İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, Tahran yönetiminin çatışmalarda hedef alınan nükleer tesislere Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerinin girmesine izin verme yönünde bir planı olmadığını açıkladı.
İran medyasında yer alan haberlere göre Sözcü Bekai, pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran'ın UAEA ile ilişkilerini mevcut prosedürler çerçevesinde sürdüreceğini belirtti.
Reuters haber ajansının aktardığına göre sözcü, pazar günü İsviçre'de gerçekleştirilen görüşmelerde Tahran'ın nükleer konuyu ele almadığını ve hiçbir yeni taahhüdü kabul etmediğini ekledi.
İranlı sözcü, Tahran'ın UAEA ile yürüteceği iş birliğinin İran Meclisinin onayına ve Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyinin kararlarına tabi olacağını kaydetti.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yönetim Kurulunun, 10 Haziran'da ABD destekli bir karar tasarısını onayladığı hatırlatıldı. Söz konusu karar, İran'ın elinde kalan zenginleştirilmiş uranyum stoklarını beyan etmesini ve müfettişlerin bunları doğrulamasına izin vermesini talep ediyor.
Bu durumun, Washington ile Tahran arasındaki görüşmeleri karmaşıklaştırabileceği belirtiliyor.
Reuters'ın kapalı toplantıya katılan diplomatlara dayandırdığı bilgilere göre karar tasarısı ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya tarafından sunuldu.
35 üye ülkeden oluşan kurulda tasarı, 21 kabul, 3 ret ve 10 çekimser oyla kabul edildi. Karşı oy kullanan ülkelerin Rusya, Çin ve Nijer olduğu bildirilirken, Venezuela'nın oylamaya katılmasına izin verilmediği aktarıldı.
İSVİÇRE'DEKİ GÖRÜŞMELER TAMAMLANDI
İran ile ABD arasında Katar ve Pakistan arabuluculuğunda İsviçre’de gerçekleştirilen müzakerelerin ilk turu 21 Haziran’da tamamlandı.
Müzakerelerde, 14 maddelik mutabakat zaptının uygulanmasına ilişkin teknik detaylar ele alındı.
Arabulucu ülkeler Katar ve Pakistan Dışişleri Bakanlıklarının yayımladığı ortak açıklamada, tarafların, imzalanan mutabakat zaptı doğrultusunda "arabuluculuk çabalarının siyasi yönlerini denetlemek üzere üst düzey bir komite kurulması konusunda anlaştıkları" bildirildi.
Tarafların nihai bir anlaşmaya 60 gün içinde ulaşılmasını hedefleyen bir yol haritası üzerinde uzlaştığı kaydedildi.
Öte yandan İranlı yetkililer, İsrail’in işgalini sürdürdüğü Lübnan’daki çatışmayı sonlandırmak için görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini belirtti. Lübnan’da, ateşkesi izlemek için yeni bir mekanizma kurulacağı ve İran’ın bu mekanizmaya temsilci göndereceği bilgisine yer verildi.
İran ile ABD heyetlerinin teknik görüşmeleri sürdürmesi planlanıyor.
PAKİSTAN: GÖRÜŞMELERDE İLERLEME KAYDEDİLDİ
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise pazartesi günü yaptığı açıklamada, mutabakat zaptı çerçevesinde kurulan üst düzey komitenin ilk toplantısının başarıyla tamamlandığını duyurdu.
Şerif, İsviçre'nin Bürgenstock kentinde düzenlenen toplantının pozitif ve yapıcı bir atmosferde geçtiğini, 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varılması amacıyla bir yol haritası üzerinde uzlaşıldığını kaydetti.
Şerif, görüşmeler sonucunda siyasi denetimi sağlamak üzere üst düzey bir komite oluşturulduğunu ve yeni bir teknik görüşme turunun başlatılması kararı alındığını belirtti.
Pakistan Başbakanı, ABD ve İran yönetimlerine sergiledikleri yapıcı yaklaşım ve kararlılık nedeniyle teşekkür ederken, Katar'a müzakerelerin yürütülmesine sağladığı kolaylaştırıcı ve merkezi destek için şükranlarını sundu.
Ev sahibi İsviçre hükümetine de teşekkür eden Şerif, müzakerelerin başarısında rol oynayan Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Asım Munir, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı İshak Dar ile İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi'nin diplomatik çabalarını takdir ettiğini vurguladı.
Şerif, Pakistan'ın barışçıl ve kalıcı bir çözüme ulaşılması amacıyla diyalog ve diplomasiyi teşvik etmedeki samimi rolünü oynamaya devam edeceğini sözlerine ekledi.
KATAR: MÜZAKERELERİ SABOTE ETMEK İSTEYEN TARAFLAR VAR
Bunun yanı sıra Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının savaşın durması için bir temel oluşturduğunu ancak müzakereleri sabote etmek isteyen bazı tarafların bulunduğunu söyledi.
El Cezire televizyon kanalına konuşan bin Abdurrahman, Washington ile Tahran arasındaki müzakere süreçlerine ve bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Mutabakat zaptının oluşması için Pakistan'ın ve bölgesel aktörlerin desteğiyle büyük bir çaba harcandığını kaydeden Başbabak, müzakerelere temel teşkil eden bu adımın asıl hedefinin savaşı durdurmak olduğunu ve bu konuda başarı sağlandığını ifade etti.
Söz konusu zaptın, müzakere süreci için kurumsal bir çalışma çerçevesi oluşturduğuna ve siyasi boyutların yanı sıra teknik unsurları da içerdiğine dikkati çeken bin Abdurrahman, belgenin, iki tarafın düzenli olarak bir araya gelerek sorunları çözme taahhüdüne dayandığının altını çizdi.
Kurumsal çerçevenin iyi işlediğini ve teknik görüşmelerin devam ettiğini belirten Katar Başbabakanı, mevcut aşamanın Washington ile Tahran arasında nihai bir anlaşmaya varılması için yürütülen çalışmaların başlangıcını temsil ettiğini ancak ancak müzakereleri sabote etmek isteyen bazı tarafların bulunduğunu dile getirdi.
Müzakerelerin Lübnan ve Hürmüz Boğazı ile bağlantılı bazı zorluklarla karşılaştığını aktaran Katar Başbakanı, bu konuları ele almak ve süreci etkileyebilecek herhangi bir gerilimi önlemek amacıyla gerekli mekanizmaların kurulduğunu kaydetti.
Doha'nın arabuluculuk çabaları kapsamında İslamabad ile çalışmaya devam edeceğini dile getiren bin Abdurrahman, "Taraflar arasındaki uçurumu kapatacak çözümler bulmak için çalışacağız. Katar devletinin önceliği, bölgedeki yangınları söndürmek ve sükunet aşamasına ulaşmaktır." dedi.
Krizin tırmanmasını ve kontrolden çıkmasını önlemek için çözümün diplomatik olması, çabaların ise müzakereleri korumaya ve gerilimi önlemeye odaklanması gerektiğini belirten Başbakan, Washington ile Tahran arasındaki müzakere sürecinde birçok anlaşmazlık noktası olduğunu da hatırlattı.
Bin Abdurrahman, Lübnan'da veya bölgenin başka bir yerinde yaşanacak herhangi bir gerilimin müzakereleri doğrudan etkileyeceği uyarısında bulundu.