Ana içeriğe geç

Mersin'den uluslararası başvuru: 'Akdeniz Avrupa’nın plastik çöplüğü değil'

Avrupa'dan "geri dönüşüm" amacıyla Türkiye'ye getirilen plastik atıkların Akdeniz'de yarattığı kirlilik uluslararası platforma taşındı. MERÇED, Barselona Sözleşmesi Sekretaryasına resmî şikâyette bulundu.

Mersin'den uluslararası başvuru: 'Akdeniz Avrupa’nın plastik çöplüğü değil'
Evrensel
16

Avrupa'dan Türkiye'ye "geri dönüşüm" adı altında getirilen plastik atıkların Akdeniz kıyılarında yarattığı çevre tahribatı uluslararası platforma taşındı. Mersin Çevre ve Doğa Derneği (MERÇED), Türkiye'ye ithal edilen plastik atıkların Mersin Körfezi ve Çukurova kıyılarında yol açtığı deniz kirliliği nedeniyle Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) bünyesinde faaliyet yürüten Barselona Sözleşmesi Sekretaryası'na resmî şikayette bulundu.

Plastikler geri dönüşüm tesislerinden denize ulaşıyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan teknik değerlendirmelere göre Mersin Körfezi'nde giderek büyüyen plastik ve mikroplastik kirliliği önemli ölçüde plastik geri dönüşüm tesislerine dayanıyor. Plastik geri dönüşüm tesislerinde ortaya çıkan plastik kırpıntıları ile mikroplastikler, yetersiz filtreleme nedeniyle sulama ve drenaj kanallarına karışıyor. Bu atıklar, drenaj kanalları ve Seyhan Nehri üzerinden denize taşınıyor. Yağışlarla birlikte taşınan plastik parçacıkları deniz yüzeyine ve deniz tabanına yayılırken, zamanla daha da parçalanarak mikroplastik ve nanoplastiklere dönüşüyor. Böylece karada başlayan kirlilik, Akdeniz ekosistemine kadar ulaşıyor ve deniz canlılarından insan sağlığına kadar uzanan zincirleme bir çevre sorununa dönüşüyor.

“Deniz canlılarını ve halk sağlığını tehdit ediyor”

Dernek Başkanı Sabahat Aslan imzasıyla sunulan başvuruda, yıllardır Avrupa ülkelerinden geri dönüşüm amacıyla Türkiye'ye getirilen plastik atıkların önemli bir bölümünün etkin biçimde geri dönüştürülemediğine dikkat çekiliyor. Dilekçede, yetersiz denetim, uygunsuz depolama, açık alanlara döküm ve yasa dışı bertaraf uygulamaları nedeniyle plastik atıkların toprağa, akarsulara ve denize karıştığı ifade edildi. Mersin Körfezi ile Çukurova kıyılarında plastik, mikroplastik ve nanoplastik kirliliğinin alarm verici boyutlara ulaştığı vurgulayan Aslan, sahillerden deniz tabanına kadar uzanan kirliliğin deniz canlılarını, biyolojik çeşitliliği, balıkçılığı, turizmi, gıda güvenliğini ve halk sağlığını tehdit ettiğini ifade etti.

"Kirleten ticaretin yükünü Akdeniz taşıyor"

Şikâyet dilekçesinde, plastik atık ticaretinin çevresel maliyetinin Türkiye ve Akdeniz'e yüklendiğine dikkat çekilerek, geri dönüşüm adı altında sürdürülen ithalatın yeterli çevresel altyapı ve denetim olmaksızın devam etmesinin deniz kirliliğini derinleştirdiği ifade edildi.

Dernek, ortaya çıkan tablonun Barselona Sözleşmesi'nin temel amacı olan Akdeniz'in kirlenmesinin önlenmesi yükümlülüğüyle ve Kara Kökenli Kaynaklardan ve Faaliyetlerden Dolayı Kirlenmeye Karşı Korunması Protokolü (LBS Protokolü) kapsamındaki sorumluluklarla bağdaşmadığını belirtti.

Uluslararası inceleme talebi

MERÇED, Sekretarya'dan başvurunun resmî şikayet olarak kayda alınmasını ve Mersin Körfezi'nde bağımsız bir inceleme süreci başlatılmasını istedi.

Başvuruda ayrıca;

• İthal plastik atıklarla deniz kirliliği arasındaki ilişkinin araştırılması,

• Türkiye'nin plastik atık kaynaklı deniz kirliliğini önlemek amacıyla aldığı önlemler hakkında bilgi istenmesi,

• Plastik atık yönetiminde izleme, denetim ve yaptırım mekanizmalarının güçlendirilmesinin teşvik edilmesi,

• Kirlenen kıyıların temizlenmesi ve ekolojik restorasyon çalışmalarının desteklenmesi,

• Gerekli görülmesi halinde konunun Barselona Sözleşmesi'nin uyum mekanizmalarına taşınması,

• Akdeniz'e yönelik kontrolsüz plastik atık hareketlerinin taraf ülkelerin gündemine alınması talep edildi. (Evresnel)

Kaynağa Git

İlgili Haberler