Emekli tuğamiral Türker Ertürk, Odatv'de kaleme aldığı son köşe yazısında Türkiye'deki güncel siyasi gelişmeleri, seçim sonuçlarını ve yeni yönetim sistemini sert ifadelerle değerlendirdi. Siyasal İslamcı ideoloji ve "Yeni Osmanlıcı" olarak tanımladığı zihniyetin ülkeyi ekonomik ve sosyal bir çıkmaza sürüklediğini vurgulayan Ertürk, önümüzdeki döneme dair çarpıcı iddialarda bulundu.
"YENİ SİSTEM KUVVETLER AYRILIĞINI ORTADAN KALDIRDI"
24 Haziran 2018 seçimlerinin ardından Türkiye'nin fiilen yeni bir yönetim modeline geçtiğini belirten Ertürk, bu yapının siyaset bilimi normlarına uymadığını söyledi. Demokratik rejimlerin temel taşının yasama, yürütme ve yargı bağımsızlığına dayanan kuvvetler ayrılığı ilkesi olduğunu hatırlatan emekli amiral, mevcut yapıda tüm gücün tek bir kişide toplandığını ve TBMM'nin işlevsiz bir konuma getirildiğini hatırlattı.
Yazısında geçmiş dönemlerdeki dış politika raporlarına da atıfta bulunan Ertürk, denetim mekanizmaları olmayan tek elde toplanmış bir başkanlık sisteminin, dış güçlerin Türkiye üzerindeki çıkarlarına ve manipülasyonlarına daha açık bir zemin hazırlayacağını öne sürdü.
Seçimlerin olağanüstü hâl (OHAL) şartları altında gerçekleştirildiğini ve adil bir yarış ortamının sağlanamadığını belirten Ertürk, sandıktan çıkan sonucun ülkedeki kronik sorunlara çare olmayacağını yazdı. Kabinede yapılacak olası isim değişikliklerinin zihniyet değişmedikçe bir anlam ifade etmeyeceğini belirten yazar, toplumun büyük bir kesiminde iktidar politikalarına karşı ciddi bir huzursuzluk ve kutuplaşma yaşandığını ifade etti.
DIŞ POLİTİKA VE S-400 İDDİASI
Türkiye'nin önünde çözüm bekleyen çok sayıda yapısal sorunu bu mevcut siyasi konjonktür içerisinde değerlendiren Ertürk; güney sınırındaki terör yapılanmaları, Suriye'deki savaş, sığınmacı krizi ve Orta Doğu'daki gelişmelerin mevcut iktidarın politikalarından kaynaklandığını ileri söyledi.
Geleceğe yönelik öngörülerini de paylaşan Ertürk, Türkiye'nin Rusya'dan tedarik ettiği S-400 hava savunma sistemlerinin iptal edileceği iddiasını hatırlattı. Bu durumun Rusya ve İran ile ilişkileri bozabileceğini vurgulayan emekli amiral; Kıbrıs, Ege adaları ve deniz yetki alanları gibi milli konularda esenliğin tehlikeye girebileceğini, tek adam yönetimlerinin tarihsel olarak istikrarsızlık ve ekonomik sefalet getirdiğini iddia ederek yazısını sonlandırdı.