Ana içeriğe geç

İçişleri Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, "Kaymakamlara Yönelik Hizmet İçi Eğitim Semineri"nde konuştu

İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, "Mülki idare amirliği sadece bir meslek, bir unvan yahut bir kariyer basamağı değildir. Bu makam sadra şifa olma, derde deva olma makamıdır. Çünkü biliyoruz ki insanı merkezine almayan, vatandaşıyla hemhal olamayan, onun derdi ile dertlenmeyen hiçbir idari yapı da kalıcı olamamaktadır." dedi.

İçişleri Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, "Kaymakamlara Yönelik Hizmet İçi Eğitim Semineri"nde konuştu
Hürriyet
16

İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, Erzurum'da Hizmet İçi Eğitim Merkezi'nde düzenlenen "Kaymakamlara Yönelik Hizmet İçi Eğitim Semineri"nin kapanış toplantısında mülki idare amirlerine yaptığı konuşmada, Şeyh Edebali'nin ​​​​​​​"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın." yaklaşımının önemini anlattı.

Osmanlı devlet felsefesinde önemli etkisi bulunan Kınalızade Ali Efendi'nin "Daire-i Adliye" eserindeki "Devlet ordusuyla, ordusu hazinesiyle, hazinesi ise halkın üretimi ve huzuruyla ayakta kalır. Fakat o çemberin dönüp dolaşıp bağlandığı, halkı devlete sadakatle kenetleyen yegane harç, yine adaletin ta kendisidir." sözlerini aktaran Yiğitbaşı, adil yönetim vurgusu yaptı.​​​​​​​

İdarecilerin adalet anlayışına ilişkin Yiğitbaşı, şöyle devam etti:

"Bilirsiniz ki içi boş başakların kafası dik olur. Ancak içi taneyle, cevherle ve nitelikle, nimetle dolu olan başaklar boynunu yani yüzü her zaman toprağa döner. Tıpkı halkına, vatandaşına dönük olan bizler ve idarecilerimiz gibi. Eğer adaleti, huzuru ve güveni kalplerde ve sokaklarda tesis edemezsek geriye kalan sadece bürokratik işlemler yığınından ibaret olmuş olur.

Mülki idare amirliği sadece bir meslek, bir unvan yahut bir kariyer basamağı değildir. Bu makam sadra şifa olma, derde deva olma makamıdır. Çünkü biliyoruz ki insanı merkezine almayan, vatandaşıyla hemhal olamayan, onun derdi ile dertlenmeyen hiçbir idari yapı da kalıcı olamamaktadır. Kanunlar ve mevzuatlar ancak mülki amirin şefkatiyle ve adaletle duruşuyla birleştiğinde topluma hayat veren birer can suyuna dönüşür. İşte bu yüzden sizlerin sahada atacağı her adım, vatandaşımıza uzatacağı her el o kurucu iradenin ve devletimizin sarsılmaz vakarının sahadaki en somut tecellisi olmaktadır."

Kendisinin de bir kaymakam çocuğu olduğunu hatırlatan Yiğitbaşı, mesleğin insan hayatındaki dokunuşlarını aktardı.

Yiğitbaşı, "Kaymakamlarımız sadece idari hiyerarşinin bir parçası ya da yasal rasyonel bir otorite aygıtı değil, kaymakamlığımız bölgesindeki toplumsal dengelerin koruyucusu, dezavantajlı grupların sığınağı ve devlet-vatandaş arasındaki aidiyet bağının baş mimarıdır." dedi.

Yiğitbaşı, seminerin diğer bölgelerde de devam edeceğini bildirdi.

MÜLKİ İDARE AMİRLERİNİN SOSYAL MEDYA KULLANIMLARINA İLİŞKİN REHBER HAZIRLANDI

Dezenformasyonla mücadelenin önemine dikkati çeken Yiğitbaşı, "Mülki idare amirlerimizin sosyal medya kullanımlarıyla ilgili bir çalışma yapıyoruz. Bir rehber hazırladık. O rehberimizin de son rötuşlarını tamamlayarak en kısa zamanda paylaşacağız." dedi.

Seminerin gerçekleşmesinde emeği geçenlere de teşekkür eden Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, "Temel hedefimiz bu güzide şehirde üretilen bu nitelikli bilgiyi, bilimi ve güncellenen vizyonu üzerine sizlerin daha da katarak görev yerlerinize taşımaktır." şeklinde konuştu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler