Haftanın kitaplarında bu hafta “Romanya mektupları” ve “Baş Belaları ve Başyapıtları” okurlarını bekliyor.
Haftanın kitaplarında bu hafta iki kitap öne çıkıyor.
AHMET RASİM'İN İZLENİMLERİ
İttihat Terakki idaresi tarafından I. Dünya Savaşı’na dâhil edilen ve Romanya bölgesindeki cephelere asker gönderen Osmanlı, bu macerada ölümcül darbe almıştı. Ahmed Rasim ise 1916 sonunda Romanya Cephesi’ne gazeteci olarak yaptığı gezisinde, savaş izlenimlerini kaleme almıştı. 1917’de kitap olarak basılan “Romanya Mektupları”, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları etiketiyle tekrar okuyucuya sunuluyor.
Eserde Ahmed Rasim’in Sofya, Varna, Mecidiye, İbrail ve Bükreş güzergâhında gördüğü şehirlerdeki savaş manzaraları yer alıyor. Büyük harbin arka planını gösteren eserde halkın yaşadığı geçim sıkıntısı, yiyecek kıtlığı ve şehirlerin değişen görünümleri anlatılıyor. Usta yazar, savaş muhabirliğini edebî gözlemle birleştirerek günümüze kadar ulaşan acıklı bir tablo çiziyor. Bükreş’te savaşın getirdiği fukaralığın toplumun ahlakını da çökerttiğini anlatan Ahmed Rasim, Rumenlerin kendi askerlerini katleden Alman askerlerini alkışladığını naklediyor. Orijinal hâliyle değil, sadeleştirilerek okura sunulan eserde devre dair tarihî fotoğraflar da yer alıyor.
KUSURSUZ ESERLERİN KUSURLU SANATÇILARI
Uzun yıllar sanat tarihi üzerine dersler veren Yiğit Aydın, Kronik Kitap’ın neşrettiği “Baş Belaları ve Başyapıtları” adlı eserinde okuru müzelerin parıltılı salonlarından çıkarıp sanatçıların garip hayatlarıyla baş başa bırakıyor. Kitapta kusursuzluğun peşinden koşan sanatçıların saplantılı, hatta delice işleri ele alınıyor.
Huysuz dâhi Michelangelo hiç yıkanmayarak kokusuyla insanları kendinden uzaklaştırıyormuş. Leonardo da Vinci her iki eliyle birlikte yazı yazıyor, bu ise şifre olarak zannediliyormuş. 37 yaşında hayata veda eden ve ömrünü kilisede geçiren Raffaello ise ölümünden sonra meşhur olmuş. Rembrandt zirveden iflasa uzanan trajik düşüş, Van Gogh derin yalnızlık yaşamış. Salvador Dali’ninki ise delilikten başka bir şey değilmiş! Yazar Aydın, kitap boyunca sıra dışı bilgiler eşliğinde büyük kabiliyetlerin ardında yatan insani zaafları, hırsları ve hezeyanları gözler önüne seriyor. Bazı kısımları sathi ve eksik kalan eser, yine de sanat tarihine farklı bir cephede bakmayı sağlıyor.