Ana içeriğe geç

Küresel gerilim ve Fed, piyasaların yönünü değiştirdi

Dolar/TL 46 liranın üzerine çıkarak zirveyi yeniledi. Ons altın ise küresel piyasalardaki satış baskısının etkisiyle 4 bin 293 dolara kadar düşse de Orta Doğu'dan gelen olumlu haber akışıyla tekrar toparladı. Petrol de dün gün içinde 98 dolardan geri döndü. Fed'in faiz artırımı ihtimali güçlenirken, gelişmeler piyasaları pozitif etkiledi.

Küresel gerilim ve Fed, piyasaların yönünü değiştirdi
Dünya Gazetesi
16

Yeni haftaya hareket­li başlayan piyasalar­da dolar/TL 46,30 se­viyesini test ederek tarihi zir­vesini yeniledi. Kur gün içinde 46,05-46,38 bandında işlem görürken, piyasalarda dik­katler hem küresel gelişmele­re hem de içeride kurun sey­rine çevrildi. Doların küresel ölçekte güç kazanması da kur üzerindeki baskıyı artırdı. Do­lar endeksi geçen haftaki güç­lü yükselişin ardından 100 se­viyesinde kalmaya devam etti. ABD'den gelen beklentilerin üzerindeki istihdam verileri, Amerikan ekonomisinin yük­sek faiz ortamına rağmen di­rençli kaldığını ortaya koydu. Mayıs ayında ABD ekonomi­sinin 172 bin kişilik yeni is­tihdam yaratması ve işsizlik oranının yüzde 4,3 seviyesin­de sabit kalması, piyasalar­da Fed'in yıl sonuna doğru fa­iz artırabileceği beklentisini kuvvetlendirdi. Bu beklenti doların değer kazanması­na neden olurken gelişmekte olan ülke para birimleri üze­rinde de baskı yarattı.

Kıymetli metalde sert düzeltme sonrası artış

Yıl boyunca rekor üstü­ne rekor kıran altın ise geçen hafta güçlü bir satış dalgasıy­la karşılaştı. Ons altın yakla­şık yüzde 5 değer kaybederek iki ayın en düşük seviyeleri­ne geriledi. Haftanın ilk işlem gününde ons altın 4 bin 300 doların altına kadar geriledi. Denge sonrasında yaşanan gelişmeler ve ABD-İsrail-İ­ran hattında yapılan görüş­meler sonrasında 4 bin 350 dolar civarında dengelendi. Küresel piyasalardaki bu geri çekilme yurt içine de yansıdı. Gram altın güne 6 bin 373 li­radan başlarken gün içinde 6 bin 337 liraya kadar geriledi. İşlemler sonrası gram tekrar 6 bin 411 lira seviyesinin üze­rine tekrar çıktı. İran ve İsra­il’in saldırıları durdurmasıyla birlikte piyasalarda toparlan­ma sürdü. Normal şartlarda jeopolitik risklerin altını des­teklemesi beklenirken, bu kez yükselen dolar ve ABD tahvil faizleri değerli metal üzerin­de daha baskın bir etki yarat­tı. Yatırımcılar güvenli liman tercihini büyük ölçüde dolar­dan yana kullanırken altın fi­yatlarında kâr satışları sava­şın seyriyle hızlanmıştı.

Piyasaların gözü Fed’in toplantısında

ABD tahvil piyasasında da dikkat çekici hareketler ya­şandı. 10 yıllık ABD tahvil fa­izi yüzde 4,55 seviyesine yük­selirken, Fed politikalarına daha duyarlı olan 2 yıllık tah­vil faizi yüzde 4,18'e çıktı.

Yükselen faizler özellik­le teknoloji hisselerinde sert satışlara yol açtı. S&P 500 en­deksi haftayı yüzde 2,6 dü­şüşle kapatırken, Nasdaq 100 yaklaşık yüzde 5 geriledi. Yarı iletken şirketlerini takip eden endeks ise yüzde 10 düşüş ya­şayarak yapay zekâ rallisinin ardından güçlü bir düzeltme sürecine girdi. Piyasalar açı­sından önümüzdeki dönemin en kritik başlıkları Fed'in fa­iz politikası ve Orta Doğu'da­ki gelişmeler olacak. Petrol fi­yatlarının yüksek seyretmeye devam etmesi halinde küre­sel enflasyon baskılarının ye­niden güçlenmesi bekleniyor. Bu durum Fed'in faizleri daha uzun süre yüksek tutmasına hatta yeni bir faiz artırımına gitmesine neden olabilir. Do­ların küresel ölçekte güçlen­meye devam etmesi ise hem gelişmekte olan ülke para bi­rimleri hem de altın fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.

Hürmüz’ün kapalı kalması üretim artışını etkiliyor

İsrail'in Beyrut'a yönelik devam eden saldırılarının ar­dından pazar günü İran'ın İs­rail'e balistik füzeyle misil­leme yapması bölgede tan­siyonu zirveye taşıdı. Bu gelişmeye karşılık İsrail'in, 8 Nisan'daki ateşkesten bu ya­na ilk kez doğrudan İran’ın bir enerji tesisini hedef alarak Mahşehr petrokimya komp­leksini vurması petrol arzı en­dişelerini tetikledi. Ayrıca, ABD Başkanı Trump'ın İsrail Başbakanı Netanyahu'yu sal­dırıları durdurması yönünde uyarması ve ABD-İran barış anlaşmasına çok yakın olduk­larını belirtmesine rağmen İsrail’in İran’a yönelik saldı­rı düzenlemesi, bölgede sağ­lanabilecek olası bir anlaş­maya yönelik belirsizlikle­ri artırıyor. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü ve birlikte ha­reket eden ülkelerden oluşan OPEC+, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle (bazı üye ülkeler üretimlerini artıramıyor olsa­lar da) petrol üretim hedefi­ni bir kez daha artırma kararı aldı. Böylece OPEC+, üst üste dördüncü kez üretim kotasını yükseltmiş oldu. Yapılan açık­lamaya göre, OPEC+ ülkele­ri temmuzdan itibaren günlük üretim hedefini 188 bin varil artıracak. Söz konusu ülke­ler nisan ile haziran arasın­da üretim kotalarını yaklaşık günlük 600 bin varil artırmış­tı. Öte yandan, Hürmüz Boğa­zı kapalı kaldığı sürece üretim artışlarının etkisinin çok sı­nırlı olacağı değerlendiriliyor.

Japon yatırımcılardan 2,7 trilyon yenlik satış

Japon yatırımcılar Mayıs ayında toplam 2,72 trilyon yen yani 16,98 milyar dolar tutarında yabancı hisse senedi satışı yaptı. Japonya Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan veriler, söz konusu satışın Nisan 2021 döneminden bu yana kaydedilen en büyük net çıkış olduğunu gösterdi. Piyasa aktörleri, Orta Doğu bölgesindeki çatışmalar ve teknoloji odaklı piyasa rallisinin aşırı değerlendiğine yönelik endişeler nedeniyle pozisyonlarını azalttı. Geçen hafta 1138,3 puan ile rekor seviyeye ulaşan MSCI Dünya Endeksi, ay başından bu yana yaklaşık yüzde 2,9 oranında değer kaybetti. ABD istihdam verilerinin beklentileri aşması, yatırımcıların yapay zeka bağlantılı teknoloji hisselerinden çıkış yapmasını tetikledi. Japonya Maliye Bakanlığı verileri, özellikle güven hesaplarının 3,38 trilyon yen tutarında yabancı hisse senedi satışı gerçekleştirdiğini ortaya koydu. Yatırımcılar hisse senedi piyasalarından çıkış yaparken sabit getirili menkul kıymetlere yöneldi.

BIST 100 toparlanma yönünde

BIST 100 Endeksi, haftanın ilk işlem gününe küresel risk iştahındaki zayıflamanın etkisiyle negatif başlangıç yaptı. Endeks, dün açılışta yüzde 0,76 gerileyerek 13 bin 590 puandan işlem görmeye başladı. Açılışın ardından 13 bin 580 seviyelerine kadar geri çekilen endeks sonrasında hızla toparlayarak pozitif görünüme geçti. Endeks gün içinde 13 bin 900 puan seviyesini aytı. Küresel tarafta haftaya zayıf risk iştahıyla başlanmasında ABD istihdam verisi sonrası Fed’e ilişkin faiz artırımı beklentilerinin güçlenmesi ve ABD İsrail - İran arasında çıkan gerilim oldu. Asya tarafında Güney Kore’de KOSPI endeksinde sert düşüş öne çıktı. Gözler perşembe günü açıklanacak TCMB faiz kararına çevrilmiş durumda. Mayıs enflasyon verisinin beklentilerin sınırlı üzerinde gerçekleşmesinin ardından karar metninde sıkı para politikası duruşu, enflasyon görünümü ve likidite koşullarına ilişkin mesajlar yakından takip edilecek. Kur tarafında kontrollü seyir korunurken, BIST tarafında 14 bin seviyesinin altında kalıcılık kısa vadeli görünüm açısından temkinli duruşu destekliyor.

Citi ve BBVA TCMB’den faiz hamlesi bekliyor

Citi, Türkiye'nin Mayıs ayı enflasyon verilerinin ardından yayımladığı raporda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) önümüzdeki Para Politikası Kurulu toplantısında faizi sabit bırakmasını beklediğini açıkladı. Banka, dezenflasyon sürecinin öngörülenden daha yavaş ilerleyeceğine dikkat çekerek, yılın ikinci yarısında piyasanın beklediği faiz indirim alanının oldukça sınırlı olduğunu vurguladı. Citi ekonomistleri İlker Domaç ve Gültekin Işıklar tarafından hazırlanan raporda, makroekonomik görünüm ve para politikası adımları mercek altına alındı. Raporda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın mevcut politika faizini yüzde 37 seviyesinde tutmasına rağmen, ortalama fonlama maliyetinin yüzde 40 civarında seyrettiği hatırlatıldı. Citi, konsensüsün yüzde 33,5 olan yıl sonu politika faizi beklentisine karşın, TCMB'nin faizi yıl sonunda yüzde 35 seviyesine çekeceğini öngördü. Garanti BBVA Research analistleri, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin etkisini gerekçe göstererek Merkez Bankası'nın bu hafta politika faizini 300 baz puan artırmasını bekliyor. BBVA Research ekonomistleri Adem İleri, Berfin Kardaşlar Cuma günü yayınlanan bir notta, “Çatışmayı çevreleyen devam eden belirsizlik, artan enflasyon riskleri, son iç siyasi gelişmeler ve finansal istikrar endişeleri göz önüne alındığında, merkez bankasının politika faizini mevcut fonlama maliyeti olan yüzde 40'a yükseltmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Orta Doğu gerilimiyle petrol bir yukarı bir aşağı

İran'ın İsrail'e yönelik füze saldırılarının ardından İsrail'in İran'daki bazı askeri hedeflere yönelik operasyon düzenlediğini açıklaması risk algısını yeniden yükseltti. Hürmüz çevresindeki gelişmeler de enerji arzına yönelik endişeleri artırdı. Bu gelişme petrolü sert şekilde yukarı taşıdı. Brent petrolün varil fiyatı 98 doların üzerine çıkarak son dönemin en güçlü yükselişlerinden birini gerçekleştirdi. Fakat sonrasında Orta Doğu’dan gelen olumlu haberler petrolün ateşini düşürdü. Brent tipi petrol gün içinde haber akışları üzerine 94 doların altını gördü.

Kaynağa Git

İlgili Haberler