Ana içeriğe geç

Eğitim Sen Ankara 4 No’lu Şube’den ‘Türkiye ve Demokrasi’ paneli: Kalıcı çözüm birleşik mücadelede

Eğitim Sen 4 No’lu Şube’nin düzenlediği panelde konuşan milletvekilleri ve siyasi temsilciler, artan hak gaspları ve yoksulluk karşısında birleşik mücadele çağrısı yaptı.

Eğitim Sen Ankara 4 No’lu Şube’den ‘Türkiye ve Demokrasi’ paneli: Kalıcı çözüm birleşik mücadelede
Evrensel
16

Ankara- Eğitim-Sen Ankara 4 No’lu Şube, Sincan’da geniş katılımlı bir “Türkiye ve Demokrasi” paneli düzenledi. Ülkede yaşanan hukuksuzluklar, derinleşen yoksulluk ve artan hak gaspları karşısında izlenecek tutumun pratiklerinin tartışıldığı panele Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, TİP Parti Meclisi Üyesi İrfan Değirmenci ve Sol Parti Sözcüsü İsmail Hakkı Tombul konuşmacı olarak katıldı. Moderatörlüğünü Eğitim-Sen 4 No’lu Şube Başkanı Gülhan Şimşek’in üstlendiği panelde, birleşik mücadele hattının ancak halk nezdinde örülerek kalıcı kazanımlara dönüşebileceği vurgulandı.

“Sermayenin kâr hırsı halkları savaş koşullarına sürüklüyor”

Panelin açılış konuşmasını yapan Emek Partisi Milletvekili Sevda Karaca, Türkiye’deki koşulların dünyada yaşanan emperyalist çıkar savaşlarının bir sonucu olduğunu belirtti. Karaca, “Dünya nereye gidiyor sorusuyla Türkiye nereye gidiyor sorusunu; dünya nereye gidecek biz müdahale edersek sorusuyla Türkiye nereye gidecek biz müdahale edersek sorusunu iç içe sormamız gerekiyor” dedi.

Küresel kapitalizmin düşük büyüme oranlarının 1. ve 2. Dünya Savaşları öncesindeki döneme benzediğine dikkat çeken Karaca, sermayenin kârını korumak için işçi sınıfının payını küçültmeye çalıştığını ifade etti. Karaca, “Metal işçileri bunun ne demek olduğunu iyi bilirler. Yeni enerji ve ticaret yolları tartışmaları; Ortadoğu’daki ve dünyanın pek çok yerindeki yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin yeniden ilhak edilmesi, emperyalist politikaların hızlandığının kanıtıdır” dedi.

AKP iktidarının bölgenin yeniden şekillendiği bu süreçte emperyalist güçlerle uyumlu bir rol ortağı olmaya çalıştığını savunan Karaca, “İçeride işçileri örgütsüz bırakırken, gazetecileri ve sendikacıları cezaevine gönderirken bunu ‘istikrar sağlıyoruz’ söylemiyle meşrulaştırıyorlar. Ancak bu istikrar, aslında bu politik hattı itirazsız kabul edecek bir toplumsal düzen ihtiyacından kaynaklanıyor” değerlendirmesinde bulundu. Karaca, ortak mücadelenin yalnızca siyasi partilerin görüşmeleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini, asıl olanın fabrika, okul ve mahallelerde gerçek bir halk dayanışmasını örmek olduğunu belirtti.

“Kürt sorunu 100 yıllık bir sorundur”

DEM Parti Milletvekili Dilan Kunt Ayan ise Kürt sorununun yalnızca son 40 yılın değil, 100 yılın meselesi olduğunu vurguladı. Kunt, “1924 Anayasası'ndan bu yana süren tekçi ve milliyetçi anlayışın sonuçlarıyla karşı karşıyayız. Bugün hâlâ Kürtlerin dilinin, kimliğinin ve iradesinin anayasal güvenceye kavuşmadığı bir gerçeklik var” dedi.

2015 yılından bu yana on binlerce insanın ihraç edildiği, tutuklandığı ve örgütlenme hakkının engellendiği bir süreçten geçildiğini belirten Ayan, “Bu dönem, demokratik güçler açısından yeniden örgütlenmek ve mücadeleyi büyütmek için bir fırsattır. Açıklama yapmamızın dahi engellendiği bir süreçten geçtik; şimdi bunu yeniden nasıl kurabiliriz ve büyütebiliriz diye tartışmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“İnsanların temel hakları sınırlandırılıyor”

TİP Parti Meclisi Üyesi İrfan Değirmenci, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikasının geçtiğimiz hafta yaşadığı polis müdahalesine ve NATO Zirvesi öncesi alınan güvenlik önlemlerine tepki gösterdi. Değirmenci, “Eğitim Sen’in başında olan ve demokrasi mücadelesinde saygın isimlerden biri, sanki suçluymuşçasına yere yatırılarak ve ters kelepçeyle gözaltına alınabiliyor. Diğer yanda Fransa Cumhurbaşkanı Macron koşabilsin diye Dikmen Vadisi kapatılıyor, Sincan’da gecekonduların önüne brandalar çekiliyor” dedi.

NATO’yu bir savaş örgütü olarak tanımlayan Değirmenci, AKP iktidarının dış politika hamlelerini de eleştirerek, “Sarayın gözü aydın, Amerika’dan istediğini aldı. Trump, ‘O benim adamım’ diyerek destek mesajı veriyor. Amerikan motoruyla çalışan yerli savaş uçağı projesi üzerinden 700 milyon dolarlık bir pazarlıktan söz ediyoruz” dedi.

“Rejim değişmeden kalıcı kazanım mümkün değil”

Sol Parti Sözcüsü İsmail Hakkı Tombul, iktidarın tüm baskı politikalarına rağmen toplumun çoğunluğunun desteğini kaybettiğine vurgu yaptı. Demokrasinin dış güçler tarafından getirilemeyeceğini, ancak örgütlü mücadeleyle kazanılabileceğini belirten Tombul, “Emekliler, emekçiler, gençler ve Kürt halkı kendi alanlarında mücadele ediyor ancak bu kazanımların kalıcı olması için siyasal hedefi ortaklaştırmamız lazım” dedi.

Tombul, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bu politikaların arkasında emperyalizme göbekten bağlı bir rejim varsa, mücadele de antiemperyalist bir zeminde ortaklaşmalıdır. Bu rejim değişmeden halkların ve emekçilerin kalıcı kazanımlar elde etme şansı yok.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler