İBB soruşturması kapsamında tutuklandıktan sonra İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, cezaevinden tahliye edilmesinin ardından ilk olarak babasının evini ziyaret etti. Burada kendisini karşılayanlere seslenen Güney, "Biz bunu bir cezaevi olarak görmedik. Biz bunu demokrasi ve özgürlük nöbeti olarak gördük" şeklinde konuştu. Silivri'de tutuklu bulunanlara da selam gönderen Güney "Ben buradayım ama vücut olarak buradayım. Benim beynim, yüreğim hâlâ orada" dedi.
İBB davasında 59'u tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 64. celsesinde, aralarında tutuklanmasının ardından Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney, eski Medya A.Ş. Çalışanı Ceyda Kıryak, İBB Halkla İlişkiler Müdürü Serap Karay, Mehmet Karataş, Metin Bal ve Seyfullah Demirel'in tahliyesine karar verildi. Cezaevi çıkışında CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve partililer tarafından karşılanan İnan Güney, ilk olarak aile evini ziyaret etti.
Baba evinin balkonuna çıkarak kendisini karşılamaya gelenlere hitap eden Güney şu ifadeleri kullandı:
"Tek başımıza hücrede kaldık. On bir aydır anaya, babaya hasret; yâre hasret, çocuklara hasret, tek başımıza hücrede kaldık. Biz bunu bir cezaevi olarak görmedik. Biz bunu demokrasi ve özgürlük nöbeti olarak gördük. Bugün o nöbeti hâlâ cezaevinde tutan arkadaşlarım var. Örnektepe'den, Beyoğlu'ndan Silivri'de yatan tüm arkadaşlarıma, tüm başkanlarıma, tüm bürokratlara binlerce selam olsun diyorum. Oradan, Silivri'den benim bedenimi, vücudumu tahliye ettiler. Ben buradayım ama vücut olarak buradayım. Benim beynim, yüreğim hâlâ orada."

Kılıçdaroğlu yönetiminden 'geçmiş olsun' mesajı
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Başkanlığı'na atanan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından atanan MYK'da Parti Sözcüsü olarak belirlenen Müslim Sarı, "Tahliye edilen Beyoğlu Belediye Başkanımız İnan Güney’e geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bundan sonraki hukuk mücadelesini yakından takip edeceğiz. Adaletin eninde sonunda tecelli edeceğine olan inancımızı koruyoruz" dedi.
CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in tahliyesine ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Sarı, şunları kaydetti:
"Tahliye edilen Beyoğlu Belediye Başkanımız İnan Güney’e geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bundan sonraki hukuk mücadelesini yakından takip edeceğiz. Adaletin eninde sonunda tecelli edeceğine olan inancımızı koruyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, hukukun evrensel ilkeleri doğrultusunda tutuksuz yargılamanın esas, tutuklamanın ise istisna olması gerektiğini; herkes için adil yargılanma ve etkin savunma hakkının güvence altına alınmasının hukuk devletinin vazgeçilmez bir gereği olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz."

Ne olmuştu?
İBB’ye yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında 15 Ağustos 2025’te Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de aralarında bulunduğu 44 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. Çalışmaların devamında bir kişinin daha gözaltına alındığı öğrenilmişti.
Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de aralarında bulunduğu 17 kişi tutuklanmıştı. 27 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Hakimlik, İnan Güney’in yanı sıra, Güney’in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, Güney’in eniştesi İsmail Akkaya, Güney’in şoförü Deniz Göleli, Güney’in koruması Veysel Eren Güven, İmamoğlu’nun şoförü Recep Cebeci, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un akrabası İbrahim Can Yaman, Hasan Yalaz, Yunus Göçer, Alper Yıldırım, Duygu Fikirli, Mehmet Türkoğlu, Hare Dinçer, Zekai Kırat, Yusuf Yüce, Mahir Gün, Esma Bayrak, Güngör Bozkurt, Mehmet Kaya, Tarık Bora’nın tutuklanmasına karar vermişti.
Tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin iddianame 23 Mart’ta hazırlanmıştı.
İnan Güney için 35 yıl hapis cezası talep edilirken dosyanın İBB davasıyla birleştirilmesi talep edilmişti.
İddianame, İBB davasına bakan İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti. Savcılık, “Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme” ve “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlarından tüm sanıklar hakkında ayrı ayrı hapis cezası talep etmişti.