Ana içeriğe geç

CHP krizinde yeni perde! Kurultay hamlesi ne anlatıyor? ‘Üç kritik aşama var’

CHP’de mutlak butlan kararının ardından başlayan iç hesaplaşma, istifa ve disiplin hamleleriyle yeni bir eşiğe taşındı. Parti Meclisi’nde yaşanan kritik istifalar kurultay zorunluluğu tartışmasını alevlendirirken gözler hukuki eşiklere çevrildi. Karşılıklı hamleler ve sert açıklamalar, parti içinde geri dönüşü zor bir sürecin işaretlerini veriyor. Şimdi herkesin sorduğu soru ise aynı: CHP’de düğümü kim, nasıl çözecek? İşte kritik detaylar…

CHP krizinde yeni perde! Kurultay hamlesi ne anlatıyor? ‘Üç kritik aşama var’
Hürriyet
16

Mayıs ayında verilen mutlak butlan kararının ardından CHP’de başlayan iç gerilim, gün geçtikçe daha da tırmanarak devam ediyor. Hatta geçtiğimiz günlerde Genel Kurul’da kimin söz alacağına ilişkin tartışmalar, parti içindeki tansiyonu önemli ölçüde yükseltmişti. Kemal Kılıçdaroğlu, yaşanan gelişmelerin ardından toplantının Genel Merkez’de yapılmasına karar verirken, burada yaptığı konuşmada sert mesajlar vermiş “ihraç” vurgusunda bulunmuştu.

Ardından da Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen yönetim, dün aldığı kararla Özgür Özel’e yakın 9 ismi disipline sevk etti. Söz konusu karar, CHP içinde yaşanan ayrışmanın daha da derinleştiği şeklinde yorumlandı.
ÖZGÜR ÖZEL CEPHESİNDEN ALINAN İSTİFA KARARLARI KAFALARI KARIŞTIRDI

Bugün ise CHP'de yapılacağı duyurulan Parti Meclisi (PM) toplantısı öncesinde kritik bir gelişme yaşandı, Özgür Özel’e yakın olduğu değerlendirilen üyeler istifa etti. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özel cephesinden yapılan bilgilendirmede, “Cumhuriyet Halk Partisi’nde mutlak butlan kararıyla göreve döndürülen Parti Meclisi’nin 57 üyesinden 28'i istifa etti” denildi.
Özel ve destekçileri bu yolla partiyi olağanüstü kurultaya gitmeye zorlamak istiyor. Yapılan bilgilendirmede, “PM üye sayısının, üye tam sayısının 3’te 2’sinin (40'ın) altına düşmesi durumunda 45 gün içinde kurultaya gidilmesinin zorunlu olduğu” kaydedildi. CHP Tüzüğü’nün 24'üncü maddesinde bu yönde bir düzenleme yer aldığının altı çizildi.

Özgür Özel cephesinin kurultay çağrılarının ardından Kılıçdaroğlu kanadından da dikkat çeken bir açıklama geldi. CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Parti Meclisi’nin istifalara rağmen çalışmalarını sürdüreceğini belirterek, “Parti Meclisi istifalara rağmen yine de toplanacak” dedi.
Peki, alınan istifa kararı sonrası şimdi neler olacak? Konuyu Avukat Mehmet Genç ile dört soruda mercek altına aldık.

Mehmet Genç: Parti Meclisi’nde (PM) yaşanan toplu istifalar neticesinde üye sayısının üye tam sayısının 2/3'ünün altına düşmesi durumunda olağanüstü kurultay çağrısı hukuken tamamen otomatik olarak doğar. Bu aşamada hiçbir parti organının, Genel Başkan’ın ya da Merkez Yönetim Kurulu’nun (MYK) herhangi bir yorum, erteleme ya da takdir yetkisi bulunmuyor.
CHP Tüzüğü’nün ‘Görevin Boşalması’ başlıklı 24. maddesinin 3. fıkrası bu durumu net ve emredici bir hükme bağlamış. Tüzük maddesi aynen; “Yedeklerin de getirilmesinden sonra, Parti Meclisi üye sayısı üye tam sayısının üçte ikisinin altına düşerse; Genel Başkan kırk beş (45) gün içinde kurultayı toplantıya çağırır” der. Hukuk dilinde yer alan bu kesin ifade, şartlar oluştuğu an (örneğin son gelişmedeki gibi 28 üyenin toplu istifasıyla PM sayısının kritik eşik olan 40'ın altına inmesiyle) 45 günlük sürenin bir tercih değil, bağlayıcı hukuki bir zorunluluk olarak kendiliğinden işlemeye başlayacağını söyler. Kısacası süreç otomatik işler, yorum alanı kapalı.

'HUKUKEN BİR ZORUNLULUK'
2- Parti hakkında alınmış bir tedbir kararı da var. Böyle bir hukuki ve siyasi zeminde kurultay yapılması mümkün mü?

Mehmet Genç: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin, Özgür Özel yönetiminin seçildiği 38. Olağan Kurultay hakkında verdiği mutlak butlan kararı, şüphesiz ki doğrudan kurultay sonucu hakkında verilmiş bir ihtiyati tedbir kararı. Mahkeme bu kurumsal tedbir kararıyla, seçilmiş mevcut yönetimi uzaklaştırmış ve yerine geçici olarak Kemal Kılıçdaroğlu ile eski Parti Meclisi (PM) üyelerini yetkilendirdi. Bu tedbire karşı yeni bir olağanüstü kurultayın toplanmama ihtimali sadece hukuken mümkün değil, aynı zamanda bir zorunluluk.

Mehmet Genç: Hayır, kurultay kararını veya takvimini belirleyecek makam Kemal Kılıçdaroğlu veya mevcut MYK değil. Yaşanan toplu istifa hamlesiyle birlikte tüzük uyarınca hem Parti Meclisi hem de onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) resmen düşmüş durumda. Kemal Kılıçdaroğlu bu aşamada kurultaya karar veren değil, tüzüğün emrettiği takvimi fiziken imzalamak ve yürütmekle görevli olan bir uygulayıcı konumunda.
Kurultaya gidilirken geçilecek aşamalar şunlar:
1- Düşmenin tespiti: İstifa dilekçelerinin verilmesiyle PM üye sayısının 2/3'ün (40 üyenin) altına düştüğü resmî tutanakla tespit edilir.
2- Çağrı ve ilan: Tüzük Madde 24/3 gereği Genel Başkan, bu tespitten itibaren en geç 45 gün içinde olağanüstü kurultayı toplantıya çağırır. Kurultay Yönetmeliği (Madde 5) uyarınca kurultayın yeri, günü, saati ve gündemi en az 15 gün önce delegelere ve ilgililere ilan edilir.
3- Gündem ve seçim: Olağanüstü kurultaylarda normalde sadece çağrı gerekçesi görüşülür ancak organların düşmesi durumu söz konusu olduğu için gündeme doğrudan seçim maddesi konulur. Delege tam sayısının salt çoğunluğuyla açılan kurultayda, gizli oy ve açık tasnif usulüyle yeni Genel Başkan ve Parti Meclisi seçilerek kriz sonlandırılır.

Mehmet Genç: İlgili mevzuat çerçevesinde parti içi muhalefet veya sürece itiraz etmek isteyen taraflar yargı yoluna başvurabilir. Karşı taraf, PM’deki istifaların usulsüz olduğunu, imzalarda sakatlık bulunduğunu veya 2/3 oranının aslında düşmediğini iddia ederek mahkemeye başvurabilir ve mahkemeden 'kurultay sürecinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı' talep ederek süreci zorlayabilir. Aynı şekilde şikayette bulunarak inceleme isteyebilirler.

Bu sürece karşı atılabilecek adımlar:

1- İstifa eden PM üyelerinin dilekçelerinin noter kanalıyla veya genel sekreterliğe ıslak imzalı/alındı belgeli olarak eksiksiz, kusursuz teslim edilmesi şart.
2- Olası bir dava açıldığında, partinin hukukçuları organ yokluğu durumunda kurultaya gitmenin bir zorunluluk olduğunu, delege iradesinin yargı eliyle kilitlenemeyeceğini belirterek tedbir talebini reddettirmeye çalışabilirler.
3- Eğer mahkeme süreçleri suiistimal edilerek PM üzerinden kurultaya gitme hamlesi kilitlenirse; karşı hamle olarak CHP Tüzüğü’nün 48. maddesi işletilebilir. Kurultay üye tam sayısının salt çoğunluğunun noter onaylı imzası toplanarak, mahkeme tartışmalarından ve PM'deki sayı krizlerinden tamamen bağımsız, doğrudan delegenin meşru iradesine dayanan yeni bir Olağanüstü Seçimli Kurultay süreci başlatılabilir.

Kaynağa Git

İlgili Haberler