ABDULLAH SÖNMEZ / ESKİŞEHİR
Türkiye’nin iki güçlü endüstriyel alanı var, makine ve seramik. Her ikisinde de dünya çapında büyüyen Türkiye, önünün açık olduğu bu sahalarda yeni başarı öyküleri de yaratıyor. Türkiye’de yerlilik oranı en yüksek sektörler arasında ilk sıralarda yer alan seramikte, Eskişehir merkezli Esse Seramik Ar-Ge odaklı, büyüyen yapısıyla öne çıkıyor.
Türkiye’de seramik makineleri pazarının uzun yıllar ağırlıklı olarak İtalyan üreticilerin hâkimiyetinde bulunduğu bir gerçek. Zaman içerisinde bu alanda yerli yatırımcılar da devreye girdi. Bunlardan biri olan Esse Seramik, makine çözümleri ve kalıp sahasındaki talebi, sektöründe edindiği deneyimle birlikte, yenilikçi ürünlerle karşılamayı başardı. Sektörünün önde gelen kuruluşlarının tedarikçisi olmasının yanı sıra, ihracatta da öne çıkacak hamleleri geliştiriyor, yanı sıra İtalyan şirketlerle işbirliği içerisinde bulunuyor.
Esse Seramik, yerli makine çözümleriyle vitrifiye, porselen, izolatör ve havuz seramikleri sektörlerinde üreticilere teknoloji sağlayan firmalar arasında bulunuyor. Esse Seramik Kurucusu Ersel Sarı, “Seramiğin olduğu her yerde” vizyonuyla hareket ettiklerini belirterek, sektörde işçilikten yöneticiliğe uzanan bir kariyer geçmişi bulunduğunu söyledi. Sarı, “Seramik sektöründe yaklaşık 28 yıllık bir geçmişe sahibim. Üniversite sonrası üretim sahasında işçi olarak başladığım yolculukta Ar-Ge’den üretim yönetimine, fabrika müdürlüğünden yurt dışı genel koordinatörlüğünüze kadar birçok görev üstlendim. Tunus’ta üç yıl süren görevimin ardından edindiğimiz teknik bilgi ve yönetim birikimini kendi şirketimize aktarmaya karar verdik” dedi.
Türkiye’de özellikle makine tarafında dışa bağımlılığın yüksek olduğunu gördüklerini ve bu alanda yerli çözümler geliştirmek amacıyla Esse Seramik’i kurduklarını kaydeden Ersel Sarı, “Kuruluşumuzdan itibaren yalnızca makine üretmek değil, sektöre mühendislik vizyonu kazandırmak hedefiyle hareket ettik. Kendi tasarımımız olan sistemlerle seramiğin bulunduğu her üretim alanına ulaşmayı amaçladık. Bugün geldiğimiz noktada makinelerimizin Türkiye’nin farklı sektörlerinde aktif şekilde çalışıyor olması doğru bir strateji izlediğimizi gösteriyor” diye konuştu.
Kalıp ve teknik hizmetlerle entegre model
Makine üretiminin yanı sıra kalıp ve teknik hizmetleri aynı çatı altında sunan entegre bir yapı oluşturduklarını dile getiren Ersel Sarı, Esse Kalıp markasıyla yürütülen faaliyetler kapsamında Eczacıbaşı Vitra’ya fason kalıp üretimi gerçekleştirdikleri bilgisini paylaştı. Bilecik’in Bozüyük ilçesi merkezli kalıp operasyonunda 12 kişilik ekibin görev aldığını kaydeden Sarı, makine üretim bünyesinde ise 20 kişilik mühendislik ve üretim kadrosu bulunduğunu aktardı. Sarı, basınçlı makine teknolojilerinin sektördeki dönüşümünde aktif rol üstlendiklerini belirterek, “Bizim farkımız yalnızca makine üretmek değil; modelden kalıba, devreye almadan teknik eğitime kadar sürecin tamamını yönetebilmemizdir. Sektörde birçok makine üreticisi ekipman yapabilir ancak üretimin iç dinamiklerine hâkim değildir. Biz ise yıllarca fabrikanın içinde çalışmış bir ekip olarak üretim sorunlarını sahada çözebiliyoruz. Kompakt ve taşınabilir tekli makine konsepti geliştirdik; bu sistem sayesinde müşterilerimiz makinelerini kısa sürede kurabiliyor ve üretime geçebiliyor. Yerli yazılım kullanmamız servis sürelerini ciddi şekilde azaltıyor ve firmalara operasyonel avantaj sağlıyor” ifadelerini kullandı. Geliştirdikleri teknolojiler arasında, Türkiye’de ilk kez uygulanan altılı fincan kulbu üretim makinesinin de bulunduğunu vurgulayan Ersel Sarı, “Geleneksel sistemlerde ayrı üretilip sonradan yapıştırılan kulpların tek parça halinde üretilebilmesi, fire oranlarını önemli ölçüde azaltıyor. Geliştirdimiz makine ile bu sorunu ortadan kaldırdık” dedi.
İhracat süreci başlıyor
Yerel pazarda edindikleri deneyimin ardından ihracata odaklandıklarının altını çizen Ersel Sarı, Rusya, Özbekistan ve Cezayir ile görüşmeler sürdürdüklerini, bir İtalyan şirketle fason üretim iş birliği görüşmelerine devam ettiklerini açıkladı. Sarı, “Dört yıl boyunca önceliğimiz Türkiye’de makinelerimizi test etmek ve geliştirmek oldu. Bugün 30’dan fazla makinemiz sahada aktif çalışıyor ve teknik olgunluğa ulaştık. Artık hedefimiz bu mühendislik birikimini uluslararası pazarlara taşımak. Rusya, Özbekistan ve Cezayir ile ticari temaslarımız başladı. Özellikle İtalyan bir firmanın bizimle fason üretim yapmak istemesi sektör açısından önemli bir kırılma noktasıdır. Yıllarca İtalya’dan makine alan bir ülke konumundayken bugün İtalyan firmaların Türk üreticilerle iş birliği arayışına girmesi yerli teknolojinin geldiği seviyeyi gösteriyor. İhracatla birlikte markamızı global ölçekte konumlandırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
Şanlıurfa’daki yatırımla 100 kişilik istihdam sağlanacak
Makine üretiminin yanı sıra vitrifiye üretim tarafında da yeni bir yatırıma başladıklarını belirten Ersel Sarı, Şanlıurfa’da eski bir seramik tesisini yeniden devreye alarak ihracat odaklı üretim yapısına dönüştüreceklerini söyledi. 20 bin metrekarelik arazi üzerine kurulu, 12 bin metrekare kapalı alana sahip tesiste yıllık 400 bin adet üretim kapasitesi yaratılacak. Pandemi döneminde artan talep sonrası sektörün küresel gelişmelerden etkilendiğini dile getiren Sarı, enerji maliyetleri ve jeopolitik risklerin üreticileri zorladığını ancak uzun vadede sektörün büyüme potansiyelini koruduğunu söyledi. Sarı, “Sektörümüzde finansal yapısı güçlü, kurumsallaşmasını tamamlamış ve teknolojik dönüşüme yatırım yapan firmalar öne çıkıyor. Biz de hem teknoloji sağlayıcı hem üretici olarak bu elit segmentte yer almak istiyoruz” dedi.