Ana içeriğe geç

Macron’un yeni hevesi Hürmüz’de duvara tosladı

Fransa’nın Hürmüz’de mayın temizleme bahanesiyle rol çalma girişimi Tahran ve Maskat tarafından söndürüldü. İran, Paris’i kışkırtıcılıkla suçlarken Umman’ın Hürmüz mesajları sadece Macron’u değil Trump’ı da üzecek.

Macron’un yeni hevesi Hürmüz’de duvara tosladı
Aydınlık
16

Fransa Hürmüz Boğazı meselesinden kendine pay çıkarmaya çalışırken, İran’dan gelen itirazlar Paris’in hevesini kursağında bıraktı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron pazartesi akşamı Umman Sultanı ile görüştükten sonra “Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların temizlenmesi için ortaklarıyla birlikte çalışacaklarını” söyledi. Macron bunun “deniz yollarını güvence altına almak ve boğazdan serbest, koşulsuz geçişi garanti etmek için” gerekli olduğunu iddia etti.

İran’ın Hürmüz üzerindeki haklarını ve bunları tanıyan İslamabad Mutabakatı’nın 5. maddesini hiçe sayan Macron’a yanıt gecikmedi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi Paris’i şu sözlerle uyardı:

“Mayın temizleme çalışmaları yalnızca İran tarafından yürütülebilir ve başka hiçbir ülke tarafından yapılamaz. Biz böyle bir şeye kesinlikle izin vermiyoruz. Durum hassas ve karmaşıktır. Fransa’ya, kışkırtıcı davranışlarıyla durumu daha da karmaşık hale getirmemesini şiddetle tavsiye ediyoruz.”

TRAFİK YENİDEN ÇÖKTÜ

Hürmüz’de durum gerçekten de karmaşık. İran İslamabad Mutabakatı ile boğaz üzerindeki denetimini kağıda dökse de ABD yan çizmeye devam ediyor. Tahran anlaşmaya uyarak boğaz trafiğini yeniden artırdı. Ancak bazı tankerlerin koordinasyon kurmayı reddederek Hürmüz’den geçmeye çalışması gerilimi yeniden tırmandırdı. Devrim Muhafızları geçen hafta sonu boğazdan talimatları ve uyarıları dinlemeden geçmeye çalışan iki tankere ateş açtı. Bunu ateşkes ihlali sayan ABD İran’ı bombaladı, Tahran da Bahreyn ile Kuveyt’i vurarak yanıt verdi.

Mutabakat sonrası Hürmüz’deki gemi trafiği mart ayından bu yana en yüksek seviyeye çıkmış, günlük geçiş sayısı 70’e kadar yükselmişti. Ancak hafta sonundaki çatışmaların ardından sayı yeniden 10’lu rakamlara geriledi. Savaştan önce Hürmüz’den günde yaklaşık 150 gemi geçiyordu.

ERAKÇİ’DEN PARİS’E TELEFON

Macron’un çıkışı üzerine İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, salı günü Fransız mevkidaşı Jean-Noel Barrot ile telefonda görüştü. İran devlet televizyonu İRİB’e göre taraflar, mutabakat zaptı ile ilgili “son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri gözden geçirdiler ve fikir alışverişinde bulundular.”

UMMAN’IN ABD’YE YANITI

ABD’nin yan çizdiği bir diğer konu da boğazdan geçişlerin “ücretlendirilmesi” meselesi. Washington “geçiş ücreti” kesinlikle kabul edilmeyecek diye diretirken, Tahran’ın böyle bir talebi olmadığını görmezden geliyor. İran ise İstanbul Boğazı örneğinde olduğu gibi geçiş ücreti değil, “hizmet bedeli” talep ediyor.

İran bu başlıkları boğazın diğer kıyıdaşı Umman ile görüşmeyi sürdürüyor. İki ülkenin oluşturduğu Çalışma Grubu ilk resmi toplantısını pazar günü yaptı. Pazartesi akşamı da Umman Dışişleri Bakanı Bedir el Busaidi’den Maskat’ın bakış açısını ortaya koyan açıklamalar geldi.

Busaidi, karşı çıktıkları “geçiş ücreti” ile meşru denizcilik, çevre ve navigasyon hizmet bedelleri arasında net ayrım yaptı. Bakan, “hizmet bedelinin” seyir güvenliğini artıracağını, suları kirlilikten koruyacağını, kaza ve acil durumlara karşı hazırlığı geliştireceğini söyledi. Bu modellerin Malakka Boğazı’nda ve Singapur çevresinde zaten başarıyla uygulandığını kaydetti.

‘GÜVENLİK SORUMLULUĞU İRAN’DA’

Busaidi, Umman ve İran’ın boğazla ilgili gelecekteki her türlü düzenlemenin kesinlikle uluslararası hukuk çerçevesinde kalması gerektiği konusunda mutabık olduklarını vurguladı.

Fransa ve İngiltere’nin boğazdaki mayınları temizleme önerileriyle ilgili olarak Busaidi, Hürmüz’ün güvenliğinin sağlanmasında öncelikli sorumluluğun İran’a ait olduğunun altını çizdi.

İran ise diğer devletler ne yönde karar alırsa alsın Hürmüz’deki haklarından vazgeçmeyecek. Dışişleri Bakan Yardımcısı Garibabadi pazartesi günü net konuştu:

“Umman ile görüşmelerini sürdürüyoruz. Umman, ücretler ve hizmetler konusunda ortak bir mekanizma kurmakla ilgilenmezse boğazı kendimiz yöneteceğiz.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler