Yorgancıoğlu’nun moda anlayışının geçerli olduğu zamanlarda, defileleri gazetelerde anlı şanlı haber olurdu.
Cumhuriyet Devrimi’nin parlak günlerinde kız meslek lisesi ve kız meslek yüksek okulu eğitiminden geçmişti. Meslek okulları deyince sakın ha şimdikilerle karıştırmayın. Dünya çapında sanatkârlar, zanaatkârlar yetişmiştir o okullardan. Biri de Zuhal Hanım. Dünyada etkili olmuş, o dönemin dünya ünlülerine diktiği kıyafetlerle, “Madam Z” olarak anılmıştır.
Tam anlamıyla Türk modacısıdır. Anadolu’dan ve geçmişteki Türk kültüründen esinlenmiş, tasarladığı giysilerle dünyaya Anadolu ve Türk kültürünü taşımış, tanıtmıştır. Modanın yükselen trendine göre yaratmamıştır giysilerini. Bir kültür taşıyıcısı ve aktarıcısı olmayı seçmiştir. Bu seçimi ve seçimine uygun tasarımlarıyla dünya çapında başarıyı yakalamış ve Türk moda tarihinde kalıcı bir iz bırakmıştır.
Şimdiki bir kısım “modacı”lar gibi yabancı yayınları izleyerek, kopyala-yapıştır yapmamıştır. Neyse ki moda anlayışımızda köklü Cumhuriyet kurumlarından (Ankara Olgunlaşma Enstitüsü) ve Zuhal Yorgancıoğlu gibi modacılardan devam edegelen bir damar var. Ama bu damar, günümüzde “Türkçü ve Osmanlıcı” olmakla eleştiriliyor. İşte böyle. Nereden nereye; değil mi efendim?
Sadık Okurunuz
Kırk beşini aşkın
Meserret Taşkın