Çankaya Belediyesi'ne yönelik operasyonda Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de aralarında olduğu 36 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Tatil için yurt dışında bulunan ve operasyon üzerine ilk uçakla Türkiye'ye döneceğini açıklayan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, akşam saatlerinde geldiği Esenboğa Havalimanı'nda gözaltına alındı. CHP Ankara İl Örgütü, operasyonu belediye önünde protesto etti.
Eylemde konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, operasyondan bir hafta önce bazı televizyon kanallarında Hüseyin Can Güner'in alınacağına dair yayınlar yapıldığını belirterek, "Bazıları sosyal medyada linç ediyorlar, bazıları televizyonlarda kurdukları mahkemelerle belediye başkanlarımızı mahkum ediyorlar. Yarın beraat ettikleri zaman, bunun asla telafisi olmuyor. Ama bu insanlardan da mutlaka hesap sorulacağı günler gelecektir. Herkese adalet istiyoruz, herkese eşit adalet istiyoruz" dedi.
"Türkiye'de garip şeyler oluyor"
Mansur Yavaş'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Kısa bir müddet önce burada yine Hüseyin Başkan'ın yaptığı hizmetlerle ilgili hesap verme töreninde hep birlikteydik. Ancak bugün maalesef istemediğimiz bir şekilde sabah operasyonu nedeniyle tepki göstermek için, Hüseyin Başkan'ın yanında olduğumuzu göstermek için buradayız. Dayanışmak için buradayız. Türkiye'de garip şeyler oluyor. Tüzük Kurultayı'nın yapıldığı gün, yaptığım konuşmada şöyle söylemiştim. CHP'li belediyeler bugün başarı oranında yüzde 58'lik oy oranını yakaladı. Bu da en kısa zamanda yapılacak bir seçimde iktidar değişikliğini öngörüyor. Belediye başkanlarımızın hepsi çok çok başarılılar. Bu durumda anlıyorum ki bundan sonra bizim muhatabımız emniyet ve savcılar olacak demiştim. Bununla karşılaştık maalesef. Asla yargılanmaktan korkmuyoruz. Belediye başkanlarımızın böyle bir dokunulmazlığı yok. Ancak bizim soruşturma usullerimiz var.
"Yanlış yaparsak cezamızı her şeyden önce Ankara halkı, Türk milleti verir"
Hakkımızda işi bozulan veya belediyeden istediğini alamayan ya da yasadışı bir şeyler isteyen bazıları şikayet edebilir. Bunun üzerine, savcılık İçişleri Bakanlığı'na yazı yazar, müfettişler gelir, inceler. Ya soruşturmaya gerek yok veya soruşturmaya gerek varsa bunu savcılığa intikal ettirir. Artık bu sigortalar kalktı. Ne Sayıştay'ın verdiği varsa kamu zararı veya mülkiye müfettişlerinin verdiği soruşturmaya gerek olmadığı kararları ortadan kalktı. Hemen zimmet, rüşvet, suç işlemek için örgüt kurmak gibi bazı iddialarla, hemen belediye başkanlarımız personelleriyle birlikte gözaltına alınıyor. Oysa çağrılıp da gitmeyen duydunuz mu şimdiye kadar. Neden korkacağız ki? Benim mal beyanım hem belediyenin girişinde yazılı, hem web sayfamızda yazılı. Alacağımızı da borcumuzu da şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşıyoruz. Biz başkasının parasını kullanan, emaneti kullanan belediye başkanlarıyız. Kaçacak, korkacak hiçbir şeyimiz yok. Bizim cezamızı her şeyden önce Ankara halkı, Türk milleti verir böyle bir yanlış yaparsak. Düşman hukuku yerine bizler de daha önce iş başına geldiğim 2019 yılından beri verdiğim şikayet dilekçelerinde yargılanan eski dönem bürokratlar var. Hiçbirisi gözaltına alınmadı, hiçbirisinin evi aranmadı. Hiçbirisi tutuklanmadı. Yargılamaları devam ediyor. Olması gereken de budur. Bir kişi, bir saat bile eşinden, dostundan, çocuğundan haksız yere uzak tutulamaz. Böyle bir hukuk yok. Ceza hukukunda şöyle bir şey vardır: Yüzde 100 suçlu olduğuna inansanız da, bir kişiyi yanlışlıkla tutuklamak yerine bırakın bin kişi sokakta gezsin. Önemli olan suçsuz bir kişinin haksız yere bir saat bile hürriyetinden mahrum olmaması gerekmektedir.
"Bir hafta önce televizyonda konuşmaya başladılar, operasyon yapılacak dediler"
Halbuki ne oluyor? Bu operasyon, 39'uncu belediye başkanımıza yapılan operasyon. Her birinde nedense, haksız tutuklamalar sonucu bazı iftiracılar, itiraf adı altında başkalarını suçluyorlar. Onların tutuklanmasına sebep oluyorlar. Yargılama sırasında da özür diliyorlar, tutuklama tehdidiyle bu ifadeleri verdik diyorlar. Doğrusu, tutuksuz yargılamadır. Hiç kimseyi peşinen suçlu ilan edemezsiniz. Tahliye olan belediye başkanımız oldu. Siz bunların cezaevinde tutulmasını hangi bedelle ödeyebilirsiniz ki? Kaçan mı var? Yargılamanın sonucunu bekleyin. Eşit hukuk istiyoruz, eşit adalet istiyoruz. Hüseyin Can Başkan'la ilgili bir hafta önce televizyonda konuşmaya başladılar, operasyon yapılacak dediler. Bunlar bu bilgiye nereden sahip? Bunlar bu bilgiye sahip değil uyduruyorlarsa bunlarla ilgili halkı yanıltıcı bilgi vermekten dolayı gözaltı yapılması gerekmez mi? Söyledikleri doğru çıkarsa daha vahim, nereden haberi vardı da konuştu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın onları gözaltına alması lazım. Bu tür yargılamalarla ilgili belli televizyonlarda şahsın avukatının dahi bilgi sahibi olmadığı bazı bilgiler çarşaf çarşaf yayınlanıyor ve suçlu ilan edilmesinin önü açılıyor. Bunun yargıda bir karşılığı vardır. Devam eden yargılamayı etkileme suçunu işliyorlar. Bazıları sosyal medyada linç ediyorlar, bazıları televizyonlarda kurdukları mahkemelerle belediye başkanlarımızı mahkum ediyorlar. Yarın beraat ettikleri zaman, bunun asla telafisi olmuyor. Ama bu insanlardan da mutlaka hesap sorulacağı günler gelecektir. Herkese adalet istiyoruz, herkese eşit adalet istiyoruz."