Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun Yeni Parti’sinin tüzük ve programı yayınlandı. Dün akşam saatlerinde partinin internet sitesinden paylaşılan tüzüğün 65 madde, programın 41 sayfa 5 bölümden oluştuğu görüldü. Programda fazla renk verilmemeye çalışılsa da “Siyasal anlayışımız sosyal demokrat değerlerden beslenir.” denildi. Batıcı dil ve kavramlar öne çıktı.
Yeni Parti’nin, Kopenhag Kriterleri arasında yer alan ve Türkiye’nin çekince koyduğu, üniter yapıyı zayıflatarak federal sistemin önünü açacak “Avrupa Birliği Yerel Yönetimler Özerklik Şartı” için “Tam olarak uygulanacaktır.” vaadi dikkat çekti.
GÖSTERMELİK ALTI OK VURGUSU
Yeni Parti, siyasi taahhütlerini içeren parti programını “Ortak Gelecek için Yeni Parti Programı” başlığı ve “Bu kara düzeni değiştireceğiz” sloganıyla duyurdu. Altı Ok’un göstermelik olarak yerleştirildiği programda “Siyasal anlayışımız; emeği koruyan, adaleti ve dayanışmayı güçlendiren, insan haklarını güvence altına alan, sosyal devlet ve katılımcı demokrasiye dayanan çağdaş sosyal demokrat değerlerden beslenir.” ifadeleri kullanıldı.
Altı Ok’un “ilerici özü” üzerinden sürekli yenilenme hedefleri doğrultusunda benimsendiği iddia edildi.
BATI TERİMLERİ HAKİM
“Düşünsel Temellerimiz ve Siyasi Kimliğimiz” bölümünde yer alan “Partimiz, bir korkunun, bir zorunluluğun veya geçici bir siyasi hesabın ürünü değildir.” cümlesiyle Yeni Parti’nin önceden tasarlanmış ve uzun ömürlü olmayı hedefleyecek bir oluşum olduğu vurgulandı.
Metinde fazla ayrıntıya girmeyen ve herkesin kabul edebileceği yüzeysel hususlar üzerinde durulsa da “Aktif yurttaşlık”, “Eşit yurttaşlık”, “Çoğulcu demokrasi”, “Cinsiyet yönelimi”, “Toplumsal cinsiyet” gibi Batı terimleri çokça geçirildi.
TÜRK MİLLETİ İÇİN YENİ TANIM
Özel ve İmamoğlu ekibi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) için hazırladıkları program taslağında “Türk milleti” ifadesini bir kere bile kullanmamış, kamuoyu tepkileri üzerine oylama sırasında gündeme alarak bir cümle içinde yer vermişlerdi. Aynı çizgi Yeni Parti programında da sürdürüldü.
Genel olarak kimliksiz bir “millet” ve “halk” tanımlamasının yapıldığı programda “Cumhuriyetimize yurttaşlık bağıyla bağlı olan herkes eşittir. Türk milleti bu anlayışla tanımlanır.” denildi.
FEDERASYONUN ZEMİNİNE AÇIK DESTEK
Yeni Parti’nin programında Türkiye’nin millî devlet niteliğini zayıflatacak Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nı tamamen uygulayacağını taahhüt etmesi göz çarptı. Türkiye, üniter yapıyı hukuken delmeye ve federal sisteme zemin hazırlayan Avrupa Konseyi şartının 10 maddesine çekince koymuştu.
Daha önce çok kez Avrupa Birliği (AB)’ne tam üyelik için gerekeni yapma sözü veren Özgür Özel hiç bir zaman bu şartı ağzına almamıştı. Yeni Parti programına açıkça “Yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliği güçlendirilecektir. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı tam olarak uygulanacaktır.” yazıldı. Benzer ifadeler 2011’den sonra CHP programına da girmişti.
‘ANA DİL HAKTIR’
“Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve evrensel insan hakları standartları eksiksiz uygulanacaktır.” diye bildirildi.
Terörle Mücadele Kanunu için “Şiddetle doğrudan bağlantısı olmayan düşünce açıklamalarını cezalandırmayacak şekilde değiştirilecektir.” yaklaşımı sergilendi.
Ayrımcılığa karşı olunduğu belirtilen programda Kürt meselesine ilişkin görüşler “Toplumsal sorunların eşit yurttaşlık temelinde çözümü için demokratikleşme bir gerekliliktir. Ana dil haktır. Bu yaklaşımla tüm yurttaşların ana dilini öğrenme, kullanma ve geliştirme hakkı sağlanacaktır.” cümleleriyle dile getirildi.
AB VE NATO HEDEFLERİ
“Yeşil ve mor dönüşüm” planlarının da anlatıldığı metinde “AB’ye tam üyelik”, “NATO’da etkinlik arttırma” hedeflerinin altı çizildi. Rusya ve Çin ile eşitlik temelinde ilişki kurulacağı aktarıldı:
“Çok boyutlu, barışçıl ve ulusal çıkar odaklı bir dış politika izlenecektir. Avrupa Birliği (AB) üyelik süreci hızlandırılacaktır. AB üyeliği için gerekli demokratik reformlar hayata geçirilecektir. AB ile Gümrük Birliği Anlaşması güncellenecektir. Ülkemizin Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği, AGİT ve NATO'daki etkinliği artırılacaktır. Rusya, Çin ve diğer ülkelerle dengeli ve eşitlik temelinde ilişkiler geliştirilecektir. Birleşmiş Milletler, Türk Devletleri Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı'ndaki etkinlik güçlendirilecektir.”
Öte yandan programın Selin Sayek Böke koordinasyonunda yazıldığı öğrenildi.