Artı Gerçek- Yolsuzluktan hüküm giyen Fransız aşırı sağcı lider Marine Le Pen’e beş yıllık siyasi yasak getiren karar, bugün temyiz mahkemesi tarafından yeniden değerlendirildi.
Temyiz mahkemesi tarafından suçlu bulunan Le Pen için, yolsuzluğun sistematik olduğu yinelenerek iki yılı ertelenmiş üç yıl hapis cezası ve 100 bin euro para cezası verildi.
Üç yıllık cezanın ilk senesinin elektronik kelepçe ile takip altında olması kararlaştırıldı.
ADAYLIĞI ÖNÜNDE ENGEL KALMADI
Daha önce beş yıl olarak verilen siyasetten men cezası, 30 ayı ertelenmiş 45 ay olmak üzere kamu görevinden men cezasına çevrildi. İlk kararın verilmesinden bu yana geçen bir yıl da hesaba katıldığında Marine Le Pen’in 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmasının önünde yasal bir engel bulunmuyor.
Ancak, Le Pen’e verilen cezanın hafifletilmesi, siyasetçinin cumhurbaşkanlığı yarışına dâhil olacağı anlamına gelmiyor. Le Pen daha önce, elektronik kelepçe takılması ve ev hapsi durumunda normal bir seçim süreci yürütemeyeceğinden aday olmayacağını belirtmişti.
Mahkeme, Avrupa fonlarının kötüye kullanılmasını fazlasıyla "ciddi" olarak değerlendirirken, suçun 11 yıldan fazla bir süreye yayılmış olmasına ve amacı dışında kullanılan paranın miktarına dikkat çekti.
KARAR DÖNÜM NOKTASI OLARAK GÖRÜLÜYOR
Bu karar Fransa'da bir dönüm noktası olarak görülüyor. Karar sadece gelecek sene yapılacak başkanlık seçimleri için değil, aynı zamanda aşırı sağ hareketin geleceği ve Fransa'nın demokratik istikrarı açısından da kritik önem taşıyor.
Ulusal Birlik Partisi yetkililerine göre kararın ardından Le Pen’in, partinin başkanı Jordan Bardella ile görüşmek üzere parti merkezine gitmesi bekleniyor.
Le Pen’in akşam saatlerinde bir televizyon programına katılarak partinin geleceği ve 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki stratejisi üzerine açıklamalarda bulunacağı bildiriliyor.
GÖZLER BARDELLA'YA ÇEVRİLDİ
Le Pen’in cumhurbaşkanlığı yarışına katılmaması durumunda Avrupa milletvekili ve parti başkanı Jordan Bardella’nın aday olması bekleniyor.
Son yapılan anketlere göre Le Pen ve Ulusal Birlik partisinin başkanı 30 yaşındaki Jordan Bardella, olası rakiplerini geride bırakıyorlar.
Bardella birçok konuda Le Pen ile uyumlu hareket etse de, iktidara gelmesi durumunda daha geniş bir sağ parti koalisyonu kurabileceği öngörülüyor.
Bardella en son anketlere göre ilk turda yüzde 37’lik bir oy oranıyla Le Pen’den bile daha popüler görünüyor.
NE OLMUŞTU?
Paris Ceza Mahkemesi, 2025 yılında Le Pen’i yolsuzluk suçundan iki yılı ertelenmiş, iki yılı elektronik kelepçeyle gözetim altında olmak üzere dört yıl hapis ve 100 bin euro para cezasına hükmetmişti. Le Pen’in kamu görevinde bulunmaktan beş yıl süreyle men edilmesi, kararın hemen ardından yürürlüğe girdi.
Dolayısıyla, mahkeme mahkûmiyet kararını bozmadığı veya daha hafif bir ceza uygulamaya karar vermediği sürece, sağcı lider 2027 yılında yapılacak başkanlık seçimlerinde aday olamayacaktı.
Savcılar, Le Pen'in; Avrupa milletvekillerinin yardımcıları için ayrılan ödeneklerle partisinin personel maaşını ödediği karmaşık bir düzeni yönettiğini öne sürdü. Kendisi şahsen haksız kazanç sağlamakla değil, AP üyesi olduğu 2004 ile 2016 yılları arasında milyonlarca euro tutarındaki kamu fonunu amacı dışında kullanmakla itham edildi.
Le Pen, davanın siyasi olduğu yönündeki iddiasından hiçbir zaman vazgeçmese de, temyiz süreci sırasında Avrupa Parlamentosu bünyesinde çalışmak üzere işe alınan bazı asistanların farkında olmadan parti adına da çalışmış olabileceklerini kabul etti. Le Pen, "Bir suç işlediklerinin farkındalar mıydı? Farkında olmadıklarına eminim," görüşünü dile getirdi.
Partinin yönetimini 2011'de devralan Le Pen, göçmen karşıtı ve milliyetçi çizgisini korumakla birlikte, partiyi ırkçı ve Yahudi karşıtı köklerinden uzaklaştırmak için çaba gösterdi. 2022 seçimlerinin ikinci turunda oyların yüzde 41'inden fazlasını alsa da, yine de Emmanuel Macron'a karşı kaybetmişti. (DIŞ HABERLER SERVİSİ)