Ana içeriğe geç

Trump, Pedro Sanchez'i nasıl zirveye taşıdı?

İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına karşı Avrupa’da en sert tepkiyi veren lider olarak öne çıktı

Trump, Pedro Sanchez'i nasıl zirveye taşıdı?
Gazete Oksijen
16

İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, ülkesinde siyasi krizler ve yolsuzluk soruşturmalarının gölgesinde görev yaparken, dış politikadaki çıkışları sayesinde Avrupa’nın en dikkat çeken liderlerinden biri haline geldi.

Politico’nun haberine göre Sánchez, ABD ve İsrail’in Şubat ayında İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonu açık şekilde kınayan tek Avrupa Birliği (AB) lideri oldu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz gibi isimler daha temkinli açıklamalar yaparken, Sánchez saldırıyı “gayrimeşru” olarak nitelendirdi.

Sánchez’in tutumu Washington ile Madrid arasında gerilime yol açtı. İspanya’nın ABD savaş uçaklarının ortak kullanılan üsleri ve İspanyol hava sahasını kullanmasına izin vermemesi üzerine ABD Başkanı Donald Trump, İspanya’yı “korkunç” ve “dost olmayan” bir ülke olarak tanımladı. Trump ayrıca Madrid ile ticari ilişkileri kesmekle tehdit etti ve İspanya’nın NATO’dan çıkarılması gerektiğini savundu.

Ancak Trump’ın doğrudan Sánchez’i hedef alması, İspanyol liderin Avrupa’daki konumunu güçlendirdi. Başlangıçta yalnız kalan Madrid yönetimine AB liderlerinden destek geldi. Zamanla birçok Avrupa ülkesi de İran’a yönelik saldırıları eleştiren bir çizgiye yaklaştı.

İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, “İspanya hiçbir zaman yalnız değildi. Sadece ilk hareket eden ülkeydi ve diğerleri daha sonra aynı çizgiyi izledi” dedi.

İçeride zor günler

Sánchez’in uluslararası alandaki yükselişi, iç politikadaki kırılganlığının arttığı bir döneme denk geliyor. Azınlık hükümeti parlamentoda gerekli desteği bulmakta zorlanırken, başbakanın yakın çevresindeki isimleri kapsayan yolsuzluk soruşturmaları hükümeti baskı altında tutuyor.

Muhalefetteki Halk Partisi’nin Senato sözcüsü Alicia García, son oturumlardan birinde “Pedro Sánchez yolsuzlukla eş anlamlı hale geldi” ifadelerini kullandı.

Buna rağmen Avrupa’da Sánchez’e yönelik ilgi artıyor. Politico’ya konuşan uzmanlara göre bunun temel nedeni, Avrupa kamuoyunda Trump’ın politikalarına yönelik yaygın rahatsızlığın Sánchez tarafından açık biçimde dile getirilmesi.

Bosna deneyiminin etkisi

Habere göre Sánchez’in çok taraflılık ve uluslararası hukuk konularındaki hassasiyetinin kökenleri 1990’lı yıllarda Bosna’da görev yaptığı döneme uzanıyor.

1997’de dönemin BM Bosna Yüksek Temsilcisi Carlos Westendorp’un ekibine katılan Sánchez, savaşın yıkıma uğrattığı ülkede ekonomik danışman olarak çalıştı. Yakın çalışma arkadaşları, Bosna deneyiminin Sánchez’in uluslararası kurumlara ve hukukun üstünlüğüne bakışını şekillendirdiğini söylüyor.

Sánchez, 2019’da yayımlanan anılarında Saraybosna’da geçirdiği dönemin kendisini “milliyetçiliğin ve kimlik siyasetinin yıkıcı etkilerine karşı bağışıklık kazandırdığını” yazmıştı.

Trump karşıtlığı siyasi avantaj sağlıyor

Sánchez’in dış politikadaki çıkışları daha önce de iç siyasette kendisine destek sağlamıştı. Gazze’deki İsrail operasyonlarını sert biçimde eleştirmesi ve NATO savunma harcamalarının artırılmasına yönelik ABD baskısına karşı çıkması İspanya’da geniş destek bulmuştu.

Politico’nun aktardığı anketlere göre İspanyolların yüzde 56’sı İran’a yönelik askeri operasyona kesin biçimde karşı çıkıyor. Katılımcıların yüzde 43’ü Madrid’in saldırılara açık şekilde karşı çıkması gerektiğini düşünüyor. Ayrıca İspanyol kamuoyunun yüzde 51’i ABD’yi Avrupa için bir tehdit olarak görüyor.

Madrid’deki Carlos III Üniversitesi’nden siyaset bilimci Pablo Simón, “Trump’a karşı çıkarak İspanyolların dikkatini iç siyasetteki tartışmalardan uzaklaştırmayı başardı. Trump sürekli gündemi belirleyen bir figür olduğu için ona karşı çıkmak da sürekli görünürlük sağlıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa’da yeni bir rol

AB’de merkez sol liderlerin sayısının oldukça azaldığı bir dönemde Sánchez, kendisini çok taraflılığın ve uluslararası hukukun savunucusu olarak konumlandırıyor.

Mart ayında yapılan AB liderler zirvesinde üye ülkeler, İran’a yönelik saldırılar konusunda Sánchez’in çizgisine yaklaşarak uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı’na bağlılık vurgusu yapan ortak bir açıklama yayımladı.

Uzmanlara göre Sánchez’in Trump’la yaşadığı gerilim yalnızca kendi siyasi profilini değil, İspanya’nın Avrupa içindeki ağırlığını da artırdı.

Politico’ya konuşan Simón, “Bu durum sadece Sánchez için değil, İspanya için de işe yarıyor. Ülkenin Avrupa ve dünya siyasetindeki görünürlüğü arttı” dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler