Çin Uluslararası Basın İletişim Merkezi (CIPCC) programına katıldık. Program çerçevesinde, Çin’in ekonomik, kültürel ve teknolojik açıdan en önemli eyaletlerinden biri olan Sichuan’ı ziyaret ettik. Yaklaşık 80 milyonluk nüfusu, güçlü sanayi altyapısı ve köklü kültürel mirasıyla öne çıkan Sichuan, son yıllarda Çin’in kalkınma hamlesinin önemli merkezlerinden biri haline geldi. Dev panda araştırma merkezlerinden yüksek teknoloji şirketlerine, tarihi çayhanelerden modern limanlara uzanan ziyaretlerimiz boyunca, eyaletin geleneksel değerlerini korurken aynı zamanda teknoloji, üretim ve ulaştırma alanlarında nasıl hızla geliştiğini yakından gözlemleme fırsatı bulduk.

PEKİN'DEN CHENGDU'YA...
Yaklaşık 3 saat süren uçuşun ardından Sichuan eyaletinin başkenti Chengdu'ya varıyoruz. Çin'in batısındaki en önemli merkezlerden biri olan şehir, bir yanda asırlık çayhaneleri ve sakin yaşam kültürüyle öne çıkarken, diğer yanda yüksek teknoloji şirketleri, modern ulaşım ağı ve hızla gelişen ekonomisiyle dikkat çekiyor.
PENGZHEN'İN YÜZ YILLIK ÇAY EVİNDE
İlk durağımız, Chengdu'nun Shuangliu bölgesindeki Pengzhen Tarihi Çay Evi oluyor. Daha girişte bölge halkının sıcak ilgisiyle karşılaşıyoruz. Özellikle yaşlı ziyaretçiler merakla yanımıza geliyor, sohbet etmek istiyor ve bizimle fotoğraf çektirmek için sıraya giriyor. Çay evinin müdavimleri için burası sadece çay içilen bir yer değil, aynı zamanda günlük yaşamın önemli bir parçası.

Yüz yılı aşkın geçmişe sahip olan çay evi, Sichuan'da geleneksel toprak ocaklarını koruyan nadir mekânlardan biri olarak biliniyor. Beyaz duvarları, gri kiremitleri ve ahşap yapısıyla geçmişten bugüne uzanan bir atmosfer sunan yapı, 2024 yılında UNESCO Asya-Pasifik Kültürel Miras Koruma Ödülü'ne layık görülmüş.

Sabahın erken saatlerinden itibaren çay evi dolmaya başlıyor. Bölge sakinleri burada çaylarını yudumluyor, sohbet ediyor, gazete okuyor ve günün ilk saatlerini birlikte geçiriyor. Bir fincan çayın etrafında şekillenen bu kültür, Chengdu'nun sakin yaşam anlayışını ve Sichuan'ın köklü geleneklerini yakından görmek için eşsiz bir fırsat sunuyor.

BİR SANİYEDE DEĞİŞEN YÜZLER: YÜZYILLARDIR YAŞAYAN GELENEK
Sichuan eyaletindeki Pengzhen Tarihi Çay Evi ziyaretimiz sırasında, bölgenin en etkileyici kültürel miraslarından biri olan maske değiştirme gösterisini izleme fırsatı buluyoruz. Geleneksel Sichuan Operası'nın önemli bir parçası olan bu gösteride sanatçı, göz açıp kapayıncaya kadar maskelerini değiştiriyor ve izleyenleri büyülüyor. Nasıl yapıldığını anlamaya çalışsak da her değişim bir öncekinden daha şaşırtıcı oluyor. Tarihi çay evinin otantik atmosferinde sergilenen bu performans, sadece bir gösteri değil, aynı zamanda yüzlerce yıllık Çin kültürünün canlı bir yansımasıydı. Bizim için gezinin en unutulmaz anlarından biri oldu ve hepimizi derinden etkiledi.

ÇİN'İN ULUSAL SİMGESİ PANDALARIN EVİNDE
İkinci durağımız, Çin'in ulusal simgesi olarak kabul edilen dev pandalara ev sahipliği yapan Chengdu Dev Panda Araştırma ve Yetiştirme Üssü oldu. Chengdu'nun kuzeyindeki geniş bir alana kurulan merkez, yalnızca bir ziyaret noktası değil, aynı zamanda dünyanın en önemli panda koruma ve araştırma merkezlerinden biri olarak faaliyet gösteriyor. Daha girişte pandalara duyulan ilginin ne kadar büyük olduğunu görmek mümkün. Dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler, Çin'in en sevilen canlılarından biri olan pandaları yakından görmek için bu merkeze akın ediyor.

1987 yılında kurulan merkez, yıllar içinde dev pandaların korunması ve çoğaltılması konusunda önemli başarılara imza attı. Burada yürütülen çalışmalar sayesinde panda nüfusunun artırılması, hastalıkların önlenmesi ve doğal yaşamın korunmasına yönelik birçok bilimsel araştırma gerçekleştiriliyor. Yetkililerin verdiği bilgilere göre merkezde bugün 270'in üzerinde dev panda bulunuyor.

PANDALARIN İNSANLARLA BAĞ KURABİLDİĞİ BİR ALAN
Panda üssü yalnızca araştırmaların yapıldığı bir merkez değil, aynı zamanda insanların pandalarla bağ kurabildiği özel bir yer. Alanın farklı noktalarında pandaları yakından izlerken, ziyaretçilere onların yaşamı, davranışları ve korunmasının neden bu kadar önemli olduğu anlatılıyor. Çin'de pandalara duyulan sevgi burada her ayrıntıda hissediliyor. Doğal yaşamı andıran geniş alanlarda vakit geçiren pandaları izlemek oldukça keyifliydi. Bu nedenle Chengdu'daki panda üssü, Sichuan gezimizin en unutulmaz duraklarından biri olarak hafızamızda yer etti.

ÇİN'İN GÖKYÜZÜNE UZANAN TEKNOLOJİ HAMLESİ
Sonraki durağımız, Sichuan'ın teknoloji alanındaki yükselişini yakından görme fırsatı bulduğumuz AEROFUGIA oldu. Geely Grubu bünyesinde faaliyet gösteren şirket, dikey iniş-kalkış yapabilen yeni nesil hava araçları üzerinde çalışıyor. İlk bakışta bir bilim kurgu filminden çıkmış gibi görünen bu araçlar, Çin'in geleceğin ulaşım teknolojilerine yaptığı yatırımların somut örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

AEROFUGIA'nın odağında, şehir içi ve şehirler arası ulaşımı daha hızlı ve çevreci hale getirmeyi amaçlayan eVTOL olarak bilinen hava araçları bulunuyor. Şirket, araştırma ve geliştirmeden üretime kadar tüm süreçleri kendi bünyesinde yürütüyor. Yetkililer, gelecekte hava taksilerin günlük yaşamın bir parçası haline gelmesini hedeflediklerini anlatıyor.

Ziyaretimiz sırasında Çin'in teknoloji alanında ulaştığı seviyeyi daha net görme fırsatı bulduk. Pandaları ve köklü kültürel mirasıyla tanınan Sichuan'ın aynı zamanda ileri teknoloji şirketlerine ev sahipliği yapması dikkat çekiciydi. AEROFUGIA, Çin'in sadece üretim gücüyle değil, yenilikçi teknolojileriyle de küresel rekabette söz sahibi olma hedefinin önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
ÇİN'İN HIZLI TREN AĞIYLA LUZHOU'YA
Chengdu'dan Luzhou'ya geçişimizi Çin'in yüksek hızlı trenlerinden biriyle gerçekleştiriyoruz. Son yıllarda dünyanın en geniş yüksek hızlı tren ağını kuran Çin, büyük şehirlerin yanı sıra daha küçük yerleşim yerlerini de bu sistemle birbirine bağlamış durumda. Saatte 300 kilometreyi aşan hızlara ulaşabilen trenler sayesinde uzun mesafeler kısa sürede kat edilirken, ülkenin farklı bölgeleri arasındaki ulaşım da oldukça kolaylaşıyor. Yolculuk boyunca modern istasyonlar, konforlu vagonlar ve kesintisiz ulaşım ağı, Çin'in altyapı yatırımlarının günlük yaşama nasıl yansıdığını gösteriyor.

LUZHOU, ÇİN'İN YÜKSELEN LOJİSTİK VE SANAYİ MERKEZİ
Çin'in Sichuan eyaletinde bulunan Luzhou, güçlü ulaşım altyapısı, büyük limanı, hızlı tren bağlantıları ve gelişen sanayisiyle bölgesel bir ekonomik merkez olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 5 milyon nüfusa sahip kent, Çin-Avrupa yük trenleri, uluslararası havaalanı ve Yangtze Nehri üzerindeki stratejik konumuyla dış ticarette önemli rol oynarken; baijiu üretimi, ileri teknoloji, sağlık ve yeni malzeme sektörlerindeki yatırımlarla da büyümesini sürdürüyor. Kent aynı zamanda köklü tarihi, kültürel mirası ve doğal yaşam alanlarıyla dikkat çekiyor.
KONTEYNERLERİ ARTIK ŞOFÖRLER DEĞİL, YAPAY ZEKA TAŞIYOR
Bir sonraki ziyaretimiz Luzhou Uluslararası Konteyner Terminali oluyor. Yangtze Nehri üzerindeki bu dev lojistik merkez, Çin’in iç bölgelerini dünyaya bağlayan en önemli limanlardan biri olarak gösteriliyor. Daha ilk bakışta yüzlerce konteynerin kusursuz bir düzen içinde hareket ettiğini görmek mümkün. Dev vinçler aralıksız çalışırken, terminaldeki operasyonların büyük bölümü dijital sistemlerle yönetiliyor ve yükler çok kısa sürede gemilerden trenlere ya da kamyonlara aktarılabiliyor.
Burada en dikkat çekici detay ise insansız taşımacılık teknolojileri. Sürücüsüz kamyonlar konteynerleri terminal içinde otomatik olarak taşıyor, akıllı sistemler hangi yükün nereye gideceğini anlık olarak hesaplıyor. İnsan müdahalesinin minimuma indirildiği bu yüksek teknolojili ortam, adeta geleceğin limanlarını bugünden gösteriyor. Çin’in lojistikte neden bu kadar hızlı büyüdüğünü görmek isteyenler için Luzhou Limanı oldukça etkileyici bir örnek.

Luzhou Limanı'nın bir diğer dikkat çekici yönü ise Çin'in iç kesimlerini dünyanın geri kalanına bağlayan önemli bir lojistik merkez olması. Buradan hareket eden yükler, Çin-Avrupa demiryolu hatları ve uluslararası ticaret koridorları sayesinde Avrupa'ya ve Güneydoğu Asya ülkelerine ulaşıyor. Kısacası Luzhou, sadece Sichuan'ın değil, küresel ticaret ağının da giderek daha önemli bir parçası haline geliyor.
ÇİN'DE SAĞLIKTA TEKNOLOJİ DEVRİMİ: NÜKLEER TIPLA YENİ TEDAVİ DÖNEMİ
Luzhou kentindeki Güneybatı Tıp Üniversitesi Hastanesi'ni ziyaret ediyoruz. Burası Çin'in sağlık alanında teknolojiyi nasıl etkin kullandığının dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Hastanenin Nükleer Tıp Bölümü, gelişmiş PET/CT cihazları, hedefe yönelik radyoaktif ilaçlar ve görüntüleme teknolojileriyle hem teşhis hem de tedaviyi aynı anda yürütebilen sistemler geliştiriyor. Özellikle kemik metastazlarının tedavisinde kullanılan TBM teknolojisinin hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığı belirtilirken, bölümün çalışmaları Çin devlet televizyonu tarafından da birçok kez gündeme taşınmıştı.

Bölümde her gün onlarca hasta ileri görüntüleme sistemleriyle taranırken, yapımı süren yeni onkoloji ve tıp merkezinin Çin'in nükleer tıp kapasitesini daha da artırması hedefleniyor. Yüzlerce yatak kapasitesine sahip olacak merkezde proton tedavisi ve hızlandırıcı sistemler gibi yüksek teknoloji ekipmanlar kullanılacak. Çin'in son yıllarda yapay zeka, görüntüleme teknolojileri ve nükleer tıp alanındaki yatırımlarını sağlık hizmetlerine entegre etmesi, ülkenin yalnızca sanayide değil sağlık teknolojilerinde de küresel ölçekte iddialı bir konuma yükseldiğini gösteriyor.

Çin’in Sichuan eyaletine gerçekleştirdiğimiz ziyaretin ayrıntılarını ele alan yazı dizimizin ikinci bölümü yarın yayımlanacak.