Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) bünyesindeki Soma Işıklar Maden Ocağı, rödovans ve devir adı altında hülle yoluyla özelleştiriliyor. TKİ’ye ait bir işletme devir adı altında özel bir şirkete devredilirken, madende çalışan 1361 işçinin akıbetinin ise ne olacağı belli değil. Soma’da özelleştirmenin sonuçları 301 madencinin can verdiği işçi katliamıyla ortaya çıkmış, işçilerin daha fazla kar için canları hiçe sayılarak baskıyla çalıştırıldığı belirlenmişti. Yeni özelleştirme kararı ise Soma’da bu düzende ısrar edildiğini ortaya koydu.
Edinilen bilgilere göre, TKİ'nin iştiraki olan Yeni Anadolu Madencilik tarafından işletilen Işıklar sahası, yatırım ve teknik nedenler ileri sürülerek TKİ'ye geri iade edildi. TKİ ise Yeni Anadolu Madencilik’in "bu sahayı çalıştıramayacağını" bildirimi üzerine, maden ruhsatını Soma Kartal Kömür İşletmeleri (Kartal Madencilik) firmasına devretti. Bu devir işlemiyle birlikte sahada bir nevi özelleştirme süreci hayata geçirilmiş oldu. Zira yüzde 16 hissesi TKİ’yi ait olduğu için TKİ’nin iştiraki sayılan, ihalesiz olarak rödovans yoluyla Yeni Anadolu AŞ.’ye devredilen Işıklar Maden Ocağı, şeffaflıktan uzak bir şekilde yine ihalesiz olarak Yeni Anadolu A.Ş üzerinden şimdi başka bir firmaya devrediliyor.
1361 işçinin sözleşmesi feshedildi
Yeni Anadolu Madencilik 9 Temmuz itibarıyla sahada görev yapan aralarında mühendis, işçi, şoför ve tekniklerin de bulunduğu toplam 1361 çalışanı iş sözleşmesinin feshedileceğini duyurdu.
Şirket yönetimi tarafından yapılan resmi açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Sürecin mevzuata uygun ve mesai arkadaşlarımızın haklarını koruyacak şekilde yürütüleceğini bildiririz. İş sözleşmesinin sonlandırılmasına ilişkin bildirimler yazılı olarak yapılacaktır. Fesih tarihinden sonra gönüllülük esasına göre alacak görüşmeleri gerçekleştirilecek olup, haklarınızın arabuluculuk süreci sonunda ilam niteliğindeki belgeye bağlanması sağlanacaktır."
Şirketin muhasebe müdürü işçilere yaptığı açıklamada, fesih sözleşmelerini imzalamalarını istedi. Kıdem ve ihbar tazminatlarının hesaplanacağını, arabuluculuk sürecinin ardından işçi alacaklarının temmuz sonuna kadar ödenebileceğini ileri sürdü.
Fesih evraklarını imzalaması istenen işçiler, tazminat ve haklarının zamanında ödenip ödenmeyeceği konusunda endişeli. Maden sahasını 2019 yılında devralan Yeni Anadolu A.Ş’nin o günden bu yana üretime ve sahaya ciddi bir yatırım yapmadığını, gerekli malzemeleri almadığını ve üretime yönelmediğini ifade eden işçiler daha önce de ödenmeyen, geciktirilen ücretlerini eylem yaparak alabilmişti. Son sözleşmede işçilere yüzde 12 gibi düşük bir zam dayatılmıştı. İşçiler şimdi işsizlik riskiyle yüz yüze.
Madende örgütlü T. Maden- İş Soma 1'Nolu Şube Başkanı Rıza Sal’ın gazetemize verdiği bilgiye göre Yeni Anadolu Madencilik Ankara’da Soma Kartal Kömür İşletmeleri ile masaya oturdu. T. Maden-İş, şirket yetkililerinin işçilere "devamlılık" sözü verdiğini ve TKİ ile yapılan eski protokollerin geçerli kılınmasını istedikleri belirtilse de işçiler geleceklerinden endişeli. Madende bir yılı dolmayan işçiler de işten çıkarılmaları durumunda tazminat alamayacak.
Tazminatları kim ödeyecek?
Muhasebe müdürü ödemelerin TKİ tarafından üstlenileceğini iddia etse de Yeni Anadolu Madencilik’in resmi yazısında TKİ’nin ödeme yapacağına dair bir ibare bulunmuyor. Ancak TKİ hem ana ruhsat sahibi hem de şirketin hissedarı olması sebebiyle hukuken müteselsilen sorumluluğu bulunuyor.
Kanun ‘asıl iş devredilemez" diyor, TKİ taşeronlaştırıyor
Türkiye Kömür İşletmeleri’nin (TKİ) rödovans ve hizmet alımı gibi yöntemlerle asıl işini taşeronlaştırması, Soma kömür havzasında faaliyet gösteren özel şirketlerin "zarar ediyoruz" gerekçesiyle sahalardan çekilmesi, çok sayıda maden işçisini işsizlik ve güvencesizlik tehdidiyle karşı karşıya bırakıyor. İhalesiz devirler ve şeffaf olmayan yöntemlerle maden sahalarının el değiştirmesi hem işçilerin alacaklarının ödenmemesine hem de iş cinayetlerine davetiye çıkarıyor.
4857 sayılı İş Kanunu’na göre asıl iş teknolojik zorunluluklar dışında taşeronlaştırılamaz. Ancak TKİ sadece Soma'da değil, ülke genelindeki ruhsatlı sahalarında asıl işini hizmet alımı yoluyla üçüncü şahıslara devrediyor. Türkiye Kömür İşletmeleri’nin, kuruluş amaçları ve hedefleri doğrultusunda bu işleri kendi imkanlarıyla gerçekleştirmesi gerekirken, hizmet alımı yöntemiyle taşeronlaştırmaya gitmesi bugün Soma Havzası’nda yaşanan sorunların temel kaynağı.
Kâr baskısıyla "Hadi hadi" çalışma düzeni, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği nedeniyle 301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma A.Ş.’ye ait ocak da TKİ’nin bir sahasıydı ve hizmet alımı yoluyla bu şirkete devredilmişti.
‘Kamucu politikalarla işletilmeli’
Maden işçileri, madenlerde rödovans ve taşeron sistemine derhal son verilmesi çağrısı yapıyor. Çözümün sadece kağıt üstünde bir "kamulaştırma" olmaması gerektiğine, buralardan elde edilecek gelirlerin yine halkın ve işçinin yararına kullanılması gerektiğini ifade ediyor. Gazetemize konuşan bir maden işçisi, "Mevcut sistem içerisinde kamunun madenleri işletmesi durumunda bile elde edilen gelirler hazineye gitmekte, oradan da şirketlere teşvik veya vergi indirimi olarak geri dönmektedir. Bu nedenle çözüm; kamucu politikalarla, kamucu bir anlayış doğrultusunda madenlerin doğrudan kamu eliyle işletilmesidir. TKİ, asıl işini taşerona devretmekten vazgeçmeli ve üretimi kendisi üstlenmelidir." diyor.