Petrol, Orta Doğu’da çatışmaların sürmesi ve henüz bir anlaşmaya varılamamasına rağmen sakin seyrediyor. Brent fiyatı 92,25 dolara yakın ‘yatay’ kalırken; bir yandan ‘anlaşma iyimserliği’ de devam ediyor. Petrolü frenleyen 4 ana sebep ise şöyle sıralanıyor: Çin’in günlük ithalatının yaklaşık 5 milyon varil azalması, ABD’nin petrol ihracatının rekor kırması, Körfez’de boru hatlarının devreye girmesi ve stratejik rezervlerden gelen destek…
TÜRKİYE GAZETESİ/Ekonomi Servisi- Küresel piyasalarda Orta Doğu ana gündem maddesi olarak önemini korurken; son 1 haftalık süreçte İsrail-Lübnan, İsrail-İran ve dün de ABD-İran çatışmaları, “ateşkes” ve “anlaşma” beklentileri üzerinde riskleri artırdı.
Buna karşılık petrol fiyatlarında ciddi bir hareketlilik gözlemlemiyor. Brent petrolün varil fiyatı 92,25 dolara yakın sakin seyrini sürdürüyor.
Hürmüz Boğazı kapalı kalmaya devam etse de son dönemde geçişlerin artmaya başlaması, ABD tarafından gelen iyimser açıklamalar ve dolar endeksi ile ABD tahvil getirilerinin yükselmesinin emtialar üzerinde baskı oluşturması, petroldeki “sakinliğe” gerekçe olarak gösteriliyor.
Ancak petrol piyasalarını destekleyen 4 ana unsura da dikkat çekiliyor.
1-ÇİN’İN TALEBİ AZALDI
Küresel piyasanın en büyük alıcılarından biri olan Çin'in deniz yoluyla ham petrol ithalatı son 10 yılın en düşük seviyelerine geriledi. Ülkenin dış piyasadan alım yapmak yerine kendi stoklarını kullanmaya yönelmesi, küresel piyasadan daha az petrol çekmesini sağladı ve fiyat artışını sınırladı.
Çin'in deniz yoluyla ham petrol ithalatı Şubat 2026'da günlük 11,39 milyon varil seviyesinde bulunuyordu. Nisanda bu rakam 8,10 milyon varile ve mayısta da yaklaşık 6,4 milyon varile geriledi. Savaş öncesine göre Çin’in ithalatında günlük bazda yaklaşık 5 milyon varillik düşüş gözlemlendi. Bu da Hürmüz’den geçen petrolün yaklaşık %25’ine denk geldi.
2-ABD’NİN İHRACATI ARTTI
Bu arada ABD'nin petrol ihracatında kayda değer artış yaşandı. Orta Doğu kaynaklı arz riski artarken, ABD ham petrolü küresel piyasa için önemli bir alternatif oldu. Ülkenin ihracatı nisanda günlük bazda 6,44 milyon varile çıktı. Özellikle Avrupa ve Asya'nın ihtiyacını yumuşatan bu miktar, rekor seviyelere işaret etti. ABD’nin günlük petrol ihracatı savaş öncesi dönemde 3,5-4,0 milyon varil civarında seyrediyordu.
Körfez’de Hürmüz’ü aradan çıkaran boru hatlarının daha fazla devreye girmesi de petrol fiyatlarını dizginledi. Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı boru hattı ve BAE'nin Habshan-Fujairah hattı, Hürmüz Boğazı'nın yerini tamamen alamasa da fiziki bir tampon oluşturdu ve kritik su yolunu kısmi de olsa “bypass” etti. Her iki boru hattından günlük petrol akşının 3,5-5,5 milyon varil bandında gerçekleştiği belirtiliyor.
Stratejik rezervlerin de devreye alınması da petroldeki arz açığını bir miktar kapattı. Savaşın başlangıcından bu yana “gözlemlenebilir” küresel petrol stokları yaklaşık 246 milyon varil azaldı. Bu rakam günlük bazda 4 milyon varil civarında stok kullanımına işaret etti. Bir başka ifade ile “Hürmüz’den geçemeyen” petrolün %20’si kadarı stoklardan karşılanmış oldu.