Ana içeriğe geç

Vefatının 150. yılında Sultan Abdülaziz Han: Kendi elimle silahlandırdığım asker beni bu hale getirdi!

Osmanlı İmparatorluğu’nun 32. padişahı Sultan Abdülaziz, tam 150 yıl önce darbecilerin suikastıyla hayatını kaybetti. Şehit padişah vefat yıldönümünde unutulmadı.

Vefatının 150. yılında Sultan Abdülaziz Han: Kendi elimle silahlandırdığım asker beni bu hale getirdi!
Türkiye Gazetesi
16

Osmanlı İmparatorluğu’nun 32. padişahı Sultan Abdülaziz, tam 150 yıl önce darbecilerin suikastıyla hayatını kaybetti. Şehit padişah vefat yıldönümünde unutulmadı.

Osmanlının son padişahlarından, ıslahatlarıyla devletin ömrünü uzatan, entelektüel kişiliği ve karizmatik yapısıyla bütün dünyaca tanınan Sultan Abdülaziz Han’ın vefatının ardından tam 150 yıl geçti.

“KAN AĞLIYOR BÜTÜN CİHAN”

Şehit sultanın vefat yıldönümünde unutulmadı. Osmanlı hanedanından Orhan Osmanoğlu şu paylaşımı yaptı:

“Tarihin Mazlum Hükümdarı: Sultan Abdülaziz Han ve Bitmeyen Şehadet.

Bugün, Osmanlı Devleti’nin 32. padişahı Abdülaziz Han’ın, tarihin en karanlık tertiplerinden biriyle tahtına ve hayata veda edişinin yıl dönümü. Milletine ve devletine hizmetle geçen 15 yıllık saltanatı, karanlık bir darbeyle tahttan indirilen Ulu Hakan; bundan tam 150 yıl önce, 4 Haziran 1876’da Feriye Sarayında iki bileği kesilerek haince şehit edildi. Dönemin cuntacı zihniyeti bu olaya "intihar" süsü vermek istese de merhum padişahın katledildiği tarihi vesikalarla ve maşerî vicdanla tescillenmiştir.

Halkın "UYAN SULTAN AZÎZ UYAN, KAN AĞLIYOR BÜTÜN CİHAN" ağıtlarıyla uğurladığı mazlum padişahın cebinden çıkan şu beyit, hissettiği yalnızlığın kanıtıdır:

"Mahzun-ı derunum, kime feryad edeyim?

Kime derdimi diyeyim, kime feryad edeyim?"

Bu dizeler bir intihar notu değil; hapsedilmiş bir insanın feryadıdır. Vefatının yıl dönümünde cennetmekân Şehit Sultan Abdülaziz Han’ı rahmet ve dualarla yâd ediyoruz. Ruh-u şerifi şad olsun.”

FECİ SON

Hayranı olduğu İngiltere gibi meşrutiyet kurarak, parlamento yoluyla padişahın salahiyetlerini kısmak isteyen Midhat Paşa, Sultan Aziz tahtta kaldıkça gayesine erişmeyi imkânsız görüyordu. Hemen her biri Padişah’tan bir şekilde kurtulmak isteyen devlet ricâli ile darbe hususunda anlaştılar.

Hüseyin Avni ve Midhat Paşa’nın başını çektiği bir darbe komitesi, deli, dinsiz, müsrif ve siyasi işlerden anlamaz olduğu gibi uydurma gerekçelerle Padişah’ı tahttan indirdi. 29 Mayıs 1876’da Veliahd Murad Efendi’yi tahta çıkardı.

Sultan Aziz, sarayından alınarak Topkapı Sarayı’nda amcası Sultan III. Selim’in şehit edildiği daireye hapsolundu. Ailesi de aşağılayıcı bir tarzda saraydan tahliye edildi. Serveti yağma olundu. Harem halkı sokağa atıldı.

Birkaç gün sonra Ortaköy Sarayı’na nakledilen Sultan Aziz odasında bilekleri kesilmiş halde ölü bulundu. Hadiseye intihar süsü verilmişti. Birkaç sene sonra yapılan muhakeme neticesi, Sultan Aziz’in Avni Paşa'nın emriyle katledildiği hukuken sabit oldu.

Rusya ile iyi münasebetler kurması, Londra’yı rahatsız etti. 1876'da İstanbul’a gelen Alphonse de Rothschild’in Filistin teklifini reddetmek, bir ay geçmeden Padişah’a tahtını ve hayatını kaybettirdi. İngiliz matbuatı, Kraliçe’nin darbecilere “soignez le bien” (iyi bakın) diye telgraf çektiğini, onların “saignez le bien” (iyi kanatın) anladığını yazdı.

Sultan Abdülaziz’in vefat yıldönümünda Devlet-i Aliyye Ocakları Sultan Mahmud Türbesi’nde program tertip etti.

Padişahı dualarla anan sevenler sosyal medyada da paylaşımlar yaptı.

Sultan Abdülaziz’in vefatı hakkında yazarımız Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci şu satırları yazmıştı:

https://ekrembugraekinci.com/article/?ID=1415

Kaynağa Git

İlgili Haberler