Ana içeriğe geç

Çok kutuplu dünyanın yeni insan arayışı

Moskova’daki konferansta, ‘gelecek’, insanlığa yabancılaşmış merkezlerden değil, insanlığın köklü devlet ve medeniyet birikimlerinden hareketle tartışıldı.

Çok kutuplu dünyanın yeni insan arayışı
Aydınlık
16

Rusya’nın başkenti Moskova, 26-27 Temmuz günlerinde düzenlenen “Geleceğin Felsefesi: Fikirler ve Anlamlar” başlıklı uluslararası konferansa ev sahipliği yaptı. İki gün boyunca dünyanın dört bir yanından 34 ülkeden önde gelen düşünür ve aydınlar, egemenlik, adalet ve çok kutupluluk temelinde gelecek vizyonlarını ortaya koydu.

Konferansa Türkiye’den Vatan Partisi adına Prof. Dr. Muhammed Nur Doğan ve Ulusal Strateji Merkezi (USMER)’ni temsilen Dr. Ali Alsaç’ın yanı sıra Prof. Dr. Caner Taslaman da katıldı.

Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi Yenilikçi Bilim ve Teknoloji Merkezi’nde düzenlenen konferans, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in mesajıyla açıldı. Etkinlik kapsamında yedi tematik başlık altında yaklaşık 30 panel, yuvarlak masa toplantısı ve gelecek öngörüsü oturumu düzenlendi.

‘GELECEĞİ TASARLAMAYI ÖĞRENMEK...’

Hükümet kurumları, bilim, eğitim, bilişim ve iş dünyasından temsilcilerin katıldığı oturumlarda, hızlı teknolojik gelişmeler, çok kutuplu dünyanın yükselişi ve küresel diyalog için yeni felsefi temellerin aranması çerçevesinde bireyin, toplumun ve devletin dönüşümüne ilişkin temel sorunlar ele alındı.

Rusya Cumhurbaşkanlığı Sosyal Süreçleri İzleme ve Analiz Ofisi Başkanı Aleksandr Karişev, açılış oturumunda geleceği yönetmeyi öğrenmek gerektiğinin altını çizerek “İnsan sermayesini geliştiren ve geleceği tasarlamayı öğrenen ülkeler rekabet avantajına sahip olacaktır. Ve filozoflar bunu etkileyebilir: Bilgi ve anlam, kontrolün temel araçları olacaktır. Uzun vadede ancak bu etkili olacaktır.” dedi.

‘TEK GEÇERLİ SİYASİ MODEL KABUL EDİLEMEZ’

Konferansın sonunda yayımlanan ortak bildiride, geleceğin önceden belirlenmiş bir kader olmadığı, aksine toplumların ortak iradesiyle biçimlenecek bir tasarım ve sorumluluk alanı olduğu vurgulandı. Bildiride, medeniyet projelerinin rekabet ettiği günümüzde herhangi bir ideolojik ya da siyasi modelin insanlığın tek geçerli geleceği olarak dayatılmasının kabul edilemez olduğu belirtilirken, çok kutuplu dünyanın ancak medeniyetler arası diyalog ve karşılıklı saygı temelinde inşa edilebileceği ifade edildi.

Katılımcılar, geleceğin yalnızca teknolojik gelişmelerle açıklanamayacağını, bu nedenle stratejik planlamanın felsefe, sosyal bilimler ve kültürel değerlerle birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti. Bildiride ayrıca çok kutuplu dünya anlayışı doğrultusunda uluslararası bilimsel işbirliğinin güçlendirilmesi, ulusal felsefe ve sosyal bilim ekollerinin desteklenmesi, eğitim programlarının kültürel kimliği koruyacak şekilde güncellenmesi ve geleceğe yönelik stratejik çalışmaların devletler tarafından teşvik edilmesi çağrısında bulunuldu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler