CİHAT CEYLAN
Otomobil sahibi olmanın finansmanında ibre bankalardan alternatif modellere döndü. Bankaların taşıt kredilerindeki ağırlığı giderek azalırken, tüketiciler ihtiyaç kredileri ve ‘evim/arabam modeli’ olarak bilinen tasarruf finansman şirketlerine yöneliyor. Uzun süredir güncellenmeyen kredi limitleri, kısa vade ve sıkılaşma politikası, özellikle yüksek fiyatlı otomobillerde banka kredisine erişimi büyük ölçüde sınırlandırdı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) son verilerine göre, 2026 yılı başında 51,6 milyar TL seviyesinde bulunan bireysel taşıt kredisi hacmi, 3 Temmuz itibarıyla 42 milyar 694 milyon TL’ye kadar geriledi. Özellikle 2 milyon TL’nin üzerindeki otomobillere kredi kullandırılmaması, 1,2 milyon ile 2 milyon TL arasındaki araçlarda ise kredi oranının yüzde 20 ve vadenin 12 ay ile sınırlandırılması, bankaların sunduğu finansman imkanlarını önemli ölçüde daralttı. Böylece taşıt kredileri, birçok tüketici için işlevini büyük ölçüde yitirdi.
ROTA EVİM/ARABAM MODELİ VE İHTİYAÇ KREDİSİ
Taşıt kredilerindeki daralma, otomobil almak isteyenleri alternatif finansman yöntemlerine yönlendirdi. Verilere göre ihtiyaç kredisi hacmi 2,5 trilyon lirayı aştı. Sektör temsilcileri, birçok tüketicinin araç alımında oluşan peşinat ve kredi açığını kapatabilmek için yüksek tutarlı ihtiyaç kredilerini tercih ettiğini belirtiyor. Böylece ihtiyaç kredileri, taşıt finansmanında adeta ‘can simidi’ haline geldi. Bankaların geri çekildiği pazarda en hızlı büyüyen alan ise ‘evim/arabam modeli’ olarak bilinen tasarruf finansman şirketleri oldu. Eylül 2025’te ilk kez bankaların taşıt kredisi hacmini geride bırakan sektör, büyümesini hız kesmeden sürdürdü. Bugün taşıt finansmanında tasarruf finansman şirketlerinin pazar payı yüzde 60’ın üzerine çıkarken, bankaların payı yaklaşık yüzde 35 seviyesine geriledi. Başka bir ifadeyle krediyle satın alınan her 10 otomobilden 6’sı artık bankalar yerine tasarruf finansman sistemiyle finanse ediliyor. 2024 yılının başında oldukça sınırlı büyüklüğe sahip olan tasarruf finansman şirketlerinin taşıt finansmanı hacmi, Mart 2026’da 100 milyar TL’yi aştı. Haziran 2026 sonu itibarıyla ise sektör büyüklüğünün 150 milyar TL seviyesine yaklaştığı tahmin ediliyor. Bu tablo, otomotiv finansmanında ağırlık merkezinin bankalardan alternatif finansman modellerine kaydığını gösterdi.
SİSTEMİN İŞLEYİŞİ VE YENİ KURALLAR
Tasarruf finansmanı sisteminin en büyük avantajı, banka kredisine erişemeyen tüketiciye faizsiz ve sabit taksitli bir alternatif sunması. Sistemde hem sıfır kilometre hem de ikinci el otomobil için farklı seçenekler bulunuyor. Verilen peşinatın büyüklüğüne göre araç en erken 180 gün veya çekilişle daha uzun sürelerde teslim alınabiliyor. Örneğin; hemen teslim modelinde tüketici, bedelin 45’ini peşin ödüyor. Normalde düzenleme gereği en erken 180 günde teslim alabiliyor ancak kiralama yöntemiyle hemen araç teslim ediliyor. Bazı şirketler yüzde 7 civarında dosya masrafına ek olarak kiralama bedeli alırken, bazıları yüzde 10-12 dosya masrafı uygulayıp ayrıca kiralama ücreti yansıtmıyor. 180 günün sonunda satış gerçekleşiyor ve ruhsata ‘satılamaz’ şerhi konuluyor. Kalan tutar genellikle 12 ya da 24 ay vadeyle ödeniyor; taksitler bitince şerh kaldırılıyor. Öte yandan BDDK, sektörün kontrolsüz büyümesini önlemek amacıyla tasarruf finansman şirketlerine yönelik kuralları da sıkılaştırdı. Yeni düzenlemeyle en erken araç teslim süresi 150 günden 180 güne çıkarılırken, erken teslimden yararlanabilmek için gerekli ödeme oranı da yüzde 40’tan yüzde 45’e yükseltildi. Sektör temsilcileri buna rağmen bankacılık sistemindeki kredi kısıtlarının devam etmesi halinde tasarruf finansman şirketlerinin büyümesini sürdüreceğini öngörüyor.
DACİA STRİKER BURSA’DA ÜRETİLECEK
OYAK ve Renault Group’un 400 milyon euroluk yatırımının son halkası olan Dacia Striker tanıtıldı. Renault Duster, Yeni Renault Clio ve Renault Boreal’in ardından Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilecek Dacia’nın yeni amiral gemisi, dünyadaki tek üretim merkezi olarak Bursa’dan çıkacak. Model, 2026 yılının Aralık ayında Türkiye’de satışa sunulacak. Yüzde 40’ın üzerindeki yerlilik oranıyla üretilecek Striker, bu sayede ÖTV açısından avantaj sağlayacak. 4,66 metre uzunluğa, 1,53 metre yüksekliğe ve 600 litrelik bagaj hacmine sahip model; 1.2 litre hafif hibrit LPG, 1.8 litre tam hibrit ve 1.2 litre hafif hibrit 4x4 olmak üzere üç motor seçeneğiyle üretilecek. Elektrikli sürücü koltuğu, cam tavan ve elektrikli bagaj kapağı gibi donanımlar da sunulacak. 25-30 bin euro fiyat bandında konumlandırılması planlanan Striker, Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeye Bursa’dan ihraç edilecek. MAİS Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu, “Dacia’yı hem Türkiye’de hem de dünyada bambaşka bir konuma taşıyacağız” dedi. Striker ile Dacia, Türkiye’de ilk kez yerli üretim yapan ulusal marka konumuna gelecek.
YENİ DS N°7 TÜRKİYE YOLUNDA
DS Automobiles, tamamen yenilenen premium SUV modeli DS N°7’yi ekim ayında Türkiye’de satışa sunacak. İlk etapta 145 beygir gücündeki yeni nesil hibrit motorla gelecek model, PALLAS ve ÉTOILE olmak üzere iki farklı donanım seviyesiyle tercih edilebilecek. 4,66 metre uzunluğa, 1,90 metre genişliğe ve 1,63 metre yüksekliğe sahip DS N°7, markanın yeni tasarım dilini yansıtan ilk modeller arasında yer alıyor. 19 inç jantlar, kaslı gövde yapısı ve 0,26 Cd sürtünme katsayısıyla aerodinamik verimlilik sunan modelin bagaj hacmi ise donanıma göre 560 litreye ulaşıyor. Türkiye’de satışa sunulacak versiyonda, elektrik motorunun 6 ileri çift kavramalı otomatik şanzımana entegre edildiği 145 beygirlik hibrit sistem görev yapacak. Fabrika verilerine göre model, 100 kilometrede ortalama 5,3 litre yakıt tüketiyor. Şehir içi kullanımda sürüşün yaklaşık yarısı elektrik desteğiyle gerçekleştirilebiliyor. DS Automobiles Türkiye Marka Direktörü Selim Eskinazi, DS N°7’nin yalnızca yeni bir SUV değil, markanın geleceğe yönelik tasarım ve teknoloji vizyonunu temsil eden önemli bir model olduğunu söyledi. Fiyat listesi ise lansman tarihine yakın açıklanacak.