Evren BUÇAN - Şehir Plancısı, Şile Belediyesi Yapı Ruhsat Şefi
Maltepe 1 No’lu L Tipi Cezaevi E2 koğuşu - İstanbul
Sevgili kızım ve sevgili ailem,
İnsanın hayatında yitirdikleri büyük bir umuda dönüşür mü? Cevabım tabi ki evet, bugün 4 Haziran 2026, hayatımda son 11 ayda yitirdiğim nice şeye bir daha eklenecek en zayıf noktam belki de sensin minnoşum benim.
Yarın mezuniyetin olacak, ne kadar da yanında olamasam da kalbinde beni hissedeceğine eminim. Geçen sene ablanın mezuniyetinde hep beraberdik, ne çok mutluyduk ve yeni bir umuda kapı açılacaktı. 10 Temmuz 2025’te babana ve çalışma arkadaşlarına yapılan müdahale ile kapıyı üzerimize kapatıp 11 aydır umudumuzu beklettiklerini sananlar bilmiyorlar ki gün geçtikçe her sayımda, her görüşte, her şafakta yıkılmayacak bir kale gibi güçleniyor umutlar.
***
Yaşadığımız süreç üzerine hukuki konuşmak bugünlerde ne kadar anlamsız ise de bunu gerçekte dile getirenlerin sayısının gün geçtikçe dalga dalga arttığını görüyorum. Sen kaygılanma, senin baban daha lise yıllarında ‘’Anadolu’yum’’ şiirini tüm zorluklara rağmen topluluklara okumuş, o günden beri de hep hakkın, hukukun, demokrasinin yanında saf tutmuştur.
Sessizliğimin, sabrımın altında patlayacak olan volkanın lavları elbet bir gün bu haksızlıkları bize yaşatanlara ulaşacaktır. Sabırla iddianameyi bekliyorum. O gün gelecek iftiracılar ve asılsız iddiacılarla yüzleşeceğiz. Ve o gün gerçek somut delillerle nasıl savunma yaptığımıza herkes şahit olacaktır.
***
Kim inanırdı ki, bitirme ödevim olan bir kentin hakkını, hukukunu savunurken yani kamu görevimi yaparken tutuklanacağımı. 21 yıldır İstanbul’un kentsel, kırsal birçok ilçesinde kamu görevimi hep kamu yararını gözeterek yürüttüm. Tasa etme canım kızım, yitirdiğimiz her bir günümüz büyük bir umuda dönüşmektedir.
Canım ailem, benim onur ve gurur kaynaklarım, bu görüş en zoruydu, ayrılırken senin kabullenişinin aslında umudumu daha da büyüttüğünün farkına bir kez daha varıyorum.
Yeter ki siz dik durun, halimi hatırımı soranlar dik dursun. Ben "Anadolu’yum" (Ahmet Arif) dimdik ayaktayım.
“Feinne meal-usri yüsra, İnne meal-usri yüsra”
İnşirah 5-6
“Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.”
***
Anadolu’yum
Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne - üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile
Tırnak ile diş ile,
Umut ile sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.
Gör, nasıl yeniden yaratılırım,
Namuslu, genç ellerinle.
Kızlarım,
Oğullarım var gelecekte,
Her biri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin koncası,
Gözlerinden,
Gözlerinden öperim,
Bir umudum sende,
Anlıyor musun?