Ailem adanın ilk yazlıkçılarından, babadan kalan evin bahçesinde, babamla diktiğimiz iki çam ağacının gölgesinde oturuyorum. Karşımda masmavi bir deniz, Avşa ve Ekinlik adalarının arasından gözüken Biga kıyıları, biraz daha sağda Şarköy ve Mürefte. Çanakkale, Tekirdağ ve Kapıdağ Yarımadası ile Balıkesir’e uzanan nefis bir coğrafya. Deniz tertemiz, ne soğuk ne sıcak. Klimaya gerek yok, püfür püfür esen kuru bir hava, adaçayı ve kekik kokuları.
Adada sezon yeni yeni başlıyor, en kalabalık aylar Temmuz, Ağustos ama en güzel zamanı Eylül. Balığın başladığı, sardalya ve kolyosun bollandığı, incirin üzümün ballandığı en güzel zaman. İstanbul’dan İDO ile üç saatte gelmek mümkün. Bu kısa sürede iklim değişir, Akdeniz olur. Lokanta fiyatları makul, konaklama çok iyi seviyede, küçük güzel oteller var hemen önünden denize girebildiğin.
Ada 1950’lerde İstanbul radyosu spikerlerinden Eşref Şefik’in anlatımıyla tanınmış, o dönemde balıkçılıkla geçinen Ada halkı turizmle yavaş yavaş tanışmaya başlamış, pansiyonculuk, lokantacılık derken dönemin entelektüel çevresini misafir etmeye başlamış.

Geçmişte Ömer Uluç, Gürdal Duyar, Aliye Berger, Edip Cansever, Turgut & Tomris Uyar, Oktay Rifat, Fethi Naci ve Yaşar Kemal yaz tatillerini Marmara Adası’nda geçirmişler. Samih Rifat’ın Ada’da geçen çocukluk günlerini anlatan nefis bir kitabı var.
Bir dönemin ünlü edebiyatçılarını ve sanatçılarını misafir eden Marmara Adası’nda her yıl Ağustos ayında Edebiyat Festivali düzenleniyor. Bu yıl 6-9 Ağustos tarihlerinde birçok yazar Marmara Adası’nda okurları ile buluşmak için geliyor. Murathan Mungan, Hakan Günday, Ayşe Kulin, Özgür Mumcu, Sevengül Sönmez, Nazlı Ökten, Murat Meriç ve daha birçok isim. Çok şanslıyız. Marmara Adası Dostları girişimi ve Oya Baydar öncülüğünde başlayan bu şahane festival biz adalıların okuma alışkanlıklarını geliştirdi ve çok yeni yazarlarla tanışmamızı sağladı. Birkaç gün önce festivali hatırlatan bir söyleşi yapıldı. Töre Sivrioğlu ve Mahir Ünsal Eriş'in katılımıyla; 'tarih nasıl yazılır, nasıl yazılırsa sevilir' üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirildi. Ada’nın Avni&Jale Özken Müzesi bahçesinde, koca bir çınarın gölgesinde 200’ü aşkın katılımcının çıt çıkarmadan büyük ilgi ile dinlemesiyle üstelik.
Adakarasi Üzüm Festivali eylülde
Marmara Adası’nın Edebiyat Festivali varsa Avşa’nın da Adakarası Üzüm Festivali var. Bu yıl 4-5-6 Eylül tarihlerinde üzüm hasadı bir şölen havasında kutlanacak. Bağlara kurulan sofralar, sardalya mangalları, konserler, söyleşilerle yaza veda edeceğiz. Marmara Adalar Belediye Başkanı Aydın Dinçer’in kültür, sanat, spor ve tarıma yaptığı yatırımlar Ada halklarının yaşam kalitesini yükseltiyor ve gençlerin desteğini alıyor. Türkiye’nin coğrafi işaretli üzümleri arasında yer alan “Adakarası Üzümü” aynı zamanda şarap olarak da tüm dünyada coğrafi işaretli. 1990'larda bin ton olan, 2005'te 250 tona inen rekolte yakın zamana kadar ise 40 tonlara kadar geriledi. Tüm dünya endemik üzümlerine sahip çıkıp onları turizmde bir enstrüman olarak kullanırken Avşa’da bugün Büyülübağ dışında üzümü işleyen şarap üreticisi maalesef yok. Avşa bağlarından alınan çeliklerle çoğaltılan asmalar Avşa ve Marmara’da halka ücretsiz dağıtılıyor. İlçe Tarım Müdürlüğü bağcılığı destekleyen projeler bekliyoruz diyor.
Yunan Adaları güzellemelerine inat, Marmara Adalarını hatırlatmak isterim. Üstelik bu sene midye bol…