"Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Genişlemeden Sorumlu AB Komiseri Marta Kos ile İçişleri ve Göçten Sorumlu AB Komiseri Magnus Brunner 30 Haziran 2026 tarihinde Türkiye’yi ziyaret edecek.
Komisyon üyelerinin ziyaret vesilesiyle Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’la bir araya gelmeleri öngörülmektedir. Genişlemeden Sorumlu AB Komiseri Marta Kos’un ayrıca Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Ticaret Bakanı Ömer Bolat’la da görüşmeler gerçekleştirecek.
Söz konusu ziyaret, İrlanda’nın 1 Temmuz itibarıyla başlayacak AB Dönem Başkanlığı’nın hemen öncesine denk gelmekte olup, Türkiye-AB ilişkilerindeki yapıcı atmosferin güçlenmesine ve ilişkilerin yeniden ivme kazanmasına katkıda bulunması bekleniyor.
Yüksek Temsilci Kallas son olarak 24 Ocak 2025 tarihinde, AB Genişleme Komiseri Kos 6 Şubat 2026 tarihinde, AB İçişleri ve Göç Komiseri Brunner ise Türkiye-AB Göç ve Güvenlik Yüksek Düzeyli Diyaloğu 3. Toplantısına eş başkanlık etmek üzere 2 Temmuz 2025’te Türkiye’yi ziyaret etmişti.
Dışişleri Bakanı Fidan’ın Avrupa Komisyonu üyeleriyle gerçekleştireceği görüşmelerde şu konuların gündeme gelmesi bekleniyor:
- Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik hedefinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda temel stratejik önceliklerden biri olmaya devam ettiğini kayda geçirmesi,
- Küresel sınamaların arttığı mevcut ortamda, aday ülke Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin ortak çıkarlar temelinde, yapıcı bir zeminde ilerletilmesine katkı sağlayacak bir yaklaşım benimsenmesinin önemini vurgulaması,
- AB genişleme sürecinin adil ve liyakate dayalı bir yaklaşım temelinde sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekmesi,
Bu çerçevede, Türkiye'nin tüm süreç ve temaslara diğer aday ülkelerle eşit şekilde dahil edilmesi yönündeki beklentinin altını çizmesi, - Türkiye'nin AB üyeliğinin, Türkiye'ye sağlayacağı katkıların yanı sıra, AB açısından da Birliğin rekabet gücünü, dayanıklılığını ve küresel ölçekteki etkinliğini artıracak stratejik bir kazanım teşkil edeceğini vurgulaması,
- Bu doğrultuda, ikili ilişkilerde mevcut tıkanıklıkların süratle aşılabilmesi amacıyla, Türkiye-AB ilişkilerini sınırlandıran kararların (15 Temmuz 2019 tarihli AB Dış İlişkiler Konseyi kararları) tamamen kaldırılması başta olmak üzere,
- AB'nin somut ve yapıcı adımlar atmasının beklendiğini ifade etmesi,
Yüksek Düzeyli Diyalog Toplantılarının çeşitli alanlarda tekrar başlatılmasından memnuniyet duyulduğunu belirterek, - Türkiye ve AB arasındaki tüm kurumsal mekanizmalara yeniden işlerlik kazandırılmasının, bu kapsamda siyasi, enerji ve ulaştırma başlıklarındaki Yüksek Düzeyli Diyalog toplantıları ile Türkiye-AB Ortaklık Konseyi'nin en kısa sürede düzenlenmesinin önemini vurgulaması,
- Mevcut jeopolitik ve jeoekonomik sınamalar karşısında, ilişkilerin kapsamlı ve çok katmanlı kurumsal bir iş birliği çerçevesine oturtularak, düzenli, sürdürülebilir ve öngörülebilir bir yapıya kavuşturulması ihtiyacına dikkat çekmesi,
- Türkiye-AB ekonomik entegrasyonunun ulaştığı düzeye işaret ederek, Gümrük Birliği'nin güncellenmesine yönelik müzakerelerin gecikmeksizin başlatılmasının karşılıklı fayda sağlayacağının altını çizmesi,
- Türkiye'nin Gümrük Birliği kapsamında AB üretim zincirlerinin bir parçası olduğu dikkate alınarak, Türkiye menşeli ürünlerin "Avrupa Birliği menşeli" olarak değerlendirilmesinin önemine işaret etmesi,
- AB ile kademeli bütünleşme kapsamında, Türkiye'nin "Tek Avrupa Ödeme Alanı"na (SEPA) katılıma ilgisini aktarması,
Avrupa Yatırım Bankası'nın Türkiye'deki faaliyetlerine tamamen geri dönüşünün sağlanmasının önemini vurgulaması,
Bağlantısallığın Karadeniz, Güney Kafkasya ve Orta Asya'da istikrar ve ekonomik dayanıklılığa katkısı çerçevesinde, bölgede kilit bir paydaş olan Türkiye ile AB arasında bu alandaki ikili ve bölgesel iş birliğinin ilerletilmesinin karşılıklı fayda sağlayacağına işaret etmesi, - Mevcut toplumlararası bağlar dikkate alınarak, vize sorununun aşılmasının ve Vize Serbestisi Diyaloğu'nun tamamlanmasının öneminin altını çizmesi,
Bu çerçevede, Schengen vizesi uygulamalarında Türk vatandaşlarına yönelik iyileştirmeler öngören 15 Temmuz - 2025 tarihli Uygulama Kararı gibi kolaylaştırıcı tedbirlerin etkin şekilde ve Türk TIR sürücüleri de dahil tüm kesimleri kapsayacak biçimde hayata geçirilmesine yönelik beklentileri dile getirmesi,
- Göç alanındaki iş birliğinin, adil yük ve sorumluluk paylaşımı temelinde sahadaki yeni gerçeklere göre yeniden şekillendirilmesinin önemini vurgulaması,
- Bölgesel konular bağlamında, Türkiye'nin barış ve istikrarın muhafazası yönündeki çabalarına atıfla, Türkiye-AB ilişkilerinin giderek artan stratejik önemi ile bölgede ve ötesinde istikrar ve refaha katkıda bulunma potansiyelini öne çıkarması,
- Akdeniz ve Karadeniz Stratejileri bağlamında Türkiye ve AB'nin iş birliği yapmasının önemine dikkat çekmesi,
- Rusya-Ukrayna savaşı, Güney Kafkasya, Gazze ve Filistin'deki durum ile Suriye ve İran'daki gelişmeler başta olmak üzere, Türkiye ve AB'yi doğrudan etkileyen kritik önemdeki bölgesel meselelerin değerlendirilmesi kapsamında, bölge ve ötesinde barış ve istikrarın hakim kılınmasını teminen AB ile ortaklaşa atılabilecek adımları Komisyon üyeleriyle ele alması,
- Bu çerçevede, Türkiye-AB arasında düzenli ve eylem odaklı diyalog, eş güdüm ve iş birliği ihtiyacına dikkat çekerek, teknik düzeyde bölgesel istişarelerin yeniden başlatılmasından duyulan memnuniyeti dile getirmesi öngörülmektedir.