Ana içeriğe geç

Hürmüz Boğazı krizinin kazananı Çin mi?

Hürmüz Boğazı'nda yaşanan krizin en büyük kazananı Çin mi oldu? Washington merkezli stratejik bir danışmanlık şirketi, Hürmüz Boğazı krizine ilişkin dikkat çeken bir rapor yayımladı. Rapora göre, Hürmüz'deki kapanma enerji ithalatına bağımlı Asya ekonomilerini zorladı ancak Çin, enerji çeşitliliği ve acil durum rezervleri sayesinde krizden stratejik avantajla çıktı.

Cnn Türk
16

Washington merkezli stratejik bir danışmanlık şirketi, Hürmüz Boğazı krizinin Asya ekonomilerine etkilerini mercek altına aldı. Rapora göre, enerji tedarikini yıllar öncesinden çeşitlendiren ve stratejik rezervler oluşturan Çin, krizden en avantajlı çıkan ülke konumunda.

Hürmüz Boğazı krizinin kazananı Çin mi

Eski ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Kurt M. Campbell konuyla ilgili, “Japonya, Güney Kore, Hindistan, Çin ve ABD gibi başlıca ekonomilere baktığımızda, Çin'in önceden tampon mekanizmaları oluşturmak, enerji kaynaklarını çeşitlendirmek ve kriz anında işine yarayabilecek kapasite rezervleri oluşturmak için gerekli adımları attığını açıkça gördük. Ve tam da olan bu. Dolayısıyla Çin, nispeten ciddi kapanmalara bile dayanabilecek direnç ve kapasiteye sahip” dedi.

Hürmüz Boğazı krizinin kazananı Çin mi
Ancak raporda, çatışmanın uzaması halinde Çin'in de olumsuz etkilenebileceği belirtiliyor.
Campbell, “Çin şimdilik kazanan konumunda olsa da bu durum devam ederse, Çin de dahil olmak üzere Asya'daki diğer ülkeler, özellikle Endonezya, Filipinler, Güney Kore ve Japonya da zarar görecektir. Bu nedenle bence Çin'in, perde arkasında bu çatışmanın sona ermesini teşvik etme yönünde bazı çıkarları var” diye konuştu.

Hürmüz Boğazı krizinin kazananı Çin mi
Raporda ayrıca, Çin'in krizde uyguladığı diplomatik hamlelere de dikkat çekildi.
Eski Bakan Yardımcısı, “Asya ülkeleri bunu çok açık dile getirmemeye özen gösteriyor. Ancak bence, net bir çıkış stratejisi olmadan bir savaş başlattığı için Amerika Birleşik Devletleri’ni sorumlu tutuyorlar. Çin ise perde arkasında kartlarını çok dikkatli oynadı, müzakereleri teşvik etti ve dikkatli bir arabulucu rolü üstlendi. Bence bu süreçten daha istikrarlı bir aktör olarak görülerek çıkması muhtemel” ifadelerini kullandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler