, Almanların ise “hava üstünlüğü” sağlayabilecek daha büyük bir jet istediğini söylüyor.
Europäische Sicherheit & Technik’te ise şu değerlendirme yer alıyor:
“Temelde mesele hiçbir zaman sadece teknik değildi. Fransa, bir uçak gemisinden de operasyon yapabilecek ve nükleer caydırıcılık sistemine entegre edilebilecek bir uçağa ihtiyaç duyuyordu. Almanya ise ülke ve ittifak savunması için yüksek performanslı, menzili uzun bir savaş uçağı hedefliyordu. Bu gereksinimleri ortak bir platformda birleştirmek oldukça zordu.”
Daha genel ifadelerle, Europäische Sicherheit & Technik’teki yazı projenin başarısızlığını “ulusal çıkarlar, endüstriyel rekabetler ve farklı askeri gereksinimler”e bağlıyor. Ardından, daha derin çatışmayı anlatmaya geçiyor.

‘KİM LİDER OLACAK’ REKABETİ

Bu “derin çatışma”, “endüstriyel liderlik” konusunda yatıyor:
“Fransız şirketi Dassault Aviation, savaş uçağı konusunda daha güçlü bir liderlik konumu talep ederken Alman Airbus mevcut anlaşmalara ve dengeli bir iş bölümünde ısrar ediyordu. Böylece iki mantık birbiriyle çatıştı: Fransızların açıkça merkezileştirilmiş bir sistem yönetimi anlayışı ile Almanların kendi yetkinliklerini, iş yapılarını ve teknolojik egemenliklerini güvence altına alma talebi.”
Bu “endüstriyel liderlik”, iki ülke arasında yıllardır süregelen AB liderliği konusundaki “rekabeti” bize hatırlatıyor. Savaş uçağı projesinin başarısız olması, bu rekabetin askeriye alanındaki bir projede uzlaştırılamamasının sonucu olarak görülebilir.

SORUMLU ARANIYOR

Nitekim iki ülkeden yapılan resmi ve gayriresmi açıklama ve yorumlarda, hafif tonlu da olsa, projenin suya düşmesinden karşı taraf sorumlu tutuluyor.
Fransa Cumhurbaşkanlığı’nın açıklamasında projenin sonlandırılmasının tek taraflı bir Alman kararı olduğuna işaret edilerek gazetecilere, “Alman yetkililer, söz konusu şirketler üzerinde daha fazla baskı uygulamanın mümkün olmadığı sonucuna vardılar” ifadeleri seçiliyor.
Alman tarafından bir örnek ise ülkenin tanınan bir “güvenlik analisti” olan Nico Lange’nin X hesabındaki paylaşımı:

“FCAS ile ilgili sorun özellikle Dassault firmasıdır; diğer Fransız firmalarla işler yolunda gidiyor. FCAS, ‘Avrupa savunması’ ile eşanlamlı değildir; Avrupa işbirlikleri kapsamında pek çok başka proje var ve gelecekte de pek çok iyi proje olacaktır.”

BİR KEZ DAHA SORU İŞARETİ: AB YAPABİLECEK Mİ?

Sebepler ve sorumluluklar bir tarafa, projenin başarısızlığı, AB’nin silahlanma ve militarizasyon sürecinde ne kadar başarılı olduğu ve olabileceği sorularını tekrar gündeme getiriyor. Nitekim bu sürecin başarıya ulaşması için, gerek AB’nin resmi belgelerinde gerekse yönetim kademelerinde ülke içi ve ülkeler arası uyumun, entegrasyonun, eşgüdümün önemi sürekli olarak vurgulanıyordu. Şimdi, AB’nin iki lider ülkesi birbirine “uyumlu” olmayı başaramamış gibi görünüyor.
BBC’de Jessica Parker imzalı yazıda projenin sonlanması kararının “Avrupa’nın stratejik ve ortak bir amaç doğrultusunda hareket edebileceğini gösterme çabalarının altını oyduğu” belirtiliyor.
Politico’da ise Nette Nöstlinger, Laura Kayali ve Chris Lunday imzalı yazıda başarılamayan projeyle ilgili iki yorum yapılıyor:

“Macron’un Avrupa savunma entegrasyonunun daha da güçlendirilmesi yönündeki vizyonuna büyük bir darbe vurdu.”

“Bu başarısızlık, Rusya’yı caydırma konusundaki endişelere ve ABD ile kurulan ittifakın güvenilirliğine dair kaygılara rağmen, Avrupa ülkelerini karmaşık ve maliyetli çok uluslu programlarda işbirliği yapmaya ikna etmenin ne kadar zor olduğunu ortaya koyuyor.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler