'Biblioteca Eco' adıyla açılan kütüphanede felsefe, göstergebilim, Orta Çağ tarihi, edebiyat, dilbilim ve kültür tarihi alanındaki eserler geniş yer tutuyor. Raflarda ayrıca çizgi romanlardan polisiye eserlere uzanan ve Eco’nun çok yönlü ilgi alanlarını yansıtan binlerce kitap bulunuyor.
Koleksiyonun yerleştirilmesi sırasında yalnızca kitapların korunmasıyla yetinilmedi. Eco’nun evindeki raf düzeni ve kitaplar arasında kurduğu bağlantılar da mümkün olduğunca yeniden oluşturuldu. Böylece araştırmacıların yazarın hangi kaynaklardan beslendiğini, farklı disiplinler arasında nasıl ilişkiler kurduğunu ve çalışma yöntemini inceleyebilmesi amaçlandı.

Eco’nun kırsaldaki evinde bulunan yaklaşık 11 bin ciltlik ikinci koleksiyonun da ilerleyen dönemde Bologna’ya taşınması planlanıyor. Bu kitapların eklenmesiyle kütüphanedeki toplam eser sayısı 43 bine yaklaşacak.
Araştırma merkezi olarak hizmet verecek Biblioteca Eco’daki kitaplardan yararlanmak veya rehberli ziyaretlere katılmak isteyenlerin ilk aşamada önceden rezervasyon yaptırması gerekiyor.
Açılışın tarihi ise Eco’nun vasiyetindeki dikkat çekici bir talep nedeniyle özel önem taşıyor. Umberto Eco, ölümünden sonra on yıl boyunca adına konferans düzenlenmemesini istemişti. Şubat 2016’da hayatını kaybeden yazarın koyduğu sürenin dolması üzerine Bologna Üniversitesi uluslararası bir sempozyum düzenledi ve kişisel kütüphanesini kalıcı olarak araştırmacılara açtı.
'Gülün Adı', 'Foucault Sarkacı' ve 'Prag Mezarlığı' gibi romanlarıyla dünya çapında tanınan Eco, aynı zamanda 20. yüzyılın en etkili göstergebilimcileri arasında gösteriliyor. Bologna’da açılan kütüphane, yazarın yalnızca kitaplarını korumayı değil, o kitapların arasından doğan düşünsel evreni de gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor.
UMBERTO ECO KİMDİR
Umberto Eco, 5 Ocak 1932’de İtalya’nın Alessandria kentinde doğdu, yazar, filozof, akademisyen ve göstergebilimci kimlikleriyle dünya çapında tanındı. Orta Çağ estetiği, kitle kültürü, edebiyat, dil ve göstergeler üzerine yaptığı çalışmalarla 20. yüzyılın en etkili düşünürlerinden biri oldu.
Torino Üniversitesi’nde Orta Çağ felsefesi ve edebiyatı eğitimi alan Eco, akademik kariyerinin önemli bölümünü Bologna Üniversitesi’nde geçirdi. Özellikle insanların sözcükler, görüntüler ve semboller aracılığıyla nasıl anlam ürettiğini inceleyen göstergebilim alanındaki çalışmalarıyla tanındı. “Açık Yapıt”, “Yanlış Okumalar”, “Göstergebilim Kuramı”, “Orta Çağ’ı Düşlemek” ve “Genç Bir Romancının İtirafları” önemli inceleme ve denemeleri arasındadır.
Dünya çapındaki edebi şöhretini 1980’de yayımlanan ilk romanı “Gülün Adı” ile kazandı. Orta Çağ’da bir manastırda geçen polisiye hikâyeyi din, iktidar, bilgi ve hakikat tartışmalarıyla birleştiren eser milyonlarca sattı ve sinemaya uyarlandı. Eco daha sonra “Foucault Sarkacı”, “Önceki Günün Adası”, “Baudolino”, “Kraliçe Loana’nın Gizemli Alevi”, “Prag Mezarlığı” ve “Sıfır Sayı” romanlarını kaleme aldı.
Kitaplara ve kütüphanelere duyduğu tutkuyla da bilinen Umberto Eco, 19 Şubat 2016’da Milano’da, 84 yaşında hayatını kaybetti. Ardında romanların yanı sıra göstergebilimden popüler kültüre uzanan geniş bir düşünsel miras ve on binlerce kitaptan oluşan kişisel bir koleksiyon bıraktı.
Odatv.com