Ana içeriğe geç

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası: Sorunlarımızı söylediğimizde karşımıza çıkan şiddet oldu

Ankara'da taban maaş ve mülakat mağduriyetine karşı eylem yaparken gözaltına alınan meslektaşlarına destek veren İzmir'deki özel sektör öğretmenleri, anayasal hakların engellenmesine tepki göstererek gözaltıların derhal serbest bırakılmasını istedi.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası: Sorunlarımızı söylediğimizde karşımıza çıkan şiddet oldu
Evrensel
16

İzmir – Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası İzmir Şubesi, Ankara’da taban maaş hakkı ve mülakat mağduriyetine karşı eylem yapan öğretmenlere yönelik polis şiddetini ve gözaltıları protesto etmek için basın açıklaması düzenledi. Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde yapılan açıklamaya KESK İzmir Şubeler Platformu ve TİP İzmir İl Örgütü destekte bulundu.

Sık sık “Mücadele dersini öğretmenler veriyor”, “Korkumuz yok, hakkımızı almadan geri dönmek yok”, “Direne direne kazanacağız” sloganlarının atıldığı eylemde basın metnini Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası İl Meclis Üyesi Can Derdiyok okudu.

“Sorumluluk el değiştiriyor, sömürü aynı kalıyor”

Bir ülkede öğretmenlerin haklarını anlatacak bir muhatap bulamıyorsa yalnızca çalışma yaşamının değil, hukuk devletinin de yara aldığını söyleyen Derdiyok, “Milli Eğitim Bakanlığı, mülakat mağduru ve özel sektör öğretmenlerinin çalışma koşullarına ilişkin sorumluluğunu ekonomik gerekçelere, vergi düzenlemelerine ve başka kurumlara havale ediyor. Diğer kamu kurumları ise yeniden Milli Eğitim Bakanlığı’nı işaret ediyor. Sorumluluk sürekli el değiştiriyor; sömürü ise olduğu yerde kalıyor” dedi.

Eğitimin bir piyasa faaliyeti değil, kamusal bir hak olduğunu belirten Derdiyok, “Devletin görevi patronların maliyet hesaplarını korumak değil; öğretmenlerin emeğini, çocukların eğitim hakkını ve kamusal eğitimi güvence altına almaktır. Biz bu sorumluluğun yerine getirilmesini istemek için Ankara’daydık. Karşımıza çıkan ise çözüm değil, şiddet oldu” diye konuştu.

“Ülkenin geleceğine şiddet gösterildi”

Milli Eğitim Bakanlığı’na yürümek isteyen öğretmenlerin polis ablukasına alındığını vurgulayan Derdiyok, “Arkadaşlarımız darbedildi, yere yatırıldı, sürüklendi ve gözaltına alındı. Öğretmenler, annelerinin gözleri önünde şiddete maruz bırakıldı. Anneler darbedildi. Çocuklar, ailelerinin ve öğretmenlerinin şiddet görmesine tanıklık etmek zorunda bırakıldı. Bir toplumun çocuklarına bırakılabilecek en ağır görüntülerden biri, hakkını arayan insanların şiddetle susturulmasıdır. O alanda yalnızca öğretmenler yoktu. O alanda çocuklar vardı.

O alanda anneler vardı. O alanda bu ülkenin geleceği vardı. Ve o geleceğe şiddet gösterildi” ifadelerini kullandı.

Toplam 51 kişinin gözaltına alındığını söyleyen Derdiyok, “Barışçıl toplantı ve gösteri hakkı Anayasa’nın güvence altına aldığı temel bir haktır. Devletin görevi bu hakkı engellemek değil, güvence altına almaktır. Hak arayan yurttaşları düşman gibi gören, onları ablukaya alan ve şiddet uygulayan anlayış, yalnızca öğretmenlerin değil toplumun tüm demokratik kazanımlarının karşısındadır” dedi.

“Bu eğitimin kendisine bir saldırıdır”

Öğretmenin çocuklara hak, adalet, eşitlik, demokrasi ve barış içinde birlikte yaşamayı anlatan kişi olduğunu vurgulayan Derdiyok, “Bugün bu değerleri yeni kuşaklara aktarmakla yükümlü olan öğretmenlerin, aynı değerleri kullanmaya çalıştıkları için şiddete uğraması; yalnızca eğitim emekçilerine değil, eğitimin kendisine yönelmiş bir saldırıdır.

Demokrasiyi anlatan öğretmenlerin demokratik haklarını kullanamadığı bir ülkede eğitimin niteliğinden söz edilemez. Çünkü güvencesiz öğretmen, yalnızca ekonomik olarak yoksullaştırılmaz; mesleki itibarı da zedelenir” ifadelerini kullandı.

Bu mücadelenin aynı zamanda eğitimin kamusal bir hak olarak kalmasının; çocukların nitelikli eğitime erişebilmesinin; öğretmenlik mesleğinin onurunun korunmasının mücadelesi olduğunu vurgulayan Derdiyok, “Hiçbir baskı, hiçbir abluka, hiçbir gözaltı haklılığın önüne geçemez. Haklı mücadelemizden, dayanışmamızdan ve umudumuzdan vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Derdiyok son olarak taleplerini sıraladı:

  • Gözaltına alınan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır.
  • Öğretmenlere ve ailelerine yönelik şiddetin sorumluları hakkında etkili soruşturma yürütülmelidir.
  • Özel sektör öğretmenlerinin taban maaş hakkı yasal güvence altına alınmalıdır.
  • Mülakat mağduriyetine son verilmelidir.
  • Öğretmenlerin taleplerini birbirine havale eden değil, bu talepleri çözmek için sorumluluk alan bir kamu iradesi derhal ortaya konulmalıdır.
Kaynağa Git

İlgili Haberler