VOLKAN AKI
Dünya ekonomisi, pandeminin, jeopolitik krizlerin ve enflasyonist baskıların gölgesinde yönünü yeniden tayin etmeye çalışırken, geleneksel sektörlerin de kabuk değiştirdiğine şahit oluyoruz. Bu değişim rüzgarının en sert estiği alanların başında ise hiç şüphesiz gayrimenkul ve inşaat geliyor. Türkiye ekonomisi için çok kritik, dünyada da çok büyük bir dönüşüm geçiren sektörlerden biri… Ortada çok net bir gerçek var: Eski usul inşaat müteahhitliği devri kapanıyor. Pek çok sektörde olduğu gibi işin merkezine teknolojiyi, analitiği ve veriyi koymak zorundasınız. Türkiye’nin bu vizyona gelmesi zor diyordum. Çünkü gerçekten en geleneksel ama bir o kadar da değişime muhraç sektörlerimizden biri genel tanımıyla kesinlikle “gayrimenkul” sektörü. O yüzden Hise Global Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Öz ile yaptığımız çok ufuk açıcı sohbet benim için sürpriz oldu. Çünkü tam da gayrimenkul ve teknoloji sektörünün kesişim kümesinde yer almaları ve odaklarını buraya çevirmeleri, gelecek için umut verici bir yapılanma olarak ortaya çıkıyor. Gazetemizin bu bölümün özelliği ile grubu da genel olarak tanıtacağız ama bu kesişim kümesinin ne kadar değerli olduğunu söylemek istiyorum.
Gayrimenkul de teknolojiyle buluşuyor: “PropTech”
Hise Global’in vizyonunda en dikkat çeken unsur, geleneksel gayrimenkul geliştirme işini bir "PropTech" (Gayrimenkul Teknolojileri) öncülüğüne dönüştürmesi. 2010’lu yıllarda kentsel dönüşüm projeleri için yazılım bulamayınca kendi ekiplerini kurup yazılım üretmeye başlamışlar ve zaman içinde aslında bir teknoloji firmasına evrilmişler. Bugün gelinen noktada, mülk yönetiminden fizibiliteye, değerleme yazılımlarından kentsel dönüşüm matematiksel modellerine kadar geniş bir dijital portföy yönetiyorlar.
Hise Global, öncü bir yapılanma
Hise Global Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Öz ile yaptığımız sohbet, aslında Türkiye’nin "müteahhitlik" kabuğundan çıkıp nasıl bir "Teknoloji ve Veri / PropTech” gücüne dönüşebileceğinin ipuçlarını veriyor. 15 yıl önce babasının vefatından sonra kardeşleriyle birlikte yönetimi devralan Ebru Öz, sadece bir aile şirketini değil, babasının "Avrupa’da iş yapma" hayalini de pandemi sonrasında gerçeğe dönüştürmüş. Ebru Öz annelerinin kurduğu Lal Gayrimenkul’e erkek ve kız kardeşiyle birlikte katılmış ve diğer açılımlar gelmiş. 2007 yılında kurulan Hise Global ise gayrimenkul, inşaat, şehircilik ve yatırım süreçlerinde faaliyet gösteren uluslararası bir teknik müşavirlik şirketi. Yaklaşık 300 kişilik uzman kadrosuyla teknik müşavirlik, proje yönetimi, kalite kontrol, risk analizi, sürdürülebilir şehircilik, planlama ve sektörel araştırmalar alanlarında çalışıyor. Pek çok ilde kentsel dönüşüm faaliyetlerini bu şirket gerçekleştirmiş. Yine Türkiye’de ve Avrupa’da önemli büyük sanayi projelerinde ve dönüşüm projelerinde aldıkları önemli roller var. Türkiye’deki faaliyetlerinin yanı sıra, 2022 yılında Brüksel’de kurulan Hise Europe ile Avrupa pazarında da faaliyet gösteriyor. Yukarıda sözünü ettiğimiz gibi, global iş birlikleriyle uluslararası yetkinliğini güçlendiren Hise Global, sürdürülebilir şehircilik, ikinci taraf kalite kontrol, gayrimenkul denetimi / home inspection gibi inşaat ve gayrimenkul sektörünün yeni gelişim alanlarında da öncü çalışmalar yapıyor.
Gayrimenkul canlılığını nasıl koruyor?
Öz bu canlılığın arkasındaki gücü, “Bu topraklarda gayrimenkul sadece bir barınma ihtiyacı değil; ailelerin ve bireylerin en büyük yapısal sermayesi. Matematik her zaman kazanıyor ve Türk insanının bilinçaltındaki bu yatırım matematiği sektörü ayakta tutuyor. Fakat bu canlılık, yapısal sorunlarımızı ve küresel standartların ne kadar gerisinde kaldığımızı örtmeye yetmiyor” diyerek açıklıyor.
Gayrimenkulde değerleme dengeleri değişiyor!
Hise Global Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Öz, gayrimenkulün değerini belirleyen unsurlarda dengelerin de değiştiğini belirtiyor: Ulaşım imkanları, teknolojik altyapı ve sürdürülebilirlik öne çıkıyor. Öz şöyle diyor: “Gayrimenkulde değeri belirleyen kriterler çeşitlenirken, ulaşım bağlantıları, teknolojik altyapı, sürdürülebilirlik performansı ve yaşam kalitesini destekleyen unsurlar bugünün yatırım kararlarında daha fazla etkili oluyor. Büyük ulaşım projelerinin bulunduğu bölgelerde değer artışları yüzde 50'ye ulaşırken, sürdürülebilir sertifikalı projeler benzerlerine göre yüzde 15’e varan oranda daha yüksek değerle işlem görüyor. ESG uyumlu projelerde kira gelirleri yüzde 18'e kadar artarken, altyapı odaklı bölgelerde toplam değer artışı 4 katın üzerine çıkabiliyor”. Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, önümüzdeki 5 yıllık dönemde ulaşım odaklı gelişim, akıllı bina teknolojileri ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen projelerin sektörde daha da öne çıkacağına dikkat çekiyor. Global Infrastructure Outlook verilerine göre, dünya genelinde altyapı ihtiyacının 2040 yılına kadar yaklaşık 94 trilyon dolar seviyesine ulaşması bekleniyor.
“Konutları, araba ekspertizi kadar bile incelemiyoruz”
Türkiye’de konut dendiğinde birden fazla konu başlığı akla geliyor. Deprem yönetmeliklerini bir kenara bıraksak bile, teslim edilen konutların teknik detayları, kaplamaların kalitesi, tesisat altyapısı adeta bir kara kutu örneğin. Ebru Öz, çok çarpıcı bir tespitte bulunuyor: "Bugün ikinci el bir araç alırken bile en ince detayına kadar ekspertiz yaptırıyoruz. Ancak hayatımızın en büyük finansal yatırımını yaparken, evlerin teknik durumunu, yalıtımını, kablo detaylarını inceleyen bir mekanizmamız yok. Sadece banka kredisi kullanılacağı zaman yapılan yüzeysel bir değer tespiti ve tapu kontrolüyle yetiniyoruz”. Hise Global Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Öz, “Longevity ve sağlık odaklı yaşam projeleri, tüm dünyada yükselişe geçiyor” diyor.