Sivas'ın Koyulhisar ilçesinde meydana gelen kene ısırması (Kırım Kongo Kanamalı Ateşi - KKKA) vakası maalesef ölümle sonuçlandı.
Hastaneye Sevk ve Tedavi Süreci Edinilen bilgilere göre, hastalık süreci ve sonrasındaki gelişmeler şu şekilde yaşandı:
Koyulhisar ilçesine bağlı Çaylı köyünde ikamet eden, evli ve 3 çocuk babası L.S., bir süre önce aniden rahatsızlanarak ilçe hastanesine başvurdu.
Geçimini hayvancılıkla sağlayan L.S.'in durumu ağırlaşınca, doktorlar tarafından Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) şüphesi değerlendirilerek vakit kaybetmeden Sivas il merkezindeki hastaneye sevk edildi.
Hastanede KKKA teşhisi ve şüphesiyle tedavi altına alınan hasta, yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen gece saatlerinde yaşam mücadelesini kaybetti. L.S.'in cenazesi, defnedilmek üzere memleketi Çaylı köyüne gönderildi.
Kene Vakalarında Bilanço Ağırlaşıyor
L.S.'in vefatı, bölgedeki halk sağlığı istatistiklerini de yeniden gündeme getirdi. Resmi kayıtlara göre bu son olayla birlikte, bulunduğumuz yıl içerisinde kene ısırması ve KKKA hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 5'e yükselmiş oldu. Uzmanlar, özellikle kırsal kesimlerde tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşların kene riskine karşı maksimum düzeyde tedbirli olmaları gerektiğinin altını çiziyor.
Kırım Kongo Kanamalı Hastalığı'nın belirtileri nelerdir?
Kırım Kongo kanamalı ateşinin belirtiler ise şöyle sıralandı;
Kenenin ısırmasından sonra 1-3 gün (en fazla 9 gün) içinde, hastalıklı kana/sıvıya temas sonrası ise 5-6 gün (en fazla 13 gün) içinde başlar.
Ani başlayan ateş, şiddetli baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal şikayetler arasındadır.
İlerleyen günlerde ise burun, diş eti, cilt altı kanamaları, idrarda ve dışkıda kan, deride morarma, karaciğer ve böbrek yetmezliği gelişebilir.
Geç tanı koyulursa ölüm ihtimali artar. Ne yazık ki tedavi için özel bir ilacı yoktur.
Hekim, hastanın durumuna göre tedaviyi düzenler. Bu nedenle hastalıktan korunmak çok önemlidir.
Hastalıktan Nasıl Korunulur?
Pikniğe/tarlaya giderken uzun kollu kıyafet, pantolon ve çizme/tulum giyilmelidir. Pantolon paçaları çorap içine sokulmalıdır.
Kene bulunan yerlerden dönüldüğünde kulak arkası, koltuk altları, kasıklar ve diz arkası dâhil tüm vücut kontrol edilmelidir. Kene varsa keneyi ezmeden, döndürmeden, cımbız veya eldivenle çıkarılmalıdır.
Eğer çıkarılamıyorsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kene çıkarıldıktan sonra o bölge antiseptikle (kolonya örneğin) temizlenmelidir. Kenelerin üzerine sigara basmak, kolonya veya gaz yağı gibi maddeler dökmek; kenenin kasılmasına ve taşıdığı mikropları vücuda aktarmasına neden olabileceğinden, bu tür uygulamalardan kesinlikle kaçınılmalıdır.
Hayvanların kanıyla veya dokusuyla direkt temastan kaçınılmalıdır. Kene teması sonrasındaki 10 gün içinde ateş, kas ağrısı, kanama gibi şikayetler gelişirse mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Sağlık çalışanına kene teması mutlaka söylenmelidir.
Kene fark edildiğinde: En kısa sürede en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı.
Kıyafet seçimi: Kırsal alana çıkarken açık renkli, kapalı kıyafetler tercih edilmeli; pantolon paçaları çorap içine alınmalı.
Hayvan teması sonrası: Özellikle meralardan dönen hayvanlarla temas eden kişilerin dikkatli olması, üzerlerini kontrol etmesi öneriliyor.
Kene kontrolü: Doğa yürüyüşleri, piknik veya hayvan otlatma sonrası vücut dikkatlice kontrol edilmeli".
İHA