TURİZM, Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TÜRYİD) Yönetim Kurulu Başkanı Kaya Demirer aradı, sektörün kanayan yarası konusunda dert yandı:
- 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektörümüz bugün çalışanından işverenine, misafirinden kamuya kadar tüm tarafları etkileyen önemli bir hukuki belirsizlik yaşıyor.
“Servis ücreti” uygulamasının 30 Ocak 2026 tarihi itibariyle kaldırıldığını anımsattı:
- O günden beri “servis ücreti”nin yerini alması beklenen “Dijital Gönüllü Bahşiş Sistemi” henüz yasal zemine kavuşmamıştır. Turizm sezonu başlamış olmasına rağmen sektör halen bir geçiş dönemi içindedir.

Yeme-içme sektörünün 1 trilyon liralık büyüklüğü aştığını, tarımdan turizme, gıdadan lojistiğe kadar onlarca sektörü besleyen bir ekosistem olduğunu kaydetti:
- Çalışanlar gelirlerinin nasıl şekilleneceğini bilemezken, işletmeler ücret politikalarını ve operasyonel planlamalarını sağlıklı şekilde oluşturamamaktadır.
Bu belirsizliğin yalnızca işletmeleri değil, 2 milyon hizmet sektörü çalışanını doğrudan etkilediğinin altını çizdi:
- 150 bin işyerindeki ve oteller içindeki yeme-içme noktalarındaki çalışma barışını ciddi şekilde hasara uğratmış ve sadece çalışan tarafında değil, işletmecisinden misafirine, nihayetinde yatırımcısına kadar sektörün dengelerini bozmuştur.
Emek yoğun hizmet sektörünün tam da turizm sezonunun en yoğun aylarına girildiği bu günlerde moral ve motivasyon kaybı yaşadığını vurguladı:
- Burada altını özellikle çizmek isteriz ki, tartışılan konu “servis ücreti”nin yeniden yaygınlaştırılması değildir.
Ardından ekledi:
- Asıl konu, misafirlerin tamamen kendi iradeleriyle bırakmak istedikleri bahşişlerin dijital ortamda güvenli, şeffaf ve kayıtlı şekilde çalışanlara ulaştırılmasını sağlayacak modern bir sistemin yasal zemininin oluşturulmasıdır.
Kaya Demirer, TURYİD olarak savundukları modelin dünyanın gelişmiş turizm ülkelerinde uzun yıllardır başarıyla uygulanan, gönüllülük esasına dayalı “Dijital Bahşiş Sistemi” olduğuna işaret etti:
- Sadece turistlerin değil, kendi vatandaşlarımızın dahi nakit taşımadığı bir dönemde çalışan arkadaşlarımızın bahşiş gelirleri yüzde 10-15 arasındaki bir orandan yüzde 2-3’lük nakit bahşiş seviyesine gerilemiştir.
Bahşişin yeme-içme sektöründe çalışanlar için önemini şöyle ortaya koydu:
- Bahşiş, emek yoğun sektörlerin maaş kadar önemli bir geliridir. Diğer bir ifadeyle toplam geliri oluşturan bir yan gelir değil, neredeyse eşit iki ana gelir kapısından biridir.
Konunun bir diğer önemli boyutunun kamu maliyesi olduğunu irdeledi:
- Geçmişte “servis ücreti” uygulaması üzerinden KDV, Gelir Vergisi stopajı ve SGK primleri gibi önemli kamu gelirleri elde edilmekteydi. Mevcut durumda bu gelirlerin tamamı ortadan kalkmıştır.
“Dijital” sistemin bu konudaki önemi üzerinde durdu:
- Dijital ve kayıtlı bir bahşiş sistemi sayesinde tüm ödemeler elektronik ortamda izlenebilir hale gelecek, kayıt dışılık azalacak ve kamu da sürdürülebilir bir gelir yapısına kavuşacaktır. Dolayısıyla önerilen sistem aynı zamanda kayıtlı ekonomi ve kamu maliyesi lehinedir.
Bu konuda daha önce önemli mesafe alındığını anımsattı:
- Yaklaşık 2 yıl önce hazırlanan düzenleme yasalaşmanın son aşamasına kadar gelmiş, ancak çalışanların bahşişlerinden gelir vergisi stopajı kesileceği yönündeki değerlendirmeler kamuoyunda eleştirilere neden olduğu için süreç tamamlanamamıştı.
Sektör yatırımcıları, özel sektör olarak çok daha dengeli ve adil bir model önerdiklerine vurgu yaptı:
- Yeni öneride gönüllü olarak bırakılan bahşişin tamamının çalışana eksiksiz ulaşması, çalışandan herhangi bir vergi kesintisi yapılmaması ve yüzde 10 oranında hesaplanacak vergisel yükümlülüğün işveren tarafında üstlenilmesi öngörülüyor.
Böylece hem çalışanın korunacağını hem de devletin kayıtlı ekonomi içinde gelir elde etmeye devam edeceğini kaydetti:
- Geldiğimiz noktada mesele yalnızca bahşiş değildir. Mesele, dijital ekonomiye uygun, teknolojiyi kullanan, kayıtlı sistemi güçlendiren ve tüm tarafların kazandığı çağdaş bir ödeme modelinin oluşturulmasıdır.
“Dijital Gönüllü Bahşiş Sistemi” mevzuatının sektör için artık ertelenemez bir ihtiyaç halini aldığını ısrarla vurgulayıp, noktayı şu mesajla koydu:
- Gönüllülük esasına dayalı, dijital, şeffaf ve kayıtlı bahşiş sisteminin en kısa sürede yasal zemine kavuşturulması çalışanlarımız ve misafirlerimiz adına en büyük arzumuzdur.
- Bunun için yüzde 10 olarak uygulanacak stopajı da üstlenmeye ve çalışanlarımıza kesintisiz şekilde misafirlerimizin takdirlerinin karşılığı olarak bıraktıkları bahşişleri aynen aktarmaya hazırız.
- Bu düzenleme yalnızca yeme-içme sektörünün değil, Türkiye turizminin rekabet gücünü artıracak, hizmet kalitesini destekleyecek, kayıtlı ekonomiyi büyütecek ve milyonlarca çalışanın emeğini koruyacak önemli bir reform olacaktır.
Yeme-içme sektörü işverenleri bahşişin yüzde 10’luk stopajını karşılamaya hazır olduğuna göre, “Dijital Gönüllü Bahşiş” mevzuatı için daha neyi bekliyoruz?
Otel dışı yeme-içme işletmelerinin turist geliri 5.4 milyar dolar
TURİZM, Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TÜRYİD) Yönetim Kurulu Başkanı Kaya Demirer, Türkiye’nin 2025 yılı turizm gelirlerinin içindeki yeme-içme cirosuna işaret etti:
- Türkiye, 2025 yılında yaklaşık 65 milyar dolar turizm geliri elde etmiş, bunun yaklaşık yüzde 21’i, yani yaklaşık 13.5 milyar doları yeme-içme harcamalarından oluşmuştur.
Şu hesabı ortaya koydu:
- Yaptığımız hesaplamalara göre, “her şey dahil” sistemi için ayrılan gastronomi gelirleri payı dışında kalan yaklaşık 5.4 milyar dolarlık bölümü otel dışındaki restoran, kafe ve diğer yeme-içme işletmelerinde gerçekleşmektedir.
Bu rakamın gastronominin artık yalnızca turizmi destekleyen bir unsur değil, turizm gelirlerinin en önemli bileşenlerinden biri olduğunu ortaya koyduğunu kaydetti:
- Türkiye’yi ziyaret eden turistlerin önemli bir kısmı Avrupa başta olmak üzere servis ücreti ve gönüllü bahşiş uygulamalarının uzun yıllardır hayatın doğal bir parçası olduğu ülkelerden geliyor.
Söz konusu turistlerin kendi ülkelerinde “dijital olarak bahşiş bırakmaya” alışkın olduğunu, bunu hizmet kalitesinin doğal bir karşılığı gördüğünü vurguladı:
- Türkiye’de ise yasal altyapının eksikliği nedeniyle bu talep çoğu zaman karşılık bulamamakta, bunun sonucunda hem çalışanlarımız hem de ülkemiz önemli bir gelir fırsatını kaybetmektedir.
Bu yılki turizm geliri beklentileri üzerinde durdu:
- İlk 6 ayın rakamlarını incelediğimiz zaman geçtiğimiz yıla nazaran turizm gelirleri artış gösterememekte, bir miktar azalma eğilimi de göstermektedir.
Bunun nedenlerine işaret etti:
- Küresel ekonomik yavaşlama, bölgesel jeopolitik gelişmeler ve çevremizde yaşanan güvenlik kaynaklı olumsuzluklar nedeniyle turizm gelirlerinde beklenen artışın sınırlı kalabileceği ya da gerçekleşmeyebileceği değerlendirilmektedir.
Ardından şunu ekledi:
- Böyle bir dönemde sektör çalışanlarının zaten azalmış olan ek gelir kaynaklarının daha da gerilemesi, hizmet kalitesinden çalışan bağlılığına kadar birçok alanda yeni sorunlar doğurabilecektir.
“Gönüllü Dijital Bahşiş”e döndü:
- Tam da bu nedenle, “Gönüllü Dijital Bahşiş Sistemi”nin yasal güvenceye kavuşması her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır.
Oluşan mevzuat boşluğunun turistlerden elde edilen gelirler üzerinde yol açtığı kayba da dikkat çekti:
- 5.5 milyar dolarlık otel dışı yeme-içme sektörünün 2025 yılı gelirleri içinde yüzde 10-12 oranında servis payı bulunmaktadır. Bu gelir, 2026 yılına baktığımız zaman ilk 6 ay sonunda sıfır olarak gerçekleşmiş vaziyettedir.