Yeni haftaya hareketli başlayan piyasalarda dolar/TL 46,30 seviyesini test ederek tarihi zirvesini yeniledi. Kur gün içinde 46,05-46,38 bandında işlem görürken, piyasalarda dikkatler hem küresel gelişmelere hem de içeride kurun seyrine çevrildi. Doların küresel ölçekte güç kazanması da kur üzerindeki baskıyı artırdı. Dolar endeksi geçen haftaki güçlü yükselişin ardından 100 seviyesinde kalmaya devam etti. ABD'den gelen beklentilerin üzerindeki istihdam verileri, Amerikan ekonomisinin yüksek faiz ortamına rağmen dirençli kaldığını ortaya koydu. Mayıs ayında ABD ekonomisinin 172 bin kişilik yeni istihdam yaratması ve işsizlik oranının yüzde 4,3 seviyesinde sabit kalması, piyasalarda Fed'in yıl sonuna doğru faiz artırabileceği beklentisini kuvvetlendirdi. Bu beklenti doların değer kazanmasına neden olurken gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde de baskı yarattı.
Kıymetli metalde sert düzeltme sonrası artış
Yıl boyunca rekor üstüne rekor kıran altın ise geçen hafta güçlü bir satış dalgasıyla karşılaştı. Ons altın yaklaşık yüzde 5 değer kaybederek iki ayın en düşük seviyelerine geriledi. Haftanın ilk işlem gününde ons altın 4 bin 300 doların altına kadar geriledi. Denge sonrasında yaşanan gelişmeler ve ABD-İsrail-İran hattında yapılan görüşmeler sonrasında 4 bin 350 dolar civarında dengelendi. Küresel piyasalardaki bu geri çekilme yurt içine de yansıdı. Gram altın güne 6 bin 373 liradan başlarken gün içinde 6 bin 337 liraya kadar geriledi. İşlemler sonrası gram tekrar 6 bin 411 lira seviyesinin üzerine tekrar çıktı. İran ve İsrail’in saldırıları durdurmasıyla birlikte piyasalarda toparlanma sürdü. Normal şartlarda jeopolitik risklerin altını desteklemesi beklenirken, bu kez yükselen dolar ve ABD tahvil faizleri değerli metal üzerinde daha baskın bir etki yarattı. Yatırımcılar güvenli liman tercihini büyük ölçüde dolardan yana kullanırken altın fiyatlarında kâr satışları savaşın seyriyle hızlanmıştı.
Piyasaların gözü Fed’in toplantısında
ABD tahvil piyasasında da dikkat çekici hareketler yaşandı. 10 yıllık ABD tahvil faizi yüzde 4,55 seviyesine yükselirken, Fed politikalarına daha duyarlı olan 2 yıllık tahvil faizi yüzde 4,18'e çıktı.
Yükselen faizler özellikle teknoloji hisselerinde sert satışlara yol açtı. S&P 500 endeksi haftayı yüzde 2,6 düşüşle kapatırken, Nasdaq 100 yaklaşık yüzde 5 geriledi. Yarı iletken şirketlerini takip eden endeks ise yüzde 10 düşüş yaşayarak yapay zekâ rallisinin ardından güçlü bir düzeltme sürecine girdi. Piyasalar açısından önümüzdeki dönemin en kritik başlıkları Fed'in faiz politikası ve Orta Doğu'daki gelişmeler olacak. Petrol fiyatlarının yüksek seyretmeye devam etmesi halinde küresel enflasyon baskılarının yeniden güçlenmesi bekleniyor. Bu durum Fed'in faizleri daha uzun süre yüksek tutmasına hatta yeni bir faiz artırımına gitmesine neden olabilir. Doların küresel ölçekte güçlenmeye devam etmesi ise hem gelişmekte olan ülke para birimleri hem de altın fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.
Hürmüz’ün kapalı kalması üretim artışını etkiliyor
İsrail'in Beyrut'a yönelik devam eden saldırılarının ardından pazar günü İran'ın İsrail'e balistik füzeyle misilleme yapması bölgede tansiyonu zirveye taşıdı. Bu gelişmeye karşılık İsrail'in, 8 Nisan'daki ateşkesten bu yana ilk kez doğrudan İran’ın bir enerji tesisini hedef alarak Mahşehr petrokimya kompleksini vurması petrol arzı endişelerini tetikledi. Ayrıca, ABD Başkanı Trump'ın İsrail Başbakanı Netanyahu'yu saldırıları durdurması yönünde uyarması ve ABD-İran barış anlaşmasına çok yakın olduklarını belirtmesine rağmen İsrail’in İran’a yönelik saldırı düzenlemesi, bölgede sağlanabilecek olası bir anlaşmaya yönelik belirsizlikleri artırıyor. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü ve birlikte hareket eden ülkelerden oluşan OPEC+, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle (bazı üye ülkeler üretimlerini artıramıyor olsalar da) petrol üretim hedefini bir kez daha artırma kararı aldı. Böylece OPEC+, üst üste dördüncü kez üretim kotasını yükseltmiş oldu. Yapılan açıklamaya göre, OPEC+ ülkeleri temmuzdan itibaren günlük üretim hedefini 188 bin varil artıracak. Söz konusu ülkeler nisan ile haziran arasında üretim kotalarını yaklaşık günlük 600 bin varil artırmıştı. Öte yandan, Hürmüz Boğazı kapalı kaldığı sürece üretim artışlarının etkisinin çok sınırlı olacağı değerlendiriliyor.
Japon yatırımcılardan 2,7 trilyon yenlik satış
Japon yatırımcılar Mayıs ayında toplam 2,72 trilyon yen yani 16,98 milyar dolar tutarında yabancı hisse senedi satışı yaptı. Japonya Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan veriler, söz konusu satışın Nisan 2021 döneminden bu yana kaydedilen en büyük net çıkış olduğunu gösterdi. Piyasa aktörleri, Orta Doğu bölgesindeki çatışmalar ve teknoloji odaklı piyasa rallisinin aşırı değerlendiğine yönelik endişeler nedeniyle pozisyonlarını azalttı. Geçen hafta 1138,3 puan ile rekor seviyeye ulaşan MSCI Dünya Endeksi, ay başından bu yana yaklaşık yüzde 2,9 oranında değer kaybetti. ABD istihdam verilerinin beklentileri aşması, yatırımcıların yapay zeka bağlantılı teknoloji hisselerinden çıkış yapmasını tetikledi. Japonya Maliye Bakanlığı verileri, özellikle güven hesaplarının 3,38 trilyon yen tutarında yabancı hisse senedi satışı gerçekleştirdiğini ortaya koydu. Yatırımcılar hisse senedi piyasalarından çıkış yaparken sabit getirili menkul kıymetlere yöneldi.
BIST 100 toparlanma yönünde
BIST 100 Endeksi, haftanın ilk işlem gününe küresel risk iştahındaki zayıflamanın etkisiyle negatif başlangıç yaptı. Endeks, dün açılışta yüzde 0,76 gerileyerek 13 bin 590 puandan işlem görmeye başladı. Açılışın ardından 13 bin 580 seviyelerine kadar geri çekilen endeks sonrasında hızla toparlayarak pozitif görünüme geçti. Endeks gün içinde 13 bin 900 puan seviyesini aytı. Küresel tarafta haftaya zayıf risk iştahıyla başlanmasında ABD istihdam verisi sonrası Fed’e ilişkin faiz artırımı beklentilerinin güçlenmesi ve ABD İsrail - İran arasında çıkan gerilim oldu. Asya tarafında Güney Kore’de KOSPI endeksinde sert düşüş öne çıktı. Gözler perşembe günü açıklanacak TCMB faiz kararına çevrilmiş durumda. Mayıs enflasyon verisinin beklentilerin sınırlı üzerinde gerçekleşmesinin ardından karar metninde sıkı para politikası duruşu, enflasyon görünümü ve likidite koşullarına ilişkin mesajlar yakından takip edilecek. Kur tarafında kontrollü seyir korunurken, BIST tarafında 14 bin seviyesinin altında kalıcılık kısa vadeli görünüm açısından temkinli duruşu destekliyor.
Citi ve BBVA TCMB’den faiz hamlesi bekliyor
Citi, Türkiye'nin Mayıs ayı enflasyon verilerinin ardından yayımladığı raporda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) önümüzdeki Para Politikası Kurulu toplantısında faizi sabit bırakmasını beklediğini açıkladı. Banka, dezenflasyon sürecinin öngörülenden daha yavaş ilerleyeceğine dikkat çekerek, yılın ikinci yarısında piyasanın beklediği faiz indirim alanının oldukça sınırlı olduğunu vurguladı. Citi ekonomistleri İlker Domaç ve Gültekin Işıklar tarafından hazırlanan raporda, makroekonomik görünüm ve para politikası adımları mercek altına alındı. Raporda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın mevcut politika faizini yüzde 37 seviyesinde tutmasına rağmen, ortalama fonlama maliyetinin yüzde 40 civarında seyrettiği hatırlatıldı. Citi, konsensüsün yüzde 33,5 olan yıl sonu politika faizi beklentisine karşın, TCMB'nin faizi yıl sonunda yüzde 35 seviyesine çekeceğini öngördü. Garanti BBVA Research analistleri, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin etkisini gerekçe göstererek Merkez Bankası'nın bu hafta politika faizini 300 baz puan artırmasını bekliyor. BBVA Research ekonomistleri Adem İleri, Berfin Kardaşlar Cuma günü yayınlanan bir notta, “Çatışmayı çevreleyen devam eden belirsizlik, artan enflasyon riskleri, son iç siyasi gelişmeler ve finansal istikrar endişeleri göz önüne alındığında, merkez bankasının politika faizini mevcut fonlama maliyeti olan yüzde 40'a yükseltmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Orta Doğu gerilimiyle petrol bir yukarı bir aşağı
İran'ın İsrail'e yönelik füze saldırılarının ardından İsrail'in İran'daki bazı askeri hedeflere yönelik operasyon düzenlediğini açıklaması risk algısını yeniden yükseltti. Hürmüz çevresindeki gelişmeler de enerji arzına yönelik endişeleri artırdı. Bu gelişme petrolü sert şekilde yukarı taşıdı. Brent petrolün varil fiyatı 98 doların üzerine çıkarak son dönemin en güçlü yükselişlerinden birini gerçekleştirdi. Fakat sonrasında Orta Doğu’dan gelen olumlu haberler petrolün ateşini düşürdü. Brent tipi petrol gün içinde haber akışları üzerine 94 doların altını gördü.