Ana içeriğe geç

Yol haritası hazır: ABD ve İran İsviçre'deki üst düzey görüşmeleri tamamladı

Arabulucu ülkeler Katar ve Pakistan, tarafların müzakerelerde ilerleme kaydettiğini ve teknik düzeydeki görüşmelerin hafta boyunca devam edeceğini açıkladı

Yol haritası hazır: ABD ve İran İsviçre'deki üst düzey görüşmeleri tamamladı
Gazete Oksijen
16

ABD ile İran arasında İsviçre’de yürütülen üst düzey görüşmelerin ilk turu pazartesi günü sona erdi. Görüşmelere aracılık eden ülkeler, tarafların 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya ulaşılmasını öngören bir yol haritası üzerinde uzlaştığını açıkladı. Ancak müzakerelerin açılışı, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattığını duyurması ve ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırıları yeniden başlatma tehdidini yinelemesi nedeniyle gergin geçti.

Arabulucu ülkeler Katar ve Pakistan tarafından yayımlanan ortak açıklamada, teknik düzeydeki görüşmelerin hafta boyunca İsviçre’nin Bürgenstock bölgesindeki Katar’a ait dağ tesisinde devam edeceği belirtildi. Açıklamaya göre taraflar ayrıca Lübnan’daki çatışmaları sona erdirmeye yönelik bir mekanizma üzerinde anlaşırken, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişini sağlamak amacıyla doğrudan bir iletişim hattı kurulmasını da kararlaştırdı.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, geçen hafta varılan ve nisan ayından bu yana kırılgan şekilde devam eden ateşkesi en az 60 gün daha uzatmayı hedefleyen mutabakat zaptı çerçevesinde pazar günü İranlı yetkililerle görüşmelere başlamıştı. Müzakereler pazartesi sabahın ilk saatlerine kadar sürdü.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ülkesinin petrol ve petrokimya ihracatı için muafiyetler elde ettiğini, dondurulmuş bazı varlıkların serbest bırakılacağını ve İran’ın yeniden inşası ile kalkınmasını hedefleyen bir planın hayata geçirileceğini söyledi. Lübnan’daki çatışmaları önleme amacıyla kurulacak çalışma grubunun gerçek bir test olacağını söyleyen Erakçi, “Pakistan-Katar arabuluculuğunda Lübnan savaşını sonlandırmak için ilerleme kaydedildi.” ifadelerini kullandı.

"Trump'ın tehdidinin ardından İran masadan kalkmak istedi"

Görüşmeler resmen başlamadan hemen önce Fox News’e konuşan Trump’ın, İranlı yetkililere Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapatmaları halinde “ülkelerinin kalmayacağını” söylediği bildirildi. Trump ayrıca daha önce dile getirdiği, ABD’nin boğazın kontrolünü devralabileceği ve geçişlerden ücret alabileceği yönündeki tehdidini de yineledi.

İsviçre’deki görüşmelere ilişkin ABD ve İran kaynakları farklı değerlendirmelerde bulundu. İran’ın yarı resmi Tasnim Haber Ajansı, ismi açıklanmayan bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Trump’ın tehditlerinin kamuoyuna yansımasının ardından İran heyetinin müzakere salonuna dönmeyi reddettiğini ancak Pakistan ve Katarlı arabulucular aracılığıyla mesaj alışverişinin sürdüğünü aktardı.

Tasnim’e konuşan kaynak, İran tarafının nükleer konulara ilişkin müzakerelerin başlayabilmesi için önce mutabakat zaptındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiğini, bunlar arasında dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve İran petrol ihracatına yönelik ABD muafiyetlerinin de bulunduğunu söyledi.

Ancak görüşmelere katılan bir ABD diplomatı Reuters’a yaptığı açıklamada İran heyetinin masadan kalkmadığını belirterek, “İranlılar hiçbir zaman ayrılmadı. Gece geç saatlere kadar görüşmeler ve müzakereler devam etti. Hürmüz Boğazı, Lübnan, nükleer konular ve mutabakatın uygulanmasına ilişkin ayrıntılar dahil birçok başlığı ele aldık” dedi.

Bir ABD yetkilisi, üst düzey görüşmelerin pazartesi günü tamamlanmasının beklendiğini, teknik ekiplerin ise müzakereleri sürdürmek üzere bölgede kalacağını söyledi.

Anlaşmada neler yer alıyor?

Geçen hafta üzerinde uzlaşılan anlaşma, küresel enerji sevkiyatı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ve Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde çatışmaların sona erdirilmesini öngörüyordu. Ancak İran, ABD’nin Lübnan’daki çatışmaları durdurma taahhüdünü yerine getirmediğini savunarak hafta sonu deniz trafiğini yeniden durdurduğunu açıklamış ve pazar günkü görüşmelerde nükleer program gibi temel başlıkların ele alınmayacağını duyurmuştu.

İsviçre’de Katarlı arabulucuların katılımıyla gerçekleşen görüşmeler sırasında JD Vance, Lübnan’daki şiddetin etkisini küçümseyerek çatışmaların sona erdirilmesi yönünde ilerleme kaydedildiğini söyledi. Vance, “Bu tür süreçler her zaman biraz karmaşık olur” dedi.

Trump ise Washington’da yaptığı açıklamada İran’ın müttefiklerini kontrol altına almaması halinde saldırıların yeniden başlayabileceği uyarısında bulundu.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Trump, görünüşte Hizbullah’ı kastederek, “İran, Lübnan’daki yüksek maaşlı vekillerinin sorun çıkarmasını derhal durdurmalı. Eğer durdurmazlarsa, geçen hafta yaptığımız gibi İran’ı tekrar vururuz, hem de daha sert” ifadelerini kullandı.

Trump’ın sert açıklamalarına rağmen Vance, gazetecilere yaptığı değerlendirmede ABD Başkanının “İran halkıyla ilişkileri dönüştürmek ve yeni bir sayfa açmak” istediğini söyledi.

Bir ABD diplomatı da görüşmelerde, İran’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin çelişkili açıklamalarının netleştirilmesi ve boğazın tamamen açık kalmasını sağlayacak kriz önleme mekanizmalarının oluşturulmasının ele alındığını belirtti.

İran, Hürmüz Boğazı'nı kapatma kararını Lübnan'daki çatışmalara bağladı

İran, cuma günü Lübnan'da yeni bir ateşkes ilan edilmiş olmasına rağmen çatışmaların sona erdiğine dair somut işaretler görülmediğini belirterek Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattığını açıkladı. Tahran yönetimi, ABD'nin Lübnan'daki çatışmaları durdurma taahhüdünü yerine getirmediğini savunuyor.

İran'ın cumartesi günü açıkladığı kararın ardından, yaklaşık dört aydır devam eden boğaz kapanmasının küresel enerji arzında tarihin en büyük kesintilerinden birine yol açtığına dikkat çekildi.

ABD'li yetkililer boğazın fiilen kapatıldığı yönündeki iddialara itiraz etse de, ticari gemi trafiği verileri önemli bir yavaşlamaya işaret etti. Veri analiz şirketi Kpler'in rakamlarına göre pazar günü Hürmüz Boğazı'ndan yalnızca beş gemi geçti. Bu sayı bir gün önce 26 olarak kaydedilmişti. Ancak verilerin, Körfez'de seyir sırasında takip cihazlarını kapatan gemileri içermeyebileceği belirtildi.

İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansı, askeri bir kaynağa dayandırdığı haberinde, pazar günü itibarıyla yeni gemi geçiş izinlerinin süresiz olarak durdurulduğunu aktardı.

ABD Başkanı Donald Trump ise geçen hafta imzalanan mutabakat zaptını, boğazın kapanmasının neden olduğu yüksek petrol fiyatlarının küresel ekonomiyi resesyona sürüklemesini önlemek amacıyla kabul ettiğini söyledi. ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın ardından yükselen petrol fiyatları, son bir haftada belirgin şekilde gerilemişti.

Ancak barış görüşmelerinin gergin başlamasının ardından Brent petrolün varil fiyatı pazartesi sabahı Asya işlemlerinde 1 doların üzerinde yükselerek 81,66 dolara çıktı.

Lübnan'da son durum

Öte yandan Lübnan'da pazar günü son dönemin en sakin günlerinden biri yaşandı. İsrail'in yoğun hava saldırıları ve Hizbullah'ın İsrail mevzilerine yönelik saldırılarıyla geçen iki günün ardından, gün sonuna kadar büyük çaplı bir çatışma haberi gelmedi.

İsrail'in mart ayında Hizbullah'ı hedef almak amacıyla Lübnan'a girmesinden bu yana ülkede 1 milyondan fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Reuters muhabirleri pazar günü Güney Lübnan'da, mutabakatın imzalanmasından bu yana en yoğun araç trafiğine tanık olduklarını bildirdi. Çok sayıda kişinin evlerine dönmeye başladığı gözlenirken, bazı vatandaşların otoyollarda oluşan kuyruklarda araçlarının yanında Hizbullah bayrakları salladığı görüldü.

Kaynağa Git

İlgili Haberler